izmir'de yaşanan son gelişmelerden sonra dyp'nin izmir'de başlattığı bir imza kampanyası. ne kadar doğrudur bilemiyorum
(bkz:
ben de söyleyenlerin yalancısıyım)
(bkz:
http://haber.mynet.com/...)
not: o değil de, neden bebeğin resmine bant çektiniz lan! deli misiniz!
(selenge, 09.11.2006 22:21 ~ 22:40)
kısaca "tecavüz edenlerin kendi toplumumuz içinden, bizim aramızdan, bizim denetlemekle yükümlü olduğumuz devlet sistemi içinden çıktığını görmezden gelelim; insanları tecavüz anına kadar toplumsal şartlandırmalara maruz bırakalım, cinselliklerini bastıralım; töre cinayetlerinin altını -güneydoğudaki büyük aşiret oyları kaygısıyla- deşmeyelim, genç kızların tecavüzcüsüyle evlendirilmesi barbarlığını sıradan üçüncü sayfa haberleri olarak kabul edelim ama 17 aylık bir bebeğe tecavüz edilince birden ayaklanalım, biraz duyarlı insan'ı oynayalım, sövebildiğimiz kadar sövelim, işkence teknikleri sıralayalım, egomuzu tatmin edelim. yaratılmasına göz yumduğumuz, hatta yardımcı olduğumuz hastalıklı insanları keselim biçelim öldürelim ama sistemin kendisine, suya sabuna aman ha dokunmayalım" kampanyası
her ne kadar bizim vermediğimiz canı tabiyatıyla bizim alma hakkımız olmadığına inansam da, olayın yakın çevremde gerçekleştiğini düşününce bu fikir beni tatmin edemiyor.
bir insanın hayatını duygusal ve sosyal yönden karartan (ki buna arabeskçilerimiz diri diri toprağa girmek diyor) ve bunu da bilinçli bir şekilde yapan insanı eğiteceğime veya ıslah edeceğime inanmıyorum. ki önüme milyonlarca sosyal, ekonomik veya jeopolitik neden koyulsa, ben bu adamda bu hakkı görmem, şu şu sebepler onu tecavüze zorlamış etkenlerini de saymam, ceza hukukunun intikam değil, ıslah edici olması gerekliliğine aldırmam.
(coban, 09.11.2006 22:52 ~ 26.03.2009 21:35)
tecavüz edenleri cezalandırmak ve tecavüz etmeye heveslenenleri caydırmak için düşünülmüş ama etkisiz olacak bir kampanya.tecavüzcüler zaten girdikleri hapishanelerde diğer mahkumlar tarafından o idamdan beter cezaları çekiyorlar.tek yapılması gereken en barbar mahkumların arasına koymak bunları.idamdan beter olur , daha güzel caydırıcı olur.öteki türlü boynuna ip dola hemen ölsün olmaz öyle.
(bkz:
fight fire with fire)
bundan yıllar evvel avrupa'da ecnebilerin kont dracula bizim de kazıklı voyvoda olarak bildiğimiz bir eflak prensi yaşarmış. bu adam kurbanlarını öldürürken kurbanlarının maksimum acı çekmesi için yıllarca tıp okurmuş, anatomi çalışırmış. kurbanını bir kazığa oturtarak öldürme yöntemini keşfetmiş. kazık kurbanın vücuduna makatından girer boynunun kenarından çıkarmış fakat kazık vücut içerisinde öyle bir yol alırmış ki vücut içerisindeki hiç bir hayati organa hasar vermezmiş. kurban; kazığın girdiği yerlerdeki kan kaybından dolayı (ki bu kanın taslarda biriktirilip ekmek banılmak suretiyle yenildiğine dair rivayetler vardır) veya beyin acıya dayanamadığı için bayılarak ölürmüş.
paylaşmak istedim...
sonu gelmeyecek isteklerin önünü açacak kampanyadır.
anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz zihniyetinde olduğu gibi, özgürlük, insan hakları, yasa ve kanunların istisnası olamaz. dünyada en çok olmasada, hatırı sayılır idam cezası uygulayan abd de, malesef ki insanlar daha güvende değildir. işin aslı şudur ki; güvenlikleri için özgürlüklerinden vazgeçenler, hiç bir şeyi haketmezler.
bir insana verilebilecek en ağır cezayı vermek, vicdanımızı veya mağdurun yakınlarını bir nebze tatmin etse de, bu suçun ilerde daha az işlenmesi için bir engel teşkil etmeyecektir. bir toplumda cezalar sadece suçluyu cezalandırmak için değil, o tecavüzcüyü yetiştiren toplumu da cezalandırmak için verilir. toplum bilir ki o suçluyu eğitmediği, evcilleştirmediği sürece kendisi için bir tehdit olacaktır. idam cezası bu sorumluluktan kaçan toplumların cezasıdır unutulmamalı. bir insanı (öyle olmadığına inansak ta) öldürmek bizi daha güvende yapmayacak.
hiçkimsenin başkasının hayatında iyileşmeyecek böyle bir yara açmaya hakkı yoktur. bunu yapmaya kalkışanların da mümkün olan en ağır cezaya çarptırılması gerekir; ama bu kesinlikle idam gibi birkaç dakikada öldüren bir ceza olmamalı.
idam; toplumun cinsel anlayışının çarpıklığından tecavüzcüler ortaya çıkıyor diyerek bu insanları anlamaya çalşanlara verilebilecek bir ceza olabilir ancak. böyle bir davranışın özrü veya mazareti olamaz. ekmek çalmıyor ki bu insanlar anlamaya çalışalım.
bir de ibret-i alem için herkesin görmesi sağlanmalı cezaların uygulanışını ki caydırıcı olsun.
(posof, 09.11.2006 23:40 ~ 23:44)
hapis cezasının bile caydırıcılığı olmadığı göz önünde tutulursa hiç bir anlamı olmayan kampanya. insanlık tarihi boyunca sanılanın aksine cezalar arttıkça suç azalmamış, artmıştır. tabii ki bu insanlıktan çıkmış yaratıkların cezasız kalması düşünülemez. fakat bunun caydırıcılık yaratacağını söylemeyin bana.
bir ülke düşünün ki, bir başkomiser azılı bir suçluyu hapise atıyor..bu adamı kanunlarımız 2 ay zor tutuyor hapiste, sonra bu adam çıkıyor, ilk işi (çok ilginç) gazi üniversitesine gidip öğrencinin birini vurmak oluyor..o da kesmiyor arkadaşı artık kaderin garip bir cilvesi mi diyeyim, intikam hırsıyla yanıp tutuşan bir onun bunun evladının (sahi tabancayı nerden buldu? sabıkalı adama tabanca sağlayanlar sözüm size!!) planı mı diyeyim gidiyor kendisini 2 ay önce hapise atan başkomiseri öldürüyor..
şimdi düşünüyorum da, bu ülkede tecavüzcü coşkun'u kendine idol seçen ya da okuduğu bulvar gazeteleri kendini tatmin etmediği için sokaktan bir kız seçip onun üzerinde kendini tatmin eden kaç tane insan var? bunların kaçı yakalandı, ne kadar yattı? acaba bir o kadar da tarihin karanlık sayfalarında kalmış olay da var mı? tabii ki var..17 aylık bebeğe tecavüz edenler (bak yine aklıma geldi yaa, allahım sen aklıma mukayet ol) idam edilse kaç yazar ki? ayrıca inanın bana bırakın idamı onlar maksimum 10 seneye o hapisten çıkarlar..o 10 sene de neden biliyor musunuz çok göz önünde olan bir olay olduğu için..yoksa 2 bilemedin 3 yıla salarlardı sessizce..
benim daha iyi bir fikrim var..ne de olsa bunların davaları 1-2 yıl sürecektir yargı sürecinde temyiziydi falan..işte bu zanlılar duruşmaya götürülmek üzere bir gün hapishane aracından çıkarılırken yanlışlıkla(!) polisler tarafından ellerinden kaçırılsınlar, orada eminim öfkeli bir kalabalık olacaktır..oraya doğru bir salsınlar..işte size idam, hem de halk stres atar biraz!? sadistçe geliyor değil mi? ben de inanamadım kendime ama çok da etkili bir çözüm..çünkü bunlara idam cezası verilse bile idam süreci boyunca onları beslemek zorunda kalacağız vergilerimizle (2-3 yıl sürer bu)..
paraya ziyan..
unutmadan bu kadar iğrenç suçtan bahsetmişken, sadece karınları aç olduğu için baklava çalan küçük çocuklar hala hapiste mi?
aman tanrım çok büyük bir suç..
kaç yıl oldu?
15?
aklıma geldi yine aynı şiir ;
"güzel günler göreceğiz çocuklar,
güneşli günler ..."
*
acaba görebilecek miyiz nazım amca?
öldürelim ağalarım paşalarım gelin keselim ama şunları asla unutmayın
bu ülke tecavüze uğradı diye kızlarını öldüren ve bunu savunan kadınlarla dolu olsa da
bir yandan da televizyonda mehmet ali erbilin donunu indirdiği adama gülmektedir.
insanlar kapana kapana ortalığı kara fatmalar cehennemine çevirseler de bu ülkede televoleler daima göt çevresinden bacak pozları yayınlayacaktır.
bu ülke bu çelişkilerin orta yerinde elinden tutulmayan bir çocuktur. sen bu çocuğun elinden tutmadıkça da asa kese ancak sudan olursun, arabistan olursun.
amerikaya dönüyoruz esrar çeken seri katillerimiz, 110 km barikat atlatarak polisten kaçan suçlularımız oldu.
tecavüzü kendi içinde çözümlerken 16 yaşında bir kızı da gidip kendi elleriyle tecavüze uğratmış köylerden ve köylülerden oluşan bir toplumdasınız arkadaşlar!
keserek neyi değiştireceksiniz ki?
bi ek de buraya:
ulan sırf gazete haberlerinden derlenmiş bir yazıyı bile bu kadar kötülediğinize göre sizden adam olmaz arkadaş, mühendis belki olur da adam olmaz...
(tainakan, 10.11.2006 03:17 ~ 04.04.2007 01:47)
alternatif bir fikir olarak
(bkz:
hadım)
gerçekleştiği halde, devlet bize toplu katliyam tadında bir idam şöleni sunar!
çünkü bu tecavüzcü dediğimiz insanlar üç beş kişi değil, bizler medyaya yansıyan tecevüzcüleri biliyoruz. halbuki kimbilir kaç evde ensest mağduru çocuklar var. sokaklar evsiz insan dolu ve bunların kaçı hayatında en az bir kere tecavüze uğramamış? koca tecavüzüne uğrayan kadınların lafını bile etmiyorum..
kim idam edilirse edilsin, kanaatimce idam devlet eliyle işlenen ve halkın da buna seyirci olduğu büyük bir suçtur. kan davasından geri kalır bir yanı da yoktur.
biz de yaşama hakkına tecavüz edelim!kampanyası.
merak ediyorum kime ne yararı olacak ki bu suçluları idam etmenin? basitçe kana susamışlığımız (ki yanlış anlaşılmasın ben de bu tecavüzcülerin kanlarına susamış bir durumdayım) bir süreliğine dindirilecek. hem de nasıl? devlet eliyle öldürülecekleri için olabildiğince insani, olabildiğince acısız şekilde ölecekler. yani bu insanlar ufacık çocuğa tecavüz edecek, daha sonra da bom! bir saniye önce varlar, öteki saniye yoklar. ölümleri bu kadar kısa, bu kadar acısız olacak. belki de intihar etseler daha acılı bir ölümleri olur; ancak devletin gözetiminde, uzmanlar(!) eşliğinde ölecekler.
benim düşünceme göre bu insanların idam edilmesini savunanlar ya o insanların acı çekmelerini istemiyorlar veyahut bir insana en çok neyin acı vereceğini anlayamayacak kadar empatiden yoksunlar.
bu suçluları üreten koşulları yok etmekten, pozitif yönde bir uygulamaya gitmekten bahsetmiyorum bile; zira halihazırda bunları benden daha iyi açıklayan yazılar mevcut.
önce abdullah öcalanı da tecavüzcü sıfatına sokup bir taşla iki kuş vurulabilecek kampanyadır.
idam hafif bir cezadır belki ama nitekim ölümdür,yolun sonudur.çoğu kişinin gözünü korkutabilmesi açısından işe yarayabilir.öbür taraftan ömür boyu müebbet hapis ise düşünüldüğünde belki de daha ağırdır.ölümü bile bekler hale gelmek,dört duvar arasına ölüm gelip seni alıncaya kadar hapsolmak...bu açılardan bakınca hangisi daha "yeterli" bir ceza olabilir bilmiyorum belki ikisi de olmaz,olamaz...unutmadan hadım etmekte bir diğer ceza türü...
tecavüzcülerin alnına suçu ne ise "2 kadına tecavüz etmiştir" veya "12 yaşındaki kıza tecavüz etmiştir" yazıp toplumun içine salacaksın. ceza ise ceza. yaptırımsa yaptırım. şu orjinal fikirlerimi birileri duysun artık.
çok merhametli bir kampanyaymış.
taşaklarına benzin döküp yakmak, penisini kesip yağda kızartıp yedirmek, sırtına bıçakla bir cep açıp tuz doldurmak, götüne gül dalı sokup sokup çıkardıktan sonra tecavüz etmek ya da tüm ailesindeki kadınlara gözleri önünde madur yakınları tarafından tecavüz ettirmek gibi lternatif cezalarken varken ne kadar basit, merhametli ve ucuz bir kampanyadır.
birine "insan değil" deyip ona insanlık dışı muamelelerde bulunmak, tarihin göstediği kadarıyla sadece bu muameleyi yapanı alçaltmıştır.
özünde ayrı bir cinayet, insana yakışmayacak, hukukun üzerine kara bulutlar dolayan bir intikam hareketi olduğu için kaldırılan bir cezayı tekrar çağırmak kana susamışlıktr.
işin sonuna cayırıcı bir ceza koymak çözüm değildir ki. zaten tecavüzcüler kurbanlarını kimseye söylememeler konusunda tehdit etmektedir. çoğu vaka bu şekilde kayıtlara geçmemektedir. kurbanlar toplumun kendilerine göstereceği tepkiden çekinmektedir, babaları tarafından öldürümekten korkmaktadır. hiç ortaya çııkmayacak bir suçun caydırıcı cezası ne işe yarar ki?
şeriat kanuna giren bir kampanya olduğu için gelmesi imkansızdır.
gereksiz kampanyadır.
tecavüzcüler toplumun hiçbir kesimi tarafından sevilmeyen insanlardır ve zaten suçu tespit edilip hapse atılmış tecavüzcüler, içeride fazlasıyla ''bir takım muamelelere'' maruz kalmaktadırlar. bu adamları bir takım işkencelerle korkutmak ve caydırmak mümkün olsaydı, sanırım hapiste başlarına gelebilecekleri düşünüp zaten cayarlardı.
o halde idam burada işe yaramayacağı bilindiği halde uygulanan bir öç alma olayından ileri gitmemektedir.
kınanması gereken bir davranışı, yanlış cezalandırma seçimi nedeniyle savunulacak hale getiren kampanyadır. tecavüz eylemini gerçekleştiren kişilerle aynı düşünce yapısına sahip zihinlerin üretebileceği çarpık cezalandırma yöntemidir. zira millet kendini başkasının canını alabilme yetisine sahip olabilecek kadar kudretli görüyorsa, ben de tecavüzü kıçımdan anlayarak; sağa sola dehşet yaşatabilirim.
açıklayayım: kampanyanın çıkış noktasını oluşturan fiziksel şiddet içeren tecavüz vakalarından uzaklara gidecek olursak, aynı hastalıklı-aşırı duyarlı mantıkla trafikte ya da insan ilişkilerinde karşılaşabileceğimiz davranışları da pekala tecavüz olarak tanımlayabilirim. haneme tecavüze yeltenmiş bir kimse için dahi idam isteyebilirim mesela ki 1,5 yıl kadar önce yaşadığım bir olaydır bu. hatta hane tanımını daraltarak, bana 10 metreden yakın kişileri de haneme tecavüzle suçlayabilirim.
diğer yandan, bu tür bir çözüm ne kazandırır ki bize; nefretimiz kaybolduktan sonra. bir pislik olduğuna inansanız da, yatağınıza yattığınızda bir kişinin ölümünden sorumlu olduğunuzu bilerek yaşayabilecekseniz, ne mutlu size.
tecavüzcüyü anlamaya çalışan bir portre mi çiziyorum acaba burada? ben de katli vaciplerden biriyimdir belki kim bilir? amacı üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek olanlarla sonuna kadar tartışırım. doğruluk için savaştığını zannedenlerin gerçekleştirdiği tecavüze de gözümü mü kapayım şimdi.
kimse haklı değildir bu davada. benim açımdan tecavüz de, idam da aynı şeyi simgeler: insanoğlunun iğrençliğini. idam isteyenlerin yaptıkları yorumlar, savunulan eylemi haklı göstermeye çalışmaktan, göz boyamaktan başka bir şey de değildir.
tecavüz bir suçtur. idam adı altında da olsa, bir insanı öldürmek de öyle. her etkinin bir tepkisi varsa, suçun tepkisi cezadır. başka bir suç değil.
(jellicle, 12.11.2006 21:45 ~ 18.11.2006 19:10)