tekkelerde gelişen, dinsel içerikli edebiyat türüdür. halk edebiyatı gibi halka yöneliktir; halka ulaşmayı amaçlar. bu yönüyle halk edebiyatı içerisinde incelenir.
tasavvuf, temel olarak tecrübeye dayanan bir ilim elde etme yolu olduğu için, en iyi ifade tarzını, akla hitap eden tarihsel-teknik eserlerde değil insanın tahayyül gücüne hitap eden edebî eserlerde bulur. zira, akla hitap eden tarihsel-teknik eserler, yaşanılan tecrübenin aktarılması için yeterli olmaz. ancak edebiyat sahası, tasavvufî tecrübenin aktarımı için geniş imkanlar sunar. meramın benzetmeler ve işaretlerle anlatılması, görünüşte basit olan bir metinde çok kuvvetli anlatımlar yapılabilmesini sağlar. bu benzetme ve işaretler, insanın anlatılmak istenen mevzû ile kendi tecrübeleri arasında bir irtibat kurmasına olanak verir. böyle bir metodla elde edilen bilgi, kuru kuruya kurallar ve tarihsel gerçeklikler okunarak ya da dinlenerek elde edilen bilginden çok daha etkilidir ve nihaî sonuç açısından da çok daha başarılıdır.
öte yandan tasavvuf, edebiyat için besleyici bir kaynak olmuş, birçok müellif tasavvufla direkt bir bağlantı halinde olmasa bile tasavvuftan beslenmiştir. bunun sebebi ise, tasavvufî eğitim sırasında, insan ruhunun incelmesi ve güzel sanatlara olan ilgi ve kabiliyetinin artmasıdır.
--tasavvuf düşüncesini yaymayı amaç edinir.
--10. yüzyılda, islamiyetin kabulu ile başlamıştır. 12. yüzyılda, türkistan daki temsilcisi hoca ahmed yesevi; 13. yüzyılda, anadolu daki temsilcisi yunus emre dir
--şiirlerde, dinsel bir lirizm vardır.
--dörtlükler halinde yazılır, çoğunlukla yarım uyak kullanılır.
--hece ve aruz ölçüleri kullanılır.
--dili, islamiyetin etkisiyle, arapça ve farsça sözcükler ile etkileşimde olsa da, genellikle, halkın anlayabileceği düzeyde, arı ve yalındır.
--tasavvuf şiirleri, öğretici nitelik taşır.
--başlıca nazım biçimleri: ilahi, nefes, deme, nutuk, devriye ve şathiyedir.