belki ilginizi çeker
  1. · jennifer lopez in amından çıkan yarrak
  2. · israil katliam yaparken sözlükteki reyting
  3. · haftada sekiz dizi izleyen kız
gündem
  1. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  2. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  3. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  4. · babaların garip huyları
  5. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  6. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  7. · kar yağarken hissedilen duygular
  8. · amerikalıların football yerine soccer demesi
  9. · napoleon dynamite

tatlı su duyarlısı  

  1. mevsimlik bir tür. dönem dönem azalıp çoğalırlar. üreme ve çoğalma mevsimleri prime time'da çıkıp, sürekli gündemde olacak facialar, katliamlar ve bilumum olumsuz olaylardır.

    dediğim gibi manşet değerli olayları, bol ölümlü haberleri severler. böyle olaylarda gösterdikleri tepkiler aşağı yukarı şöyledir:

    - çeşitli sanal platformlardan olayları kınayarak ne kadar duyarlı olduklarını gösterirler. kınamayanları duyarsızlıkla suçlar, kınım kınım kınarlar.
    - msn messenger nickinin başına kalp "(l)", gözyaşı ikonu ":'(" falan yaparlar. gene tepki gösterme amaçlıdır. msn listelerinde israil başbaşkanı, kuzey kore belediye meclisi üyeleri, afrikadaki teröristler bulunduğu için tepkileri çok etkili olur. saydığım kişiler duyarlı tepkiyi görünce uykudan önce "ne yaptık biz" diye ağlayıp yola gelen samanyolu tv dizi karakteri gibi olurlar.
    - aynı şekilde msn/ facebook/sosyomat vs gibi sitelerdeki kişisel iletilerine "bitsin artık bu savaş!", "amına koyayım kalleş israil!", "oraya gelirsem fena olur ha!" yazarak, yine karanlığa küfredeceklerine bir mum yakarlar.
    - duyarlıcevat has joined "gazze'deki akan kanı durdurun" group. aslanım cevatım be. nasıl duyarlı.
    - ortadoğu bombalandığı için katılamayacağı zirveler vardır. katılanları saygılı ve anlayışlı bir üslup kısvesi altında dejenerelikle, hamburger çocuğu olmakla, boş kafalıkla suçlarlar.
    - kendileri gibi duyarlılık göstermeyenler ölenlerin sayısını sayaçlardan izleyip, sayı arttıkça el çırpıp nuri alço kahkahası atan ruh hastalarıdır.
    - "fwd: aşağıdaki fransız mallarını boykot edin!" maillerini diğer duyarsız insanlara göre beş kat daha hızlı iletebildikleri gözlemlenmiştir.
    - dünyadaki terör ve açlık kaynaklı "rutin ölümler" gerçekleşirken içmeyeni siksinler mi zirvesinde kameraya duyarlı gülücüklerle poz verir, sevgisiyle duyarlı bir şekilde takılır, dostlarıyla duyarlı alemler yapar.

    neymiş bu rutin ölümler peki?

    oradan buradan çok az tarayınca bile ciddi rakamlar geliyor. dünyada ortalama günlük ölümün 135.000 civarı olduğu tahmin ediliyor. bir günde açlıktan ölen insan sayısı 20.000 kişiye yakın.

    dünyada yaklaşık 1.4 milyar insan yoksulluk sınırı içinde yaşıyor, yoksulluk sınırı dediğim şey günlük 1.25 dolar. yani yaklaşık 2 ytl.

    yanisi ne sözlüğe gireceksin, ne bir konsere gideceksin, ne de eğleneceksin sevgili tatlı su duyarlısı. bence ölenleri protesto etmek için kendini öldürmek de iyi bir yöntem, demedi deme.

    uğraşma diye hesapladım, dakikada yaklaşık 94 kişi ölüyor. bu da duyarlı davranmayacağın bir an bile olmamasını gerektirir. o yüzden boş durmak yok, haydi göreve. kaşlar hep çatık duracak bak böyle: ">:(" (şimdi geliştirilmiş formülüyle msn nikinin başına koyunca daha da etkili)
    (iao, 05.01.2009 00:07 ~ 11:58)
  2. (brevibakter, 05.01.2009 00:19)
  3. en yaygın alt türü sanal ortam duyarlısıdır.
    onun da en yaygın alt türü sözlük duyarlısı olabilir.
    (shimmering horizon, 05.01.2009 00:23)
  4. tatlı su duyarlısı kavramını kullanan bir insan büyük ihtimalle başkalarının duyarlılığı hakkında yargıda bulunmanın ikiyüzlü bir davranış olacağını düşündüğü için bunu yapıyordur. dolayısıyla tatlı su duyarlılarını duyarsız olmakla suçlamak, onları "duyarsızlar"la karşılaştırmak da aynı şekilde tutarsız bir davranış olurdu. mesele duyarlı ya da duyarsız adı verilen kümelerden birisinin elemanı olmak değil. mesele farklı olaylara verdiğimiz tepkilerin altında yatan prensiplerin birbirleriyle çelişmemesi için çaba göstermek. dikkat edin, çelişmemesi bile demiyorum, hiçbirimiz 100% tutarlı olamayız ama insan başkaları tarafından dikkate alınmak istiyorsa en azından biraz çaba göstermeli.

    kişi kendi duyarlılığı ile istediğini yapabilir ama hem sözlükte takılıp hem bir başkasını duyarsız olmakla suçladığı an ne yaparsa yapsın batmaktan kaçamayacağı bir tutarsızlık batağına girmiş demektir. işte buna tatlı su duyarlısı derim ben.
    (recai pengül, 05.01.2009 11:14 ~ 12:19)
  5. sıcak ve rahat koltuk/oturma odası eleştirmeniyle karıştırılmaması gerekir. olaylara, eylemlere, söylemlere bakış açınızı istediğiniz yerden açıklama hakkınız olmalıdır. tatlı su duyarlısının onlardan ayrıldığı nokta kendi duyarlılığını başkasının duyarlılığıyla karşılaştırıp kendini daha duyarlı ilan etmesi ama yine de sıcak ve rahat koltuk-oturma odası ikilisinden vazgeçmemesidir. bir insan kendi duyarlılığını benim duyarlılığımla karşılaştırıyorsa en azından aktivist olmalıdır derim.
    (ahmak ı hayal, 05.01.2009 11:54 ~ 12:45)
  6. türünün en son örneğini "ama israil filistin'i bombalarken zirve mi yapılır" şeklindeki siksiklerle görebilirsiniz.
    (dünyayı kurtaran adam, 05.01.2009 11:57)
  7. herkesin düşünce yapısı değişik olduğu için birilerine göre iyi güzel olan diğeri için kötü olabilir gerekçesidir, bana göre bu giriyi yazan tatlı su duyarlısıdır, başkasına göre benim yazdığım tatlı su duyarlılığıdır, mühim olan safların belli olmasıdır.
    ne güzel demiş can yücel değil mi duyarlı arkadaşlar;
    (bkz: kart sensin postal da sana girsin)
    can yücel in yazdığı tatlı su şairliği ile itham görüyor ve usta nasıl cevap veriyor.
    (gulersem, 05.01.2009 12:04)
  8. 'ağ' ların sokakla birleştiği yerde acıyı bal eyleyenlerle buluştuğunda tatlı su taşkınlarına yol açabilecek duyarlılardır.
    (ikisidebir, 05.01.2009 12:13)
  9. tatlı su duyarlısı "bana göre çikolata size göre süt" göreliliği ardına sığınıp kendisine yöneltilen tutarsız suçlamalarından kolayca sıyrılamaz çünkü tutarlı olma ya da olmama çoğu zaman içerikten bağımsız, nesnel veriler ışığında değerlendirilebilecek bir özelliktir. ben bir tatlı su duyarlısına "tutarsızsın ve ikiyüzlü davranıyorsun." dediğim zaman onun hayat görüşünü ya da olaylara verdiği tepkileri değerlendirip yargılamıyorum. içeriğe hiç bakmadan sadece kullandığı yöntem hakkında bir tespitte bulunmuş oluyorum: "a olayı karşısında şu şu kurallara göre davranıyorsun ama benzer özelliklere sahip b olayı karşısında şu şu kurallara göre davranıyorsun. iki farklı durumda izlediğin kurallar birbiriyle uyumlu değil."

    tatlı su duyarlısının canımı sıkan diğer (ve bence en önemli) özelliği ise başkalarını ahlakî olarak yargılıyor olması. sözlerinin ardında yatan anlamın "ben bu konu hakkında hassasiyet gösteriyorum, ama siz duyarsız insanlar topluluğu aynı hassasiyeti göstermeyecek kadar yozlaşmışsınız." olması. işte esas korktuğum davranış kalıbı budur benim. dikkat edin bu davranışın ahlaksızca olduğunu iddia etmiyorum. sadece ikiyüzlü ve tutarsız olduğunu söyleyip böyle davranan insanların fikirlerini ciddiye almayacağımı ilan ediyorum. başta da söylediğim gibi hiçbirimiz hep tutarlı davranan rasyonel makineler değiliz ama hepimizin bu yönde çaba gösterme potansiyeli var. aksi hâlde "lelele lölölölö, ben plastiğim sen tutkal, benden yansır sana yapışır." diye bağıran çocukları ve çocuk zekasına sahip yetişkinleri de tartışmamıza dahil etmemiz ve onların laflarını da sonuna kadar dinlememiz gerekirdi. tutarlı olma ve olmama işte benim için bu tür bir filtre görevi görüyor.
    (recai pengül, 05.01.2009 12:13 ~ 12:16)
  10. (bkz: bir filtre olarak olarak sözlük yazarları)
    (bkz: aynı anda hem avukat, hem savcı, hem yargıç olmak)
    bonus olarak;
    (bkz: tatlı su kurnazları)

    şimdi bunlar niye yazıldı, çünkü güya argüman(kime ve neye göre) verildi karşı taraf yerildi, yok öyle beş kuruşa on köfte, tutar ne için, sözlükte solcuysan(aha zaten problem burda, siyasi görüş) süpersin benim doğrularım doğrudur diğeri ne oluyor lan demeyi görev belliyoruz, sağcıyla eğer suçlanacak üstüne çıkacak eğer sağcı dişini gösterirse çok rerere çok rerörör diyerek etiket yapıştırılacak, neymiş efendim hayat görüşüne göre yargılmaıyormuymuş demezler mi kardeşim sen bir giri yazana dümbük derken birşey olmuyor üstüne bir sonraki giride ben çok tutarlı bir yazar olarak seni tutarsızlıkla suçluyorum, buna kargalar bile gülmez. anca eğitim görmüş recep ivedik ve ekürileri güler ve takdir eder. hah işte böyle bir adamın teki mehmet akif e gelmiş dalga geçmek vasıtasıyla siz baytar mısınız demiş mehmet akif te neren ağrıyor diye cevap vermiş.
    bende soruyorum nereniz ağrıyor?
    (gulersem, 05.01.2009 12:25 ~ 13:07)
  11. "bir kötülüğü gördüğün zaman elinle engelle, yapamıyorsan dilinle engelle yok onu da yapamıyorsan kalbinle nefret et ama bu inancın en zayıf halidir" anlayışı acaip derecede benimsediğim islami bir kriter.

    hali hazırda, gazze özelinden yola çıkarak, dünyanın hiç bir yerinde var olan hiç bir zulme karşı bir şey yapacak konumda değiliz; ne elle bir şeyleri düzeltecek, ne dille bir şeyleri durduracak kudretimiz var. geriye bir tek kalbin sıkışması, yüzün buruşması, üç beş kuruş bi şeyleri yerine ulaşır ümidiyle diye bi yerlere emanet etmek kalıyor.

    burda yazılan sözleri dünyayı diliyle değiştirecek, klavyesinden akan kanla ortadoğuda akan kanı durduracak güçte filan görmüyorum ve yine yaptığı zavallı yorum ve şaklaban şakaları bu zihin anlayışında insanlar var zannıyla ile yapanları hoş görüyorum.

    artık yazmaktan utanır hale geldim zira kendi adıma kalbimin sıkışma özelliğini bile kaybetme noktasındayım, daha önce söyledim ya yediğim yemekten aldığım haz nerdeyse etkilenmiyor, beraber uyuduğum insanın sabahın altısında haber seyrederken yakalandığı hıçkırıklara uyanıyorum da kıçımı devirip yatıyorum tekrar, yani benden bu duyarlılık adına bi bok olmaz yekten.

    güpegündüz yaşanan insanlık dramları neticesinde yazılanlar, kimseye karışmamak kaydıyla, kalben buğz etmek kalben nefret etmek anlamını taşıyor benim için; dolayısıyla "ulan yine de" diye bir umut doluyor içimde; ama bu durumdan etkilenmeyen bu duruma tepkisiz kalan hayat standardını sadece kendi merkezine kuran insanlara "sik sik" etme hakkını da kimse de görmüyorum aynı anda.

    bu mevzu üzerine yaptıkları komik olamayan şakaları münasebeti ile kendi tepkisizliğini ve hissizliğini amorti etmek niyetinde olanlara da bi şey demiyorum; zira korkuyorum. çünkü öyle kalabalıklar ki tükürükleri ile boğarlar benim gibi tatlı su duyarlısını.
    (khaki, 05.01.2009 12:27 ~ 21:31)
  12. kendi acziyetinde boğulan insandır.

    ---

    hakkınız var, güzel değildir ihtimal
    mübalağa sanatı kadar
    varşova'da ölmesi on bin kişinin
    ve benzememesi
    bir motörlü kıtanın bir karanfile,
    "yârin dudağından getirilmiş".

    demiş büyük şair orhan veli karanfil şiirinde, ahmet haşim'e aynı adlı şiirinden esinlenerek laf sokarken. bu şiiri anlamam için 4 yıl geçti. sonunda anlayabildim şiirin neden yazıldığını öğrenince. dikkatli okuyan da anlayacaktır.

    ---

    bir gün, eski öğrenci evimizde kalırken gelen misafirlerden üç bayan arkadaşımız, kanallardan birinde gösterilen küçük bir kızın kanalizasyona düşerek öldüğü haberini çatık kaşarla izlerken, kanalı değiştirdim. hemen feryat figan; "geri aç" diyorlar bir heyecanla. geri açtım, kaşları tekrar çatıldı. bir dakika sonra odama gittim, bilgisayarda oyun oynamaya başladım. ne kadar da normalleşmişti bu ölüm haberleri onlar için. ifade ettikleri halde hissettiklerini, ifadesiz olan benden daha az üzüldüklerini biliyordum. duymak istiyorlardı, sahte de olsa bir acıyı paylaşmak istiyorlardı. ne yapsam da söylesem dedim onlara. "değiştirin kanalı" desem mesela içeri gidip. ya da ailesinin adresini bulsaydım bir yerden, verseydim adresi kızlara, "alın adres, taziye mektubu yazın, acılarını paylaşın" deseydim, "ya çok kötü oluruz şimdi" derlerdi eminim. kendilerini izleyerek rahatlatacaklardı. bıraktım, rahatladılar.

    sözün özü, olaylara itirazı olanlar ya şimdi birşeyler yapsınlar, ya da sonsuza kadar sussunlar. ben dahil.
    (camel, 05.01.2009 12:36 ~ 13:12)
  13. (bkz: bir anlık gaza gelenler)

    üstünde peştemal, kafasında köpük köpük sabunla, bir antik zaman filozofu edasıyla sokağa fırlıyor aniden. "her gün binlerce tarla faresi öldürülürken hala havuç salatası yapan lahana kafalı gençlik!!!" ona göre, ani bir uyanışla farkettiği her neyse, birincil gerçeklik odur. hayata dair geri kalan her şey bu birincil gerçekliğe göre yeniden konumlanmak durumunda. "hop!" diyor, "gel!" diyor, "yavaş!" diyor. taze parsellediği bu boş alanın otopark kahyalığı görevine çoktan atamış (ve adamış) kendisini.

    "tatlı su duyarlısı" ifadesinden pek hoşlandığımı söyleyeyemem aslında. itirazım var bu olup bitene. (ama her itirazı olan kendine yeni başlık açmaya kalkışsaydı, oohoo, di mi aşkitom?) "tatlı su" tehlikeli bir laf öncelikle, şuna tepki gösterip buna yeterince göstermeyenlere yönelik son derece safsata yüklü kullanımıyla ünlü, ki o kişi de incelenmeli, başlı başına seminer konusu. neyse, tatlı su veya tuzlu su, böyle bir tür var mı? var.

    bu balık aslında bir yere kadar iyi bir iş peşinde. muhtemelen hayatında ilk defa, öyle ya da böyle, bir şeylere tepki gösteriyor. ne ki isyan veya itaatsizlik tecrübesi yok, uygulama pratiği zayıf. tüm bunlar duygusal bir beceriksizliğin içine itiyor onu. mermileri daima hedeften sapıyor. tepkisini abartırken hayatı olumsuzladığı noktada, ilgi çekici aktivist olmaktan çıkıp, sızlanan komşu teyzeye yakınsıyor. habire çevresindekileri dürtmekten kendi tepkiselliğinin ekseninden kaymakta olduğunu göremiyor.

    bilmemne müdürünün iğrenç imalarını bastırmaya çalışırken devamlı "çocukların üstü giyinikti, polisler de söyledi." diye tekrarlayan tv sunucusu kadın. sen, sözde tepki verdiğin bakış açısını bu sözlerinle az çok haklı konuma geçirdiğinin farkında değil misin? tepkiselliğin şehvetiyle konunun özünü çoktan çamura yatırmışsın, haberin yok.

    bir anlık gaza gelmek tehlikelidir.
    (tembel, 05.01.2009 12:41 ~ 13:51)
  14. günümüzde en büyük örnekleri çeşitli siyasi partiler, stklar ve üyeleri değil mi?

    konu politikaya gelecek ama ben yapmasam başkası da örnek verecekti nasılsa, siyasette bunlardan inanın çok var.

    bugün nasıl bakacaz muhammed'in yüzüne diyip ağlayanların şunları iyi bir araştırması lazım.

    (bkz: necmettin erbakan/! dünyayı kurtaran adam)

    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...
    (dünyayı kurtaran adam, 05.01.2009 12:50 ~ 12:54)
  15. düşündüm de sözlükte herhangi bir topluluğun (ideolojik etnik vs.) acılarından dem vuran, savaşlar olmasın, kimse açlıktan ölmesin gibi sosyal mesajlı ya da yağmur ormanları ve soyu tükenmekte olan koalalar için bir cümle dahi yazdıysanız bu sayfalara tatlı su duyarlısı olduğunuzun resmidir. geçmiş olsun.

    bu durumda geriye bir tek jennifer lopez'in amından çıkan yarrak falan kalıyor. onu da kim isterse o yalasın
    buyurun.

    not: gizli bakınız karşılıksızdır ama tıklayınca çıkan liste durumu özetlemeye yeterli.
    (emigrant, 06.01.2009 07:46 ~ 07:48)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil