tebrik etmek   

adana çık aradan

  1. bravo, felisitasyon, aferin anlamında bir şey. insan eylemin anlamı ve abstrakt doğası üzerinde düşündükçe beyni zonkluyor ve anlam dünyasına yabancılaşıyor yavaş yavaş. mesela ekmek yiyorum, topa vuruyorum.. bu ifadeleri "tebrik etme" eylemine göre gündelik,sürüngen, varoş hayatımda daha az kullansam da bana çok daha anlamlı, hayatla ilişkili ve bir şekilde güvenli geliyorlar. belki tetiklenmeyi bekleyen bir akıl hastalığının işaretçisi bu, belki aristo gibi gerçeklik ve algı dünyasının ayırdına varmaya başlıyor insan, belki hiç bir bok değil, belki de küçükken trt anahaberde izlediği "genelkurmay başkanının subaylara plaket verip tebrik edişi" görüntüsü beynine öylesine oyulmuş ki minik yavrucağın, o esnada tebrik eyleminin güvensizlik yaratan kavramlarla anlık ve raslantısal bir şekilde ilişkilendirmesi sonucu böyle abuk bir psikoloji sahibi olmuş. bir insan diğerini neden tebrik eder. bunu düşündükçe açık olan balkon kapısının önünde çılgınca dalgalanan perdenin bende yarattığı his gibi bir şey damarlarımda soğuk soğuk dolanmaya başlıyor. insan dünyada güvensizlik yaratan bütün açık kapıları ve pencereleri bir çırpıda kapatarak, kırlente sarılıp, fetüs pozisyonunda bütün gün mehmet ali erbil izlemek istiyor.

    - sizi tebrik ediyorum
    + anlamadım
    - sizin yaptıklarınızı onaylıyorum. saygı duyuyorum. bu iyi bir şey
    + bu iyi bir şey. saygı konusuna gelirsek..
    - dahası saldırganlık güdümün sizinle alakalı olan kısmını kontrol altına alabiliyorum. kim bilir belki bir gün üçüncü bir parti, söz gelimi bir leopar tarafından saldırıya uğradığınızda yardımınıza gelebilirim.
    + ben de yapabilirim bunu. size teşekkür ederim (aha. teşekkür etmek. bu da piskopat bir şey)
    - yaşasın stratejik ortaklığımız
    (büyükşehir belediyesi, 11.07.2008 12:41 ~ 13:18)