öncelikle elimizdeki malzemelere bakıyoruz neler var.
bir adet deniz baykal
bir adet devlet bahçeli
ve bir adet olmazsa olmazımız tayyip erdoğan
şimdi biraz geriye dönelim. fazla geriye gitmeye gerek yok. mhp-dsp hükümeti sırasında ortaokulda okuyan bir çok kişi ne olduğunu hatırlar. hatırlamayanlar için biraz irdeliyelim ve neler gördüğümüze bakalım.
evvela sağlam bir ekonomik kriz. ama öyle böyle değil doların bir gece içinde fırlaması piyasalarda para kalmaması hortumlanan banka(lar) apdullah öcalanın yakalanıp türkiye'ye getirilmesi vs. peki bu halk ne gördü ?
imam hatipler bizim arka bahçemizdir diyen siyasetçileri
*
siyasi hayatım bitse bile ben kuran kurslarını kapatıcam diyen siyasetçileri
*
çok geri sardık biraz ileri gelelim. hatta 22 temmuz öncesine gelelim.
ne dedi devlet bahçeli ? iktidara gelirsem pkk yı 1 saat içinde bitiririm
peki halk demedimi kendisine sen de ordaydın niye yapmadın ?
ne yaptı devlet bahçeli ? ip fırlattı. as onu dedi.
peki halk demedimi kendisine sen de ordaydın niye yapmadın ?
ne dedi deniz baykal ? mazot 1 ytl olacak, öss kalkacak
peki halkımızı artık bu kuru vaatlere kanacak seviyedemiydi ? düşünmedi. hep muhalefetti o. neden çıkıp diyemedi iktidarla işbirliği yapıp şunu başardık bunu yaptık. çünki sunduğu tek bir çözüm önerisi bile yoktu. hep karşıydı.
peki ne dedi tayyip erdoğan ? o hiç bir şey demedi. zaten 5 sene paşa paşa o koltukta oturdu bir şey demeyede ihtiyacı yoktu zaten. biz hala ülkemizde okuma-yazma oranı tutuyoruz bizim ülkemizde hala türkçe bilmeyen insanlar var. hala sokaklar ilkokul ortaokul mezunu vasıfsız elemanlara dolu. peki bu insanların hükümetten tek umdukları nedir ? ceplerine giren gelirin artması. siz bu insanlardan nasıl beklersiniz petkimin satışını takip etmelerini. türk telekomdaki grevi. amcam cebine giren 500 bilmem kaç ytl asgari ücretle 3 çocuğunun karnını doyurmaya çalışırken siz nasıl bu adama anlatmaya çalışırsınız sosyalizmi emperyalizmi ?
kusura bakmayın ama gerçeklere bakmanın zamanı geldi. türkiye istanbulun gece yanan ışıklarından ibaret değil biz gecenin köründe klavyeyle memleket kurtarırken bu saatte evine ekmek götürmek için çalışan taksiciler, bekciler gibi bir sürü insan var. bizim aydın diye tabi etttiğimiz insanlar çıkıpta bunlar bidon kafalı derse o insanlar daha dinlermi o aydın denen kişiyi ? sanatçı dediğimiz kişi çıkıp başı kapalı insanlar yüzünden ben ülkeyi terediyorum derse anasının ak başörtüsünün altında bin bir çileyle büyümüş ben/biz o insana hangi akla hizmet benim ülkemin sanatçısı deriz ?
çekinmeden aşağılamaya devam edin bu emekçi insanları. ama durun bir düşünün. yanlış olan ne? onlar mı yoksa biz mi ?