tbmmde pkk varsa bunu da kabul ediyorsa birisi;ne kadar aciz olduğunun da farkında demekki.çapulcu,üç beş eşkıya dedikleri kişilerin devletin en üst kademesinde olduğunu kabul ediyorlar daha ne olsun!
bunları geçip asıl konuya bir gelebilsek demek istiyorum kendilerine.
herşeyden önce pkk neden var ?
pkk nasıl varoldu ?
pkk ile bağlantısı olduğu bilenenler nasıl mecliste varoldu ; gökten mi indiler ?
bunlara cevap bulursak mecliste pkk var sobe!!! demekten daha hayırlı bir iş yapmış olacağız .
bilmiyorum farkında mısınız ama bu ülkede sizden olmayan; başka inanışları olan; başka ırkları olan; kendi topraklarında dilediğince yaşama hakkı olan insanlar var ve eğer siz onları görmezden gelmeye devam ederseniz bu saklambaç oyununu oynamaya devam edeceğiz hep beraber. olan gencecik oğullara ve analarına olacak.
devletin en üst kademesinden en alt kademesine kadar her kesimin birilerini hedef göstermekten ve de etiketlemekten geri kalmadığının göstergesi olan bir söz öbeğidir.
demokrasinin en önemli haklarından biri olan seçme ve seçilme hakkı kimsenin tekelinde olmadığı gibi, bunlara ters yönde beyanlarda bulunmak halkın iradesine saygısızlık anlamına gelmektedir. bu saygısızlığı yapanlar ise geçmişte örneklerini gördüğümüz, sonuçlarının hala toplumda derin yaralar halinde bulunduğu darbeyi sürekli koz olarak önümüze sürmesi gittikçe anlamsızlaşmaktadır.
ve ne yazıktır ki bu laf edilmiştir ve bunun arkasında duracak birçok insan vardır. ne yazık ki...
çok anlamsız bir cümle. kimse kabul etmek istemiyor, ama türkiye'de muhtemelen 150-200 bin civarında her an dağa çıkmaya hazır pkk'lı ve kesinlikle bölünmemiz gerektiğini savunan ciddi sayıda insan var. ben teröre karşıyım ve pkk da terörist bir örgüttür, ama büyükanıt'ın pkk'yı 3-4 bin kişi sanan ve bu yüzden nasıl tbmm'ye kadar girebildiklerine kızan cümlesi de o kadar memleketten bihaber bir durumdur. sorun meclise nasıl girdikleri değil. bu kadar insan varsa aralarından şeklen pkk ile bağı bulunmayan, geçmişte yasal problemi olmamış ve meclise gönderebilecekleri bir grup da mutlaka bulabileceklerdir. sorun bu kadar çok kişinin neden türkiye'den yüz çevirme aşamasında olduğu.
açıkçası bunu söyleyen zihniyeti hoş görmek veya desteklemek ne kadar caizse / mübahsa / etikse / vatanseverlikse, sabetayist olmadığını söyleyen birisinin sabetayist olduğunu ima etmek de o derece caizdir. / mübahtır. / etiktir. / vatanseverliktir.
eğer tbmm'de pkk olduğu doğruysa, pkk'nın meclise çıkabilmesi, mecliste pkk olduğunu iddia edenlerin başının üstünde tuttuğu, laf söyleyenini astığı kestiği sistem sayesinde mümkün olmuştur. bunun adı demokrasidir, önce her şey mükemmeldi de aynı mükemmel sistem gereğince meclise pkk ile yakın ilişki içerisinde olan insanlar girince mi işe yaramaz oldu bu sistem? böyle bi durumda, ya sistemin iyi olmadığını kabul etmek gerekir ya da mecliste terörist olmadığını. demokrasi böyle birşeydir, halkın içinde faşistler çoğunluktaysa ülke faşistçe, solcular çoğunluktaysa sol ellerle, sağcılar çoğunluktaysa sağ ellerle, teröristler çoğunluktaysa teröristler tarafından yönetilir. sistemi bu kadar mükemmel gören insanların da aynı sistem meclise terörist soktu diye "eyvah, şerefsizler meclise de girdiler!" demesi tuhaftır hani.
bir durum tespitidir.
tespit edilen durumun sonuçları yada nedenlerinden bağımsız bir tespittir.
bu durumun tespitinin yada tespit edildiğinin dillendirilmesinin görüş, hissiyat yada çıkarlarına ters düşen zümrelerden de bağımsız bir tespittir.
hepimiz biliyoruz ki tespit doğrudur.
şimdi sıra ne yapacağımıza geldi...
(bkz:
kemalizm jakoben midir)
hayat ne kadar enteresan değil mi? öle uçaklar, kadın pilotlar falan. gazeteler başlık faalan atıyorlar, medeniyete dair. öle işte.
edit: kafamızda kurmuşuz bir şeyler. sağına soluna ekleye çıkara yazıyoruz. artık köfteci mi ararız? fotoğrafçı mı? yol işçisi mi? çanakkale mi? dayak mı? seyir zevki mi? darbe mi? ihtilal mi? tekmili birden 32 kısım bir arada. ohh geniş geniş. rahat, rahat.
açıklık, netlik, antitez, tez ne ola ki? nasılsa lokanta, resim, şehit, cebini dolduran birisi,
vapurlar ,
köprü var işte bir şeyler.
yazalım işte bir şeyler
ilgili,
ilgisiz. bu ilgisiz konulardan da tüme varıyormuş gibi yapar, öle kapatırız konuyu. hayır, benim anlamadığım,
şaka mıyız yoksa?
bu arada, kırmızı sıcak renktir. buradan hareketle bu sene şampiyon sivasspor olacaktır. farkındayım farkındayım alakasız oldu ama sonra arasını dolduracak bir kaç şey daha eklerim, onlar da ilgisiz olacak kusura bakmayın artık, ama, en azından düzde olsa bir mantık ilişkisi kuracağım söz.
türkiye vatandaşlarının bir çoğunun meclise dair vardığı ender yargılardan biridir.
haa bu arada bu mecliste bir çok dolandırıcı, bir çok katil, hırsız, tecavüzcü var..
türkü dolandıran, türkü öldüren, türke tecavüz eden kimseler..
(gajo, 12.12.2007 14:51 ~ 14:53)
hukukun üstünlüğü çerçevesinde çözümlenmesi gereken probleme işaret eden tespittir..
amma velakin parlementer sistemimizdeki sakatlık sonucu ortaya çıkan yasa işlemezlik zırhları kalın olduğundan malesef hukuğun üstünlüğü prensibi gudik olmaktadır.
oysa yasalar ve kanunlar vekillerede dokunsa ne güzel olurdu, değil mi güzel kardeşlerim?
vergi kaçakçısı kendi kendine af çıkaramasa, terörist faaliyetlere dair alınan yargı kararları 5-10 yılda bir siyasiler için traşlanmasa, yargıtay kararları geriye dönük sadece işlemekle kalmasa bir de cezai müeyyidesi olsa, zırt pırt af çıkıp hırsızı, uğursuzu, katili, tecavüzcüsü, teröristi aramıza karışamasa. iyi hal, itiraf, teslim olma, pişmanlık vs. maddeleri olmasa yada en azından belirli suçlarda işlemese.
öle işte.
sonra asker konuşuyormuş, anayasa mahkemesi öle böleymiş, yök topmuş, yargıtay şöleymiş. hakkaten erk sahiplerinin yada erke özenenlerin tekerlerine çomak sokmaktalar muntazaman.
genelkurmay başkanı org.yaşar büyükanıt'tın konuşmalarından çıkarılan sonuç.(bkz:
http://www.ntvmsnbc.com/...)
hiç bir yorum yapmadan sadece bakınız vermekle yetineceğim.(bkz:
@2132973)
kürt hareketini pkk ile başlatıp pkk ile bitiren çünkü pkk'nın var oluş tarihinden öncesinin bilgisine sahip olmayan kimseler kürt halkının ilk defa mecliste var olmadığını da bilmiyorlardır elbette.
osmanlı devletinin yıkılmasından sonra açılan ilk mecliste kürt beyleri, bölge temsilcileri hiçte azımsanmayacak rakamlarla kendi halklarını temsil etmek ve dertlerini anlatmak, her derdi dinlemek için oradaydılar.
peki daha sonra ne oldu? "kürtler ihanet etti, kanı bozuklar" mı acaba?
ümmetçi bir devlet yapısını yıkıp yerine milliyetçi bir devlet yapısı yani ulus devlet kurmak için bazı şartlar gereklidir. birinci şart bir düşmanınız olmalıdır. çünkü ancak bir düman karşısında insanlar birbirlerine kilitlenirler. bu düşman amerika birleşik devletlerinde zamanında "komünizm" idi , bugün islamiyettir. türkiye de ise aynen başka yerdeki örnekleri gibi dönem dönem değiştirilerek korkular hortlatılır. işte biz kendimiz düşman etik bu ülkenin kurulmasında mustafa kemalin silah arkadaşı olan kürtleri kendimize.
bu resmi ideolojidir.
pkk ulusal bir kurtuluş hareketidir. ve evet evrensel dilde bir terör örgütüdür. çünkü terör örgütü demek: yaptığı eylemlerin politik bir karşılığı yoksa ve sivil halk zarar görüyor, birince dereceden düşmanın zarar görmüyorsa yapılan eylem terör eylemi, yapan örgüt terör örgütüdür. ancak yine ulusal bir hareketin salt bu coğrafyada var olduğunu sanan zihniyetlerin öğrenmesi gereken bir durum vardır ki o da dünyanın bir çok yerinde aynı pkk gibi farklı farklı ulusal kurtuluş hareketlerinin var olduğu gerçeğidir. pkk milliyetçi bir örgüttür. neden? çünkü ulusal kurtuluş hareketleri genel karakteri gereği milliyetçidirler. işte tamda bu nedenle mecliste kendi milletinden birilerinin olması yönetime dahil olmaları ve kendilerini yönetecekleri kendilerinin seçmiş olması kürtlere tanınan bi,r özgürlük değil demokrasinin (burjuva demokrasisi) olmaz ise olmazıdır.
ayriyetten kürt halkını kürt ulusal kurtuluş hareketinden ayırt edemeyen zihniyetlercede kürt = pkk dır. oysaki reel hayat bunu her daim ters yüz etmiştir. nasıl mı?
kürt halkının oylarını akp ye vermesi, başka yapılar içinde kürtlerin olması, çatışmalada kürt çocuklarınında ölmesi. vs..
işte bundan dolayı kürt hareketi kürt halkının tamamının sözcüsü değildir.
ayriyetten pkk yı tek ve yek kürt ulusal kurtuluş hareketi zanneden insanlara anımsatma, pkk ilk kurulduğunda tdkp başta olmak üzere dağlardaki başka örgütlere saldırarak militanlarını imha etmiştir.
bu hareketler arasında hala varlığını sürdüren başka kürt hareketleride mevcuttur.
bu nedenle pkk bütün kürt halkının sözcüsü değildir. ve asla da olamaz.
işte tam da bu nedenle mecliste temsil edilen pkk değil kürt halkının kendisidir.
haa derseniz ki kürt denilen şey dağda kalmış türktür, ve karda gezerken çıkan kart kurt sesinden türemiştir kürt kelimesi zaten artık sizin için elden bir şey gelmez.
kürt halkı ile kürt hareketini ayrıştırmaz ve bütün kürt halkını kürt hareketinin yaptığı eylemler karşısında suçlu kabul edersek aynı topraklar üzerinde birarada yaşayamayız. ve şuanda bu ülkenin asıl ihtiyacı olan şey tam da budur.
birarada insanca yaşamak.
hemen sonra edit: efendim bir gürcü olarak söyleyebilirim ki yukarıdaki bilgiler salt kürtlere ait değildir. kürt kimliği taşımayanlarda bu bilgileri okuyabilirler. zaten bize dayatılanı ezberlemeyip kuşkulanıp araştırmak okumak insanlığa ait olandır. (olması gerekendir.)
(gajo, 12.12.2007 16:09 ~ 16:49)
unutulmamalı ki pkk diye lanse edilen kişiler meclise hiçte küçümsenmeyecek bi oy potansiyeliyle girdi.şimdi çıkıp onlara terörist muamelesi yapmak onların temsil ettiği tüm halkı zan altında bırakmaktan başka bir şey değildir. kalkıpta o halkı; bunlar teröristtir diye dışlamanın demokrasinin hiç bir safhasında yeri yoktur.üzücü olan bu sözü söyleyen kişinin bu ülkenin en güçlü adamı olmasıdır ama bu bile ona bu şekilde konuşma hakkı vermez..
ortada bi gerçek var ki oda bu zihniyette olan kişilerin terörist ve bölücü diye adlandırdıkları kişilerden farksız olmamalarıdır...
(eerhannn, 12.12.2007 17:01 ~ 29.02.2008 12:16)
sayın büyükanıt paşamızın bundan bir kaç hafta evvelinde dikkatimize sunduğu "frene basıyorum" adlı çalışmasının ikinci aşamasını teşkil eden söz.
şöyle maddeleyeyim:
- frene basıyorum.
- tbmm'de pkk var.
anlaşılan ayak frenden ağır ağır çekiliyor. "gazlıyorum" ve "arkamızda milletin desteği var" benzeri ikâzları da duyar myız diye korkuyorum.
bu cümleden olarak "ordu ve siyaset", "ordunun türkiye'de politik karar alma sürecine etkisi" vb. "detaylar" hakkında bir kaç fikrimi açıklamak istiyordum. ama şu yaşımda izahtan, beyandan, anlatmaya çalışmaktan yoruldum. iyisi mi ferhan şensoy'dan hareketle bir kaç kelam edeyim. demişti ki: " darbe olursa davul çalar göbek atarım".
hah ben atmam. budur fikrim.
(altlejant, 12.12.2007 17:04 ~ 15.12.2007 23:35)
benzerlik kurulan durumlara çok dikkat edilmeli. sanırım insanlar (konuya çok da vakıf olmadıklarından ya da sadece bir şey söylemiş olmak adına konuştukları için) saçma sapan örnekler vermekten çekinmiyorlar. neyi savunursan savun biraz destekli savunmak gerekiyor, aksi halde komik görünüyor ve biraz kafası çalışan insanlarca ciddiye alınmıyorsunuz. bu sözle ilgili yapılacak bir yorum yok. zaten her şey ortada. ama mecliste patron, hırsız, yalaka vs. olması sözü söyleni çok da ilgilendiren bir şey değil. kısacası askerin yetki alanına girmiyor. zira dağlarda bunlarla çatışmıyor. teröristlerle çatışıyor. milletvekillerin nasıllığıyla ilgili konuşmak askerin işi değildir, aksi hâlde siyasete karışır. ama terör örgütünü açıktan destekleyen ve başka bir takım ilişkileri olduğu kabak gibi ortada olan insanların mecliste olması hakkında off the record bir söylemde bulunmak bu kadar tepki almamalı. savunulan insanların ne olduğu ortada.
bir düşünür bu konuda çok güzel bir söz söylemiş bilmem bileniniz var mı "kimi sikiyorsunuz?" diye. hakka hukuka işine gelince riayet etmek zaten bu tiplerin vazgeçemediği bir davranış. evet seçme seçilme hakkınız var ama bir terör örgütüne açıktan destek verme hakkınız yok. önce elinizdeki kanı temizleyip sonra insan haklarından bahsedin.
bu cümleyi kuran insanın görev tanımı belli. bu görev tanımı içerisinde terör de var. dolayısıyla terörist de.
sözü edilen insanların birilerinin annesi, birilerinin babası, birilerinin çocuğu olması önemli değil de milletvekili olması önemli. öyle mi? yani bu adamlar/kadınlar sadece milletvekili olduğu için, sadece demokrasi dediğimiz ve bir türlü kusursuzlaştıramadığımız yapay bir ortamın ürünü olan bir role sahip oldukları için bu sözlerin sahibi tarafından böyle bir cümlenin öznesi yapılamazlar. öyle mi? "demokrasi! demokrasi!" diye naralar atanlar buna gelinceye kadar kim bilir ne kusurlar bulurlardı isteselerdi bu ülkenin demokrasisinde. toplumsal çapta edinilen roller bireye hiçbir zaman dokunulmazlık kazandırmamalı arkadaşlar. toplum için anne ne yapıyorsa ondan çok daha fazlasını yapıyor değil bir milletvekili.
peki ya bu cümlenin öznesi ne yaptı bu ülkeye/ortama? aralarında çıkıp askerlerinize kurşun sıkan olmadı mı? sıkınca terörist olmuyor mu? o zaman bu cümlenin sahibinin görev tanımına da giriyor. sizin argüman yaptığınız modelin yarattığı toplumsal roller arasındaki ilişki bu. dolayısıyla böyle eskimiş demokrasi argümanlarıyla açıklamaya çalışmadan önce iki kere düşünün derim. zira demokrasilerin kendilerini savunma hakları her zaman vardır derim, çıkarım işin içinden.
ayrıca bir de söz konusu insanların, ne kadar büyük bir çoğunluk tarafından seçildiğine değinen bir hikaye var. bu insanları seçenlerin yüzdesi 4-4.5 civarındadır. büyük çoğunluk bundan ibaret. kalkıp da benim kürt kardeşlerimin hepsini buna dahil ediyorsan, bunda fitne arar ve orada sana hooop derim. kürt kökenli vatandaşlarımızın nüfus sayımını yapmadım. ama yüzde 3-4'ten çok daha fazla olduğunu biliyorum. kaldı ki o yüzde 4'ün içinde kendisine türk diyen de bulunur, sürpriz olmaz.
askerin "şimdilik" son açıklamasından bir kuple.
ancak açıklamada bir bölüm varki kesinlikle gözden kaçırılmamalı."biz ortaya çıkan bu terörle mücadelede 84 yılından bu yana insanlığın değer verdiği bazı değerleri elimizden kaçırdık. ben o kurumu, bu kurumu suçlamıyorum; kaçırdık. bunlar çok önemli; bunlar daha sonra bize silah olarak döndü. bu değerler dört tane. birincisi insan hakları, ikinci demokrasi, üçüncüsü özgürlük veya özgürlükler, dördüncüsü barış. insan hakları terörist hakları haline dönüştü. hepsinin konuşmasına dikkat ederseniz, demokrasi var. demokratik cumhuriyet, özgürlük kavramını onlar kullanıyor. barış anneleri, barış babaları... bizim burda kusurumuz var. bu kavramlar elimizden çıktığı için kendimizi savunmaya başlıyoruz. ne oluyor? biz insan haklarını dikkate almayan, demokrasiye inanmamış, özgürlüklere bağlılık göstermeyen, barıştan nefret eden bir şey haline geliyoruz. işte psikolojik harekât bu. biz bunu kaptırdık." bunu demiş paşamız. insan hakları terörist haklarına dönüşmüş,demokratik cumhuriyet özgrlük kavramını onlar kullanıyormuş. bu ne demek biliyor musunuz? her kim ki bu ülkede demokrasi, insan hakları özgürlük diyor işte onlar pkk lıdır, teröristtir. hedef gösteriyor sayın genelkurmay başkanı . toplumu demokrasi diyenler ve vatan millet sakarya diyenler sen çok yaşa paşam diyenler diye ikiye bölüyor . consensus denilen kavram yalnızca siyasi literatürde yer alan bir kelime olarak kalıyor. insan hakları zararlı birşey artık ya da demokrasi ya da özgürlükler ya da barıştan yana tavır koymak, bu talepleri dile getirmek sakıncalı artık. herkes şahinleşmeli , toplum cephelere ayrılacak artık. türkoğlu türkler kürt avına çıkacak ve bu yolda yukarıdaki talepleri dile getirenler de temizlenecek tabii .hitler de iktidara geldiğinde yaptığı ilk iş yahudileri toplama kampına göndermek değil alman sosyalistlerini ortadan kaldırmak olmuştu. ona karşı çıkabilecekleri ilk önce temizleyerek "tek vatan" "tek millet" "tek din" "tek dil" olma yolunda toplumu genel bir sessizliğe ve zorunlu yandaşlığa tabii tutmuştu. faşizmin ayak seslerini duyuyor musunuz?
(eleanor, 12.12.2007 21:50 ~ 21:51)
keleşleri kuşanıp vekilleri öldürmeye da başlarlar yakında . sormazlar mı bu ülkede demokrasi yok mu o insanlar halkın vekili değil mi niye halkın iradesine saygı duyulmuyor. bu iddiayı ortaya atmak meclise yapılan, o insanlar yapılan bir ayıptır. en önemlisi onları seçen binlerce insana yapılan bir ayıptır.
(alajuve, 12.12.2007 23:30 ~ 13.12.2007 00:28)
yeni açılımlar yapmanın ve bu açılımlardan toplumsal barışı sağlamamızı sağlayacak olan tespittir.
teröre, terörizme ve teröriste bir milad, bir sıfır noktası yada tarihi aramadan/atamadan sıfır tolerans uygulamasını tüm komün ve bu komünün oluşturduğu kurum ve kuruluşlarca başlanmasının zamanını geldiğine dair bir açılım ki bu açılım, toplumsal barışı ve hepimizin sevdiğine emin olduğum yurdumuzda hümanizm ruhunun yeşermesini ve yerleşmesini sağlayacaktır.
terör, terörist ve terörizmi tamamen bitirmeden yada mevcut teröre toplumu oluşturan tüm sınıf ve bireylerce sıfır tolerans göstermeye başlamadan maalesef bu ruhun can bulması imkansızdır.
ve elbette
suç ve ceza kavramlarının işletilmesi gerekiyor. af ve/veya göz ardı etme, göz yumma abukluklarını bir daha aklımıza getirmeyecek şekilde yüksek bir uçurumdan aşağı atıp kurtulmamız gerekiyor.
asker tabir edilen ve özellikle yüksek rütbeli kesimin - gerek hala görev başında olan gerekse emekli olanlar - son birkaç yılda yaptığı açıklamalar genellikle özeleştiri içeriyor ve hatalarının altını çiziyor. bunlardan, askerin hatalarına odaklandığı sonucunu çıkartıyorum. ve bu anlamda iyimserim.
ilginç olansa bu söylemlerden hareketle faşizm olgusunu öne çıkarmaktır. bu yaklaşımda olanlar bellidir ki asker "bizi yargılayın, çok büyük suç işledik" diye ortaya çıksa askeri yine faşizanlıkla suçlayacaktır. bu ilginçliğinin yanında komiktir de. evet, gülüyorum.