|
|
- havalar henüz ısınmamış, herkes tiril tiril mevsimlikleriyle dolaşıyordu. bir önceki gece yağmur yağdığını anlamak için ya uyumamış olmak ya da çimlere oturmak gerekiyordu. güneş hafif hafif vuruyor ama karartmıyordu ensemi. berrak bir gündü ve en önemlisi bende tiril tiril tazelenmiş hissediyordum kendimi. herşey net olmalıydı kaosa yer yoktu bugün. işte öyle bir gündü kısaca. düzgün bir lokantaya girdim lastik pabuçlarımın vick vickleriyle. kahverengi tahta masalar ve modern iskandinav tasarımına benzeyen beyaz porselen tabaklar, iri çatal bıçaklar vardı masada. yemeklere baktım. çoğunlukla iki parçaya ayrılmış yeşil yeşil fasulyeler gelecek vaad ediyordu. "fasülye" dedim yarı istanbul ağzıyla "birazda pirinç pilavı ve yoğurt yanına, ayrı ayrı olsun tabaklar" demeyi de unutmadım. kendimden emindim. garson getirdi sakince fasülyemi masaya. üzerinde tüten dumanına tadı karışmıştı adeta. yemeden doymuştum zaten.
taze fasulye demek annem demek nedense. yazın çimenlerin üstünde deliler gibi tepindikten sonra, havanın kararmasıyla birlikte eve dönerdim. ne ergen ne çocuk olduğum dönemler. bolkandaki beyaz kaplamalı ve yuvarlak masada yerdik yemeğimizi. babamı bekleriz. hava kararır artık. annem sofrayı hazırlarken bende televizyonu balkon camına yaklaştırırım. babam gelir. annem de salataya son rütuşlarını atar ve masaya getirirdi. ankara' da hava akşamları serinler biraz. tişörtün üstüne birşeyler giymek istersin, üşenirsin. anne fasulyeyi getirir. pilavda borcamda. ufak ufak pilav koyardım fasulyenin içine. pek konuşmazdık bu sırada. fasülye tabakta azalınca bandığın ekmelerin kopan parçaları kalırdı minik minik. annem karpuz getirirdi büyük beyaz bir tabakta. çekirdeklerini balkondan çimlere atmadan babama bakardım yakalanmamaya çalışarak.
herşey berraktı o gün. elim çatala giderken geldi aklıma, bekledim bir süre. gelmedi. boğazımdan geçmedi fasülye.(bergerac, 03.05.2007 17:37 ~ 07.05.2007 14:19)
- yaz mevsiminin en güzel sebze yemeklerindendir. bazı yörelerde rengi ile anılır.
yeşil fasulye şeklinde.
ayrıca
(bkz: kırpık)
(bkz: shrek)
- yazın zeytinyağlısı bir tutkudur kimi evlerde.
- bunun zeytinyağlısı moda olmuş... halbuki hafif acılı biber salçasıyla yapacaksın etli kemikli, güzelce kaynayacak dumanı üstünde tütecek ki tadı damağında kalsın.
- (bkz: ayşekadın)
- sarımsak ve maydanozla birlikte zeytinyağlı olarak pişirilince tadına doyum olmaz.
- etli ve zeytinyağlı pişirilebilen bir sebze. aynı zaman da turşusu da kurulur karadeniz yöresin de. gayet de lezzetli olur hatta turşusu soğan ve salçayla kavrulup rakı mezesi bile yapılabilir.
(billy, 10.01.2008 13:51)
- kılçığı ayıklanmadı mı, kartına rastlandı mı lezzet olmaktan çıkandır. karadeniz yemekleri içinde en lezzetlilerinden bir de. turşusu da, kızartması da enfes...
(heidi, 11.01.2008 08:48 ~ 08:52)
- yine sezerciğin oynadığı bi film...
perihan savaş kampa götürdükleri çocukların öğretmenini oynamakta filmde
çocuklara yemek yememe cezası veren öğretmenleri* bir tencere taze fasulyeyi afiyetle ballandıra ballandıra(hatta öyleki ekmekle tencereyi sıyırarak) yemektedir.
işte o gündür benim fasulyeyi bu kadar sevmeye başlamam.
(öneri: burdan yola çıkarak her ünlü çocuklara bir sebzeyi sevdirmeye çalışsa
misal tarkanla kibariyle "yak bütün fotoğrafları" derken karşılıklı sofrada otururken önlerinde kereviz yemeği olsa onu yeseler.)
turşusu ve turşusunun kavurması çok lezzetlidir.
(bkz: karadeniz yemekleri)
|