tartışmanın
kısır döngüye dönüşmesi, kişilerin birbirine ayar verme yarışı yapması yada tartışan kişilerden herhangi birisinin tartışma konusunun kapsamı dışına çıkarak karşısındaki insanın genel kültürünü yada tartışılan konudaki yetkinliğini sınamaya çalışması sonucu ortaya çıkan modeldir.ancak bu kişi "tartışırken sinirlenen" den ziyade, "tartışırken sinirlendirilen" kişi olarak anılmalıdır.zira tartışmada etki olmazsa tepki de olmaz.
karşısındakinin sinirlerini bozarak tartışmalarda üstün gelme taktiğini en çok, çığlık çığlığa bağıran kadınların bolca bulunduğu sabah programlarında ve tbmm canlı yayınlarında, kürsü ile meclis koltukları arasındaki tartışmalarda görüyoruz.bu tür tartışmaların genel amacı bir sonuca ulaşmak yada
ortak paydada buluşmak değil, sadece üstün gelerek
ego'yu tatmin etmektir.bu sebepten rakibin bir an önce tartışmayı bırakması gerekmektedir.bunu yapmanın en kolay yollarından birisi de rakibin sinirlerini bozmaktır.
sinirlendirilen insan doğru düşünemez, düzgün cümle kuramaz ve derdini layıkıyla anlatamaz.ve böylece karşı taraf hem kişiye kafayı yedirtmiş, hem de onun tartışmadaki etkin rolünü yok ederek tartışmaya bütünüyle hakim olmuştur.ancak bu, iki köpeğin içlerinden biri pes edene kadar mütemadiyen birbirine havlamasından farksızdır.böyle bir tartışmadan elbette ki yapıcı bir sonuç çıkması beklenemez.
dolayısıyla, kimse tartıştığı insanı tahrik ederek sinirlendirmemeli, akabinde bunu tartışmaya tanık olan kişilere "aaa, bakın tartışırken sinirlendi, ayı işte, medeniyetsiz.. fikirlere saygısı yok." şeklinde lanse ettirmemelidir.bu taktik her zaman, herkese karşı işe yaramayabilir.bir gün hiç farketmeden, tartıştığınız konuda çok yetkin ve bir o kadar da sakin olan bir kişiyi karşınıza alabilirsiniz.ve bu kişi, sizi ve boktan tartışma taktiklerinizi hiç uslubunu bozmadan yerin dibine gömebilir.