|
|
- tatar ramazan serisinin ikinci ve son filmi. 1992 yapımıdır. melih gülgenin yönetmen ve yapımcılığında çekilen filmin senaryo/eser kerim korcan ile safa önal'a aittir. müzikleri ahmet kaya yapmıştır.
bu filmde olaylar ikinci dünya savaşı'nın sürdüğü 1942 yılında geçmektedir ve cumhuriyet gazetesinin manşetleriyle ilk olarak açılır.
sonrasında tatarın sürgün geleceği hapishanede herkes yusuf yusuf modunda ekranlara gelir. bütün hapishane tatar ramazan'ın gelişini merakla beklemektedir. sonunda ramazan gelir ve "merhaba yarenler merhaba felaket arkadaşlarım" diyerek hapishane ahalisiyle selamlaşır.
koğuş ağası abdurrahman çavuş ve yardımcısı akseli ali, hapishanede birçok kişinin ramazanın yanında bulunmasından rahatsız olur. ardından hapishane yönetimiyle de anlaşan abdurrahman çavuş, ramazanın üzerine kirli oyunlar oynarlar.
ve bu oyunu farkeden ramazan ise ünlü repliklerinden birini söyler ve asıl film işte ozaman başlar.
"benim adım tatar ramazan, ben bu oyunu bozarım"
film, "700 kasaba, 70 vilayet ve 7 düvelde namı söylendi" yazısıyla da biter.
(bkz: tatar ramazan replikleri)(winsome, 08.01.2007 10:56 ~ 11:00)
- trt de izleyince tiksinti yaratacak film. olaylar şöyle gelişir:
okuldan geç saatte çıkılmıştır ve bir kaç aktarma ile uzun otobüs bekleyişleri ardından sizi evinize götürecek olan otobüse binilmiştir. son 3 durak kala otobüsün güvenlik nedeniyle son duruğa gitmesine izin verilmez ve sırtınızdaki öküz ölüsü ağırlığındaki çantayla hem yürümeye başlar hem de kafanızdan sorular geçirirsiniz. otobüsünün güvenliğini sağlayamayan devlet benim, yani kendi vatandaşının güvenliği için hiç bir kaygı neden duymaz? hem de 1 değil 2 değil. mart ayı girdi gireli hemen hemen hergün bu çile bu ızdırap. o kadar yorgun ve bitkinsinizdir ki bu duruma küfretmezsiniz (belki de edemezsiniz). serbest bırakılan davarın, çobanın herhangi bir uyarısı olmadan kendi ahırına gittiği gibi artık hissetmediğiniz ve kendi haline bıraktığınız ayaklarınız da sizi evinize götürür. eve kavuşunca yükler boşaltılır, kanepeye uzanılır ve kumandanın sihirli tuşuna basılır. abovvv... o da nesi. kadir başkan televizyonda haber kanalındadır ve bütün iett otobüslerinin son duraklarına kadar gittiğini ve hiç bir sorun olmadığını açıklar. okkalı bir küfür belki üzerine alınan olur diye ortaya atılır ama evde kimse yoktur. küfür boşa gider. çaresizlik içinde zap işlemine başlanır ve 1 tuşuna basılır. 1 de ne mi var? ne olacak trt 1. racon öyle ya, uymak gerekir. açılır açılmaz da tatar ramazan sürgünde filmiyle karşılaşılır. insanın küçük şeylerden mutlu olabileceğini kanıtlarcasına yüzde tatlı bir tebessüm belirir. uzunca bir süre izledikten sonra kadir abi sazı eline almadan sahne atlar. makas yine atılmıştır. yasak kardeşim. bu ülkede ahmet kaya nın müziklerini yaptığı filmi izleyebilirsin ama sesini asla dinleyemezsin. çünkü o ailenin kötü çocuğu olmuştur bir kere ve yaptığı herşey kötüdür. işte tam bu noktada sizi yönetenlerin düz mantığı olduğunu (aristo mantığı) görüp mantıksız olmadıklarından dolayı sevinirsiniz. sonra birazda şaşırırsınız aslında. filmde anlatılan hikayenin alt metininde açık açık devlet işleyişi ve mantalitesi yerden yere vurulup, devletin kirli işlerini yaptırdıkları öldürülürken, devlet kanalının yöneticilerinin sinema dili açısından çok fazla üstü kapalı simgesel bir anlatım olmamasına rağmen bu metni okuyamaması karşısında dumur olursunuz. eğer bunlar yasakçı zihniyettelerse - ki öyle olduklarını makas darbeleriyle göstermişlerdir- neden bu filme toptan bir makas atmamışlardır. kafa allak bullak olur, hayattan tiksinilir, gidilip kusulur, odaya geçilir, bilgisayar açılır, olaylar gelişir...
- seslendirme yönetmenliğini geçtiğimiz günlerde kaybettiğimizi hikmet eldek abimizin yaptığı türk sinemasının en iyi yapımlarından biri...
- kadir inanır ( tatar ramazan) ın birbirinden güzel başka replikleri ortaya attığı bölümdür.
örneğin
1) koridorları sevdim. ceza ne kadar uzun olursa olsun yeter ki koridorlar uzun olsun. insan bir kere koridorlara vurdu muydu kendini herşeyi unutur. nedendir bu? çünkü volta cezanın törpüsüdür.
2) bu replik değil ama gene de yazılmalı. bir yerde tatar ramazan sazı eline alır ve arkadan gelen ahmet kaya nın sesiyle şarkı söyler . (şu dağlarda kar olsaydım)
3) bu aslında herkesin bildiği bir replik. tatar en yakın olduğu insana şunları der ''senden esaslı bir bıçak istiyorum. çünkü ben hasmıma iki bıçak sallamam''
ki bununda devamı gelecek(iskra, 06.07.2008 04:52)
|