" x girisi ile takdirlerimi toplamış yazar" "x. nesil hoşsohbet yazar." "zirvede tanıştığım putperest yazar." gibi klişe girişlerden kaçınmama rağmen, "işten güçten fırsat bulup giremediğim güzide sözlüğümüzde, @1979499 girisi ile (fakat zannediyorum ki bu giriyi okuduktan sonra "ilişkisel" hayatım bitecek, sebebi kendisidir) amme hizmeti yaptığını düşündüğüm, çok gerçekçi detaylara dikkat çekmiş yazardır" diye yazarak, hem ukte dolduracağım, hem de bir açığı dolduracağım sanal doku yoresidir. bi dakka lan kafam karıştı, tam olarak neyi doldurduğumu anlamadım. ama önemli olan o değil zaten. girilerine kısa bir müddet göz gezdirince anladım ki, hayata dair olayları keskin bir gerçeklik fakat ince bir duygusallıkla yazıyor. gerçi son cümlede kendimden tiksindim, ince bir duygusallık, keskin gerçeklik, melodramik düşler falan.
"bir de nickinin anlamını söylese hepimiz berhudar olacağız." - da vinci, the code.
kötü zamanlarda başını dik tutabilecek kadar sağlam karakterli, ancak girilerine baktığınızda da sanki hayat yıllardır ona kıyak geçiyormuş izlenimi verecek kadar da neşeli, optimist.
istanbul'un en kalabalık caddesinde amaçsız sebepsiz dolaşırken, eski günlerinizden, benzer hayatlara, benzer geçmişlere sahip olduğunuz bir arkadaşınızı gördüğünüzde yaşayacağınız hissi yaşattı sözlükte bu yazarla tanışmam. benzer bir arkaplana sahip olmaktan gurur duyarım.
@2080509 girisini okuyunca derdini bir daha anladığım, saygı duyduğum, içten nesildaş yazar. bir gün kanatlarını sakladıkları yeri bulacak, özgürleşecek ve yapması gerekenleri gerçekleştirecektir diye temenni ediyorum.
balık burcu hakkında tez yazacak kadar çok bilgiye sahip olduğu izlenimini uyandıran yazar. balık burcuna mensup bir yazar olarak kendim hakkımda bilmediklerimi, bilipte işime gelmediği için bilmiyormuşa yattıklarımı bu kadar net anlatarak balık burcunu afişe ettiği için kendisini kınıyorum desem de inanmayın. *
balık erkeği mi boğa kadını mı olduğu hususunda kafamda ciddi soru işaretleri bırakmış yazardır, hayır, kendisine de soramıyorum şimdi ilk mesajdan burç muhabbetine girmek olmaz (gerçi kendi başlattı da)
sevgili tatalu, buradan sana sesleniyorum. nesin sen? boğa kadını mı, balık erkeği mi? yoksa hiçbiri mi? bir de şu nickini bir açarsan, ne anlama geldiğini de anlamadım yani. ok plz thx kib by
sözlükteki ilk "burçlardan hareketle cinsiyet belirleme" deneyinin kobayı olmuştur. belki öncesi vardır ama ben ilk defa tanık oluyorum. fakat hoşuma gitmedi değil. selam yay kadını mısın? boğa erkeği mi? ama riskli ya ikisinden de değilse? mesela kova ise nolcak. kova kadınıyım veya kova erkeğiyim derse yine sorun yok ama ya sadece kova burcuyum derse? o da basit nick ne güne duruyor? anlamını öğrenirsin o da çözülür. nickinin anlamı ne? afrikada açan nadir bir çiçek! yuh kesin kız, amerikan yerlilerinin kullandığı bir kafa yapıcı otun adı, kesin errkek.
yani netice olarak tatalu bir deneyin ortasındadır, deneyin nasıl sonuçlanacağını bilemiyorum ama detaylı bilgi almak için
"hacım ne olacak bu itü sözlüğün hali" diye sordum kendisine, cevabı yazmak istemiyorum. girl power odaklı bir oluşumun temeline imza atarken kameralara yakalandı, pek iyi etti. yeni projelerde görmek istiyorum kendisini.
gecenin bir yarısı yazdığım bir girinin sonucunda sohbeti koyulaştırdığım yazar. öyle bir seslenişi vardı ki bana bütün gün kafamda onun söyledikleri dolaştı durdu resmen. bana o konuda kolay kolay kimse etkili olamamıştı bu yönden kendisi beni çok mutlu etmiştir. sağolsun varolsun, mümkünse eksik olmasın ve karakter atmasın.
insanı hiç kasmayan, yargılamayan, haklı olarak kasılmaktan kaçan insan. işte bunu seviyorum. bir nevi keyif pezevengi, aynı zamanda tüccarı. keyif alıyor, keyif satıyor yani. bulunduğu ortamı şen kahkahalarıyla aydınlatan, yüreklere su serpen, benim diyen zor insanı bir bakışta çözüveren, anlayışının, hoşgörüsünün sınırsızlığında bir fincan kahveyi en güzel akşam üstlerinin birinde zevkle paylaşabileceğiniz güzellik. çok seviyorum, iyi ki varsın...
benim için asla unutulmayacak bir yere sahip yazar. ama hiç öyle sandığınız gibi bişi değil, o benim ilk öğretmen arkadaşım. evet evet, oturup arkadaşça muhabbet edebildiğim ilk öğretmen (oha öğretmen lan, gerçek öğretmen, yuh), ya da karşılıklı hamburger yediğim. (hoş bi hamburger yemeyi beceremedi ama, küçücük hamburgeri eline yüzüne bulaştırdı, iki saatte bitiremedi, bazı konularda kendini geliştirmesi gerekiyor açıkçası*)
ayrıca kadınlar hakkındaki analizleri benim gibi sığ bir öküz için gerçekten başucu kitabı yapılacak nitelikte. şu kısa hayat maratonunda kendisiyle sık görüşmek nasib olur umarım bana. öğretmen lan, yuh.
damdanakan' ın ağzından bana mesaj atmış yazar. yol bilmem iz bilmem, benden daha beterleri varmış ama şans yok ki, sen git o kadar yazar içinde beni bul "bu zirvenin yapılacağı yeri bulamıyorum" diye ara. olacak iş değil yani. neyse efendim bu güzel örtmenimlen karşılıklı oturduk bi ara. yalnız aklımda tek bir şey kalmış. müslüm, yaşlı çocuk ve camelcankanın " yar yar yar yar vurma beni kalbimden bi ara bi sor allahsız" gibisinden kıytırık şarkısını söylüyorlar. ben döndüm tataluya " inanmıyorum! gerçekten ciddi ciddi söylüyolar!" iç sesim yalvarıyo öğretmenime "şaka yapıyolar ciciş" demesini bekliyorum. ama bir hayal kırıklığı daha tatalu şarkının devamını söyleyerek diğerlerine eşlik ediyo. kaç dakka aralıksız kahkaha attık, güldük bilemiyorum. ama çok eğlendik. çok ısındım kendisine, benim gibi pek bi sıcak kanlı. ama benim gibi ukala değil. nasıl bi şeyse "benim gibi çok sıcak kanlı." *
çok güzel bir insan.
her bakımdan güzel bir insan.
ciddi güzel bir insan.
güzel kelimesini bütünüyle karşılayan bir insan.
hem güzel, hem insan.
güzelsin güzel.
sen güzelsin ya şimdi herkes daha bir çirkin sanki.
güzelinden getir diyorum komple paket halinde geliyor bu.
güz- el= güzel
güz gibi kahverengi, akşamüstü esen ıhlamur kokulu rüzgarlar gibi
gözlerini kapıyorsun
tenine değen rüzgar sana seni söylüyor
işte öyle güzelsin
ellerin de çok güzel.
elsin, yabancısın ama yabancıların en güzelisin.
yabancı falan da değilsin işte olum
ellerin güzel, ellerin.
ellerini seviyorum ben.
eski nickimi* hatırlayan, hatta kendi iddiasına göre bir zamanlar o nickin altına iyi şeyler yazmış olan (ispatı yok, bilemiyorum*), 2nci cemre biraya düştü zirvesi'nde tanıdığım, güler yüzlü, hoşsohbet, güzel gülüşlü gamze insanı. ayrıca o bir öğretmen. ilk tanışmanın resmiyetini üzerimizden atıp geyiğin dibine vurduğumuz anlarda bu sıfatını söyleyerek tişörtümün önünü iliklememe neden olmuş "hocaanım".
internet bağlantım kesildiğinden beri sanki biraz uzaklaştı benden. kankalık müessesemize zeval geldi gibi. ama kalbimdeki yeri apayrıdır. iyi ki doğmuş. hakikaten iyi ki var.
edit: çok bayık olmuş bu nikaltı. nötralize etmek gerek.
lan, ağırlıksız gudubet.. kurudun kaldın. yaşlandın.
alese çalış alese.
arada plan yap, plan.
yeni kankalarının gözlerinden öperin.
beni de tanıştırsana onlarla.
çok safdışı kaldım, acayip demoralize haldeyim şu an.
doğum gününmüş, kutlu olsun.
love u
aynı dertlerden muzdarip olduğumuzu konuşmuştuk zamanında ben atlattım şimdi sıra onda,doğum günün kutlu olsun. bu yıl onun için daha güzel ve daha değişik olmasını dilediğim dogum günü kızı.
-----------spoiler------------
dengesiz.
-----------spoiler------------
nickaltlarına karşı bir yazarın da durmadan nickaltı girmesi ironi yaratıyor fakat içimden geldi.
hayatımda gördüğüm en hayat dolu insandır tatalu. heycanlı gibi ama değil gibi, böyle tatlı yumuşak pembe bişey, içine hava sıkıştırılmış böyle patlatsa pırıltılar saçacak yıldız tozları falan... lan çok kızsal mı oldu? bana öyle geldi sanırım. onunlayken ve ya konuşurken (ki sırf msnde konuşmayız telefonla mesajla iletişim gücümüz yüksek) acayip bir güven hissediyorum mesela o bana bişey anlatırken telefon çalsa 20 dkk telefonda konuşsam (ne kadar yüzeyselim ya) yazamazsam falan alınmıycak inanılmaz bi bizim arkadaşlığımıza bişey olmayacak hissi.
bir kere selam verdik mi birbirimize elimizi kolumuzu kaptırıyoruz çenede düşük olunca bizim al başına belayı...
bu kadar kankasal bir tasvir ve anlatımdan sonra sözlükteki yazarlığı için şöyle demek istiyorum; bu yaştaki bir edebiyat öğretmeni için tartışılamaz ispikciliğinden kuşku edilemez bir yazardır o. güzel anlatımı kendine has kelimeleri özellikle de, ben de kapmışım farkettim kelime sonlarına -sal getirmesi beni benden almaktadır (tam taklitçi oldum lan). bir de bu anne gibi ''starforsaken ısırıcam seni'' diyor aklıma babamın dayısı var o geliyor hep; küçükken sıkıştırıp ısırırdı yanaklarımı...neyse nerden nereye di mi?
uzun lafın kısası bugün doğum günü olan ve hiç yaşlanmayan sözlük yazarlarındandır* .
iyiki doğdun tatalu!!
böyle bazı özel zamanlarında bi arkadaşın evlendi diyelim ya da çocuğu oldu, birisi bi yakınını kaybetti farzedelim, ne denmesi gerektiğini bilemeyenlerdenim ben...içimden yüzlerce şey geçse de o sevinçleri ya da kederleri paylaşmak adına ağzımdan hep en sığ olanlar dökülüverir saçmalarım öyle böyle değil. saçma cümlelerimin son heceleri fısıltıya dönüşür mk gene yaptım şunu diye. vurdumduymaz, ilgisiz görünebilirim, kim bilir belki de sadece beceriksizimdir nickaltı yazma konusunda...