tavacı recep usta   

adana çık aradan

  1. ankara'nın kesinlikle en lezzetli mekanı. fiyatlar biraz kabarık da olsa o lezzet için buna değer. küçük bir kepçe ile tastan içilen ayranı,mırrası, patlıcan dolma ve içli köftesi ile gerçekten iyidir. ancak özellikle akşam yemeği zamanı çok kalabalık olur ve fiyata dahil olmayan taleplerin gerçekleştirilmesi baya bi zaman alır.

    (bkz: çay)
    (khaki, 05.07.2007 11:11 ~ 25.12.2007 12:20)


  2. irmik helvasına tapılası,kaburga dolmasından kararında yenilesi mekan. bir şubesini de etiler'e açacağı söylentisi dilden dile yayılmakta.
    (gebesh, 15.08.2007 17:49)
  3. yaz aylarında irmik helvasının yanıda dondurma servisi de başlamıştır ki tadından yenmez...
    (pingus, 27.08.2007 15:28)
  4. müşterisinin çokluğundan olsa gerek, 'bu giderse nasıl olsa yenisi gelir' mantığıyla müşteriye insan değilmiş gibi davranan restorandır.rezervasyon yaptırılır, yer ayırtılır ve yemek için gidilir. telefonu açan insanın kağıda not alıp bilgisayara geçirmemesi gibi bi gerekçeyle dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur olduğu halde görevliler tarafından: 'sizi bahçeye alalım, şal veririz' önerisinde bulunulur. kabul etmeyince de: 'o zaman gidin siz bilirsiniz' cevabıyla karşılaşılır...
    (iykkk, 28.08.2007 02:06)
  5. ankara küçükesat ta bulunur bu tavacı recep usta.istanbul da da iki şubesi var bildiğim kadarıyla.burada yemek yenilmeden ölünmemelidir,geberilmemelidir. mesela tam ramazan günü bir iftar yemeğinden bahsetmek gerekirse; öncelikle en az 2-3 bazen 5 gün önceden rezervasyon yaptıracaksın bir kere bunu söyleyelim.ayrıca hesabın 20den aşşağı 30dan yukarı gelmeyeceğini bileceksin,tabi ki kişi başına.şimdi başlayalım, ilk olarak 1.5 litrelik su direk açılır ve bardaklarınıza servis yapılır sonra büyük bir porselen tencerede masanıza çorba servisi standart olarak yapılır,isteseniz de istemeseniz de. daha sonra hurması, patlıcan dolması, biber dolması, çiğ köftesi, içli köftesi, bostanesi, nar ekşili bol domatesli süper bir salatası zaten bulunan masaya, çorbanız biter bitmez hiç bekletmeden istediğiniz ana yemek servis edilir.bu ana yemek tercihen kaburga dolma ya da tava* olmalıdır.ancak bu iki yemek tek kişilik masalara verilmez.zaten iftara gidiyorsun tek kişi ne yapacaksın orda.ama yok illa tek gideceğim diyorsan senin işini de karışık ızgara fazlasıyla görür.içeceğe gelecek olursak ayranı sevmesen bile orda ayran iç arkadaş.dövme bakır bir kapta gelen ayranın içinden böyle bir kaşık sapı görünüyor,ulan ben kaşıkla içmem ki ayranı bardak yokmu diye düşünürken elini kaşığın sapına atınca farkediyorsun ki o kendi çapında küçük bir kepçe. neyse ana yemekten sonra zaten tıkanmışken yardımına çay ve mırra yetişir(o mırrayı nasıl içmen gerektiğini sana anlatırdım ama anlatmıyorum maksat gıcıklık olsun orda öğrenirsin artık*).sen tam hadi artık hesabı da ödeyeyim de kalkayım filan diye düşünürken efsanevi irmik tatlısını önüne koyuverirler.e daha da yeter artık canım kalk git.ordan kızılaya kadar yürümek allahın emri oldu sana.
    (alone scream, 30.09.2007 13:23 ~ 13:31)
  6. yemekten önce çiğ köfte,mumbar,salata,içli köfte,patlıcan dolması,hurma,orta boy kaseden küçük bi kepçeyle içilen ayran,ezme ikram edilir.yemek faslında yanında limonuyla kemik suyuna muhteşem bir mercimek çorbası,kaburga dolması diye nitelendirilen pilav ve kuzu etinden oluşan leziz bir tat,saç kavurma,bir yudumluk mırranın ardından bol fıstıklı kadayıf ve o meşhur irmik helvası,limitsiz çayı kişi başı 30 lira karşılında mideye indirdiğin ankaranın en iyi restoranı.
    edit:oha,bu sene 36lira olmuş,öğrenci düşmanı restoran
    (üç kilo reçellik vişne, 09.10.2007 23:52 ~ 23.09.2008 17:02)
  7. istanbul'da suadiye-küçükyalı arasında sahilde bulunan restauranttır. kaburga dolması hafif yağlı da olsa parmaklarınızla beraber yiyeceğiniz ve özel pilavı ile servis edilen spesiyalidir. ayrıca sac kavurmaları muhteşemdir.
    eğer kalabalık gidiyorsanız ortaya herşeyden getirteceğiniz usülü denerseniz diğer kebapları da nefis yaptıklarını görürsünüz.

    mekanda yemek öncesi getirilen içli köfte, mumbar, patlıcan dolması, nar ekşisi ile terbiye edilmiş salatalar ve diğer aparatifler yemek kadar lezzetlidir.

    mekanın gitmeden önce bilinmesi gereken en önemli özelliklerinden birisi alkol satışı olmamasıdır. bu kadar güzel yemeklerin yanında alkol olmazmı diye düşündüren ama masadan kalkarken alkole de gerek yokmuş zaten yemeğin lezzeti adamı sarhoş ediyor dedirten bir mekandır.

    önceden rezervasyon yaptırmazsanız kaburga dolmasını bulamayabilirsiniz. çünkü bu yemek 5-6 saatte pişiyormuş.

    bütün bu lezzetlere ve mekanın çok lüks görünümüne rağmen kişibaşı yaklaşık 25-30 ytl arası ödeyip çıkabilirsiniz.
    (deepblue78, 03.03.2008 15:15)
  8. popülerliği arttıkça kalitesi ve müşterriye verdiği değeri azaltan mekan.

    sene 1995 mekan diyarbakır'ın sur belediyesine bağlı dağkapı hastaneler caddesinin karşısında ki sur dibinde tavacı recp usta'nın marka bilinirliğinin yükselmeye başladığı zamanlar. mekan ankara esat semtinde ki yeri gözlerinde canlandırsınlar onca ortada bir mekan
    etrafta sandalye yerine bir sürü kürsü ve yemekler sehpaların üstünde ki siniler masa vazifesi görüyor. mekan şu an hismet verdiği şubelere göre oldukça salaş. sıra bekleyen çok insanlar yiyip gidiyor hemen arkasından diğerleri daha sinilerde ki bir önceki kişilerin kirlileri kalkmadan oturuyor. hastaneler caddesine yakın olması nedeniyle civar illerden gelen hasta ve hasta yakınlarıda bu mekanın bilinirliği nedeniyle sıra beklemekten sıkılmıyorlar. mekan diğer rakiplerine oranla 3-5 lira fark gösteriyor ancak hizmet süper. nasıl süper diyecek olursanız? şimdi oturuyorsunuz ve hemen masaya 1 şişe ayran(masada oturan kişi sayısına göre 3-4 şişe), ufak bir sini içinde domates, nane, marul, biber, salatalık, roka vs vs vs, içli köfte, ekşili dolma ikram olarak geliyor olurda ayranınız bitti hemen o şişe alınıyor ve yerine yenileri geliyor. siz zaten yemek gelene kadar içinizdeki canavarı bir nebez olsun doyurmuş oluyorsunuz. ana yemek yani tava geliyor ve siz yemeğinizi yiyorsunuz ancak misal yazın gittiniz yemek sıcak ve acı, dışarıda diyarbakır sıcağı, muhabbet süper ve kıçınızdan ter akıyor yemek yerken ve mola veriyorsunuz ancak bu mola öyle boş değil çay istiyorsunuz çayınızı içerken muhabbete devam ve çay bitince yemeğe tekrar dönüş. yemek bitti çayların eşliğinde irmik helvası ve arkasından hesap. hesap geliyor be komik rakamlar. ankara, istanbul veya izmirde sadece çay ve ayran parasına 4 kişi tıka basa yemiş oluyordunuz.

    gel zaman git zaman recep usta diyarbakır'ı bilinmeyen! bir nedenle terk edip 2002 senesinin soğuk bir şubat günü ankara'ya mekan açıyor. evvelden hizmeti bildiğimizden ötürü gidiyoruz ancak biraz değişiklikler söz konusu bunu kısmen yadırgamıyor değiliz. eskiden şişe ve sürahilerle gelen ayran tasın içinde kepçeyle sunuluyor eyvallah diyoruz ancak hesap ödemeye gelince gördüğümüz rakam biraz rahatsız ediyor hadi yine kabul ediyoruz ve gitme sıkılığımızı ayda bir veya ikiye düşürüp gitmeye devam ediyoruz.
    bu gitme sıklığımız sene 2006 ya geldiğinde bir sürecin içine girdiğimizi anlamamızla üç veya dört ay uğramıyoruz. bu süreçte neler olduğuna gelince; eskiden sini içinde sunduğu salatayı porselenlere sokuşturan, tavayı gereğinden daha az özenle terbiye edip, pişirip ve sunan, zoraki bir şekilde içmediğiniz suyu hesaba dahil etmeye kalkışan bir süreç.

    bu gitme sıklığımızı mart 2007 tarihinde yeniden planlama gerektiğini hatırlatmaştır. ramazan günü iftar yapılacakm şehir dışından gelen misafirler ağırlanmak için rezervasyon yapılmış vaziyette mekana götürülür ve ne tesadüftür ki rezervasyonunuz iplenmemiş iftardan yaklaşık yarım saat sonra oturulabilmiş ve yemek önce gelen ikramlar yöreselliği bir kenara iterek özden uzaklaşmanın nasıl olduğunu açıkça göstermiştir. yayık porselene tabaklarda gelen yeşillikler artık özenle doğranmış ve çukur tabaklarda üzerlerinde bir ton mısır boca edilerek servis edildiği görülmüştür.(ulan diyarbakırda mısır mı var?) ikram olarak gelen içli köfteler yağlı etlere bulanmış ağızda çok ağır ve rahatsız edici bir tad bırakıyor keza ekşili dolmada da kuyruk yağı gereğinden fazla kullanılarak tiksinti vermesine üzülerek şahit olunuyor ve misafirlere mahçup olmanın verdiği sinirle eylül ayında yine ankara'ya gelen misafirin isteği üzerine ziyaret gerçekleştiriliyor ancak değişen bir şey olmadığına şahit olunup bugüne kadar gidilmiyor.

    yine ankara'ya gelen ve tavacı recep'in ününü duyan izmirli arkadaşlarla gidiliyor ve mekan artık kaliteliyim tercih ediliyorum bana mecbursunuz imajını verdiğini alenen sergiliyor. eskiden bir yemek için 1 saatlik işgalinizi hadi lan yediniz yemeğinizi siktirin gidin bakışlarına, gelen hesap üstünde 10ytl nin bozuk halde olmasına, yere düşen bir şeyi almak için masanızdan kolunuzu hemen üstünden peçeteyi kullanmalara vardırdıklarına şahit olunmasıyla mekan benim ve arkadaşlarımın gözünde bittiğini garantiliyor.

    diyarbakır, ankara-esat, istanbul -suadiye, ankara-vadi, istanbul-etiler ve geçen okuduğum gazete haberine göre new york yolculuğunda sadece bilmeyenleri kandırabileceğini düşünen recep ustaya iş yaşamında özü kaybeden olarak başarılar diliyorum.
    (yakışıklı değil ama karizmatik, 18.04.2008 22:02 ~ 22:03)
  9. kaburga dolması ve tavalarıyla ünlü lokanta. salataları ve tereyağlı irmik helvasından da bahsetmek şattır. ankara'da dikmen vadisi'nde ve küçükesat'ta, istanbul'da da etiler ve suadiye'de şubeleri vardır. etobur herkesin en az bir defa ziyaret etmesi zaruridir kanımca.
    (closer, 27.08.2008 21:34 ~ 21:35)
  10. ankara dikmen vadisindeki lokantasına gittiğimde çorumlu bir arkadaşım manzaranın çok güzel olduğunu söyleyip bana boşluğu göstermişti. evet boşluk. başta pek anlam veremedim ama şimdi anlıyorum ki ankara da yaşayanlar için manzara demek karşında dikilen bir apartman olmaması ya da pencerenin önünün açık olmasıymış. evet ankara nın manzara anlayışına göre güzel bir yerdir. hiçbir şey yapmasan recep ustaya daha önce gelmiş ünlülerin duvarları boydan boyunca kaplayan resimlerini incelersin.
    (en yavas kaplumbaga, 27.08.2008 21:42 ~ 21:43)
  11. bir aralar çankaya belediyesi ile ruhsatsız alan sorunu yaşayan güzide yemek yeri. acaba hala açık mıdır çok merak ederim doğrusu...
    (curvaturkey, 22.09.2008 14:16)
  12. fahiş fiyatları haricinde pek bir özellik bulamadığım gıda mekanı.
    (ad hoc, 22.09.2008 14:22)
  13. sevgilimi götüremediğim için içimde kalan mekan
    (yalnızlık bir yangıdır, 22.09.2008 14:29)
  14. fahiş fiyatları ile artık yemek yemek için uğayacağım son mekan. oysa ben kendisini böyle mi tanımıştım? (bkz: @2353833)

    kuru dolmasının içine küçük parmağım kadar kuyruk yağını doldurup 40 ytl fix menü diye para istersin recep usta ama unutma senin mekanına gelenler seni bugün değil daha evvelden tanıyor olabilir. ha dersinki sen gelmesen ne olur? ne olur biliyor musun; fısıltı gazetesi çalışır. ağzının tadını bilenler değil, o lezzetlerinin orjinal hallerini bilmeyenler senin kıytırık saç tavana, kuytuk yağı dolu dolmana, yağ içinde yüzen nerdeyse msiket büyüklüğündeki içli köftelerine tav olur.

    ankara'da 2. şube istanbul etiler'e şube açmayla olmuyor recep usta. sen kendi değerlerinden ödün verip cebinin dolduruken kendi kendini yiyorsun farkında değilsin.
    (yakışıklı değil ama karizmatik, 24.09.2008 12:12)
  15. ankara - vadi şubesinin içinde bolca " - baş üstüne sayın bakanım, tekrar ararım ben sizi " gibi replikler duyabileceğiniz, ramazan ayında iftarda ise, açın halinden anlayıp nefse hakim olma mantığıyla tuttukları oruçlarını yüzlerce liralık hesaplarla açan kodamanların hınca hınç doldurduğu, kalitenin ve lezzetin gittikçe düşüp fiyatların arttığı mekan.
    (fingon, 25.09.2008 00:28)
  16. (bkz: yeni başlayanlar için ankara)
    (theladyofshalott, 25.09.2008 21:36)
  17. hayatımda yediğim en lezzetli kaburga dolmasını yapan mekan ankaraya gittiğimde bir arkadaşımın ısrarıyla uğramıştım fiyatlar biraz uçuk ama lezzetli şeyler yapıyorlar istanbulada şube açmışlar geçen gördüm demekki 3 liralık dolmadan 30 lira alınca köşeyi dönmek anormal bir durum değilmiş.
    (minemineminemine, 25.09.2008 21:55)
  18. hayatımda yediğim en berbat kaburgayı yapan mekan. selim amca sofra salonu'nu bilmeyen kişiler için en leziz demek normaldir.
    (yakışıklı değil ama karizmatik, 25.09.2008 21:59)
  19. etiler'deki şubesine her gidişimde memnun kaldığım güzel bir mekan. fiyatlar tabii ki sıradan bir akşam yemeğine nazaran pahalı ama o kadar da uçuk değil, başka yerde yiyemeyeceğiniz güzellikte şeyler yiyorsunuz sonuçta. ayda bir filan gidilesi bir yer.
    (henderson, 25.09.2008 22:01 ~ 22:05)