belki ilginizi çeker
  1. · hacı hüsrev
  2. · cumhuriyet oteli
  3. · çinçin
  4. · harlem
  5. · tarlabaşı teksas
  6. · dolapdere
  7. · ağır roman
  8. · genelev
  9. · zaman kötü kolla götü
  10. · eşkiya
gündem
  1. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  2. · bir kadının bilmesi gerekenler
  3. · günün tek cümlelik özeti
  4. · zongul ducks
  5. · aşk
  6. · dünyanın en seksi şarkısı
  7. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  8. · flowers for algernon
  9. · ayar

tarlabaşı  

 sayfa  / 2
  1. yusuf yusuf, üçbuçuk üçbuçuk ve tırs tırs üçlemesini en kolay yaşayabileceğiniz mekan
    (shawluq, 24.04.2004 03:08)
  2. pezevenki var, tinercisi var, kapkaççısı var gaspçısı var ...
    geceleri uzak durulması gereken muhit...
    (zerdust, 24.04.2004 07:24 ~ 07:24)
  3. (pyrotechnician, 24.04.2004 10:19)
  4. genelevleri ile taksim'in arka yüzüdür.
    istiklal caddesinde yürürken, sanat galerileri, sinemalar, cafeler beklerken ışıl ışıl; tarlabaşı kendi halkı ile ayrı bir memlekette yaşıyor gibidir.
    (azureel, 27.05.2004 20:25)
  5. istanbulda arabayla yanından geçerken bile korktuğum sokak aralarında çamaşırların asılı olduğu 5 yaşındaki çocukların ellerinde bıçaklarla dolaştığı 1000 çeşit insanın bir arada yaşadığı tek adres tarlabaşı için şu laf yeterli galiba 'belli bir saatten sonra tek gezilmez gruplada gezsen birşey farketmez'
    (radiohead, 04.12.2005 15:14)
  6. (assyrian, 04.12.2005 16:38)
  7. diğer entrylerde bahsedildiği gibi aslında burası çok da tehlikeli bir yer değildir.bizzat kendi gözlemlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki sokakları gündüz daha tehlikelidir.geceleri de tünelden daha rahat girilebilir sokaklarına,çünkü adamlar ekmek teknelerini neden batırsınlar,orda mevzu çıkcak olsa bile çıkartmazlar.(bkz: uyuşturucu satıcılığı)
    (manderlay, 12.04.2006 11:43 ~ 11:44)
  8. (sorunsal, 18.07.2006 17:30)
  9. korkutucu semt. apartmanların arasında gerili iplere asılı çamaşırlardan gelen deterjan kokusu, küf kokusuna karışmıştır çoğu zaman. bir zaman güzel olduğu her halinden belli olan evler yıkılmaya yüz tutmuştur. sanki yıkılıverecekmiş gibi dururlar. arabayla sokaklarında geçmek ayrı bir derttir, yaya geçmek ayrı. her ikisinde de insan buraya ait olmadığını, sanki başına kötü bir şey geleceğini hisseder. zenci nüfusu çok fazladır. tipleri gayet korkutucu olan, ellerinde bıçaklarla gezen, yanına yaklaşmamak için çaba sarfettiğiniz adamlar sizleri zencilere karşı uyarabilir. 'çantalarınıza dikkat edin, bu zenciler çok fena' cümlesini hemen her sokak başında duyabilirsiniz. sokaklarından geçerken kapı önünde oturanların, kadın veya erkek farketmez, bakışlarını üzerinizde hissedersiniz. çantanızı daha bir sıkı tutmaya, yanınızda olanlara iyice sokulmaya başlarsınız. hızlı adımlarla, başınızı fazla kaldırmadan, kimseyle göz göze gelmemeye çalışarak, bir an evvel buradan çıkmaya çalışırsınız.
    (chrystal, 18.07.2006 18:06)
  10. ankara versiyonu için:

    (bkz: çinçin)
    (manticore, 25.07.2006 17:10 ~ 17:11)
  11. müdavimiyseniz adım başı selam vereceğiniz yok yabancısıysanız başınıza her türlü musibetin gelmesi muhtemel mahalle
    (dna, 25.07.2006 21:42)
  12. gece yaşayan insanların çoğunlukta olduğu mahalledir.(bkz: alış veriş merkezi)
    (kızkurusu, 21.08.2007 02:05)
  13. (deliyayla, 21.08.2007 02:23)
  14. travestisi,uyuşturucu satıcısı,kapkaçcısı,kaçak göçmeni,pezevengi,çöpü, sokak kedisi ve köpeği bol istanbul muhiti.gece yarısından sonra sokaklarda işeyen,sıçan,yol kesen,kadın pazarlayan,hap satan allah'ın belası bir yığın iğrenç insanın ortaya çıktığı sadece 50 yıl önce kibar,nezih,görgülü türk ve gayri müslimlerin barınmış olduğu şimdilerin suç oranı yüksek bataklığı.
    (rampada lambada, 21.08.2007 23:23)
  15. sürekli kötü olaylarla anılması, tarlabaşının kültürsüz-ruhsuz bir yer olduğu kanısı uyandırmamalıdır.. aksine 24 saat canlı hareketli yapısı, doğan her çocuğun film olacak kadar özgün hayata sahip olması, aslında her gün öylece bakılan; görmek istendiğinde de istanbul'un farkında olmadığı bir kültür ateşinin alev alev yandığı farkedilen semtidir..
    cumhuriyetten önce, tüm beyoğlunda olduğu gibi tarlabaşı'nda da büyük bir gayri müslim nüfusu hakimdi.. ancak cumhuriyet ile birlikte gelen düşman yabancılarile yabancı düşmanlar'ı birbirine karıştırma sorunsalı, 6-7 eylül olayları gibi hadiselerin sonucu apar topar türkiyeyi terk etmek zorunda kalan gayri müslim nüfus kaçarcasına giderken, ardında insan sesinden mahrum, ağır taş işçiliğin şaheserleri ile dolu tarlabaşı'nı bırakırlar..

    sanayileşmeye henüz başlayan istanbul'a adeta fütursuzca akan göçler, kendilerine şehrin göbeğinde, bomboş evler bulurlar.. tarlabaşı'na yerleşirler.. burada kendilerine ait bir kültür doğururlar..

    tarlabaşı'nı tanımaya ağır roman filmi izlenerek başlanmalıdır..
    (pa, 24.08.2007 16:21)
  16. sokak başında polis olmasına rağmen 10 metre beride ot çevirebilenlerin ve polislerin onları sadece izlediği bir mekandır. gerçi poliste haklı içeri girmek için ya psikopat yada 5 kilo taşak sahibi olmak gerek.
    (youseewhathappenslarrythiswhathappenslarry, 04.09.2007 00:45 ~ 00:45)
  17. fotoğraf çekmeye kalktığınızda sizin zararlı çıkacağınız mekan.
    (ziphan13, 04.09.2007 09:15)
  18. "istanbul new york'sa, tarlabaşı harlem..."*
    (moroccansipahi, 11.11.2007 20:21)
  19. beğendiğim istanbul filmlerinin çoğunlukla çekildiği yer..gündüz pek bişi anlaşılmasada geceleri gitmeyi göze almanın imkansız göründüğü taksimin diğer yüzüdür.
    (tınmaz melaike, 11.11.2007 21:38)
  20. kentsel dönüşüm projelerinden nasibini alacak semt.
    (heidi, 09.12.2007 03:03)
  21. tarlabaşı toplum merkezinde ders verdim geçen sene.çok zeki çocuklar var tarlabaşında.ilkokul mezunu, liseden terk olan hala öğrenci olan bir çok öğrenci bu merkezde fizik kimya matematik gibi derslerin yanında tiyatro, yaratıcı drama resim gibi sanat dersleri de alıyordu.kişisel bazı sebeplerimden dolayı ayrılmak zorunda kalmasam hala orada ders veriyor olurdum.verdiğim derslerinden birinde çocuklardan biriyle aramda şöyle bir diyalog geçti:

    çocuk:ya abi ya benim kafama bir şey takılıyor
    ben:nedir?bi sorunun mu var?
    çocuk:ya abi.mesela biz bu binanın içindeyiz.burda kitaplar falan var.dolap var.kapı var.sen varsın ben varım.
    ben:eeeeee
    çocuk:ya bunların hepsi hayalse.yoksa bunlar.
    ben:ııııı.şey kem küm +(^+%+%(/&&()(^%


    bunu iki göz bir evde 6 kişi yaşayan, evinde bırakın tv yi doğru düzgün su veya elektrik olmayan bir çocuk söylüyor.nasıl olduysa?
    (dahianlamindakideayriyazilir, 07.04.2008 05:02)
  22. polis karakolunun önünde panzer bulunan ender semtlerden biridir.
    (orc, 18.04.2008 02:08)
  23. şöyle etkileyici bir yazı yazılmış hakkında:
    http://www.radikal.com.tr/...
    (senfoni, 06.07.2008 13:37)
  24. bugün itibariyle görmüş olduğum mekan. bir yerlerden okumuşluğumla dalıyoruz istiklaldeki mis sokaktan içeri. yürüyoruz aşağıya doğru.

    bir yandan içimde gidip görmelisin diye dürtükleyen birşeyler var, diğer taraftan duyduklarım adımlarımı yavaşlatıyo.

    yürüyoruz, mis sokak bitince sol tarafa dönüyoruz biraz daha ilerliyoruz karşıda anayol var. allah allah nerde ki bu tarlabaşı diye düşünürken, bir kaç metre ötede, yolun arkada tarafından hissediyorum tarlabaşının kokusunu, havasını.

    burası olmalı diyorum arkadaşıma, o da bana katılıyo ve karşıya doğru yürüyoruz. ışıkları geçtikten sonra, işte tam tarlabaşı bulvarı yazılı duvarın altındayız. birbirimize bakıyoruz, girsek mi girmesek mi diye düşünüyoruz.

    ben girmem abi buraya diyorum, girelim ya bişey olmaz cevabını alıyorum. halbuki ben soktum tarlabaşında fotoğraf çekme fikrini kızın aklına, şimdi ben korkuyorum o cengaver olmuş.

    abi adamlara bak diyorum sokakta tek kadın yok, adamlar bize bakıyo. yürü deyip kolumdan çekiyo, yürüyorum bir iki adım, sonra geri koşuyorum valla ben girmem lan sikicekler diyorum anayola tekrar çıkıyoruz.

    biraz daha dolanıyoruz oralarda. hala içimde felaket bir görme isteği, halbuki biliyorum bi girsem kendimi ait hissedicem ama işte o korkuyu yaşattılar ya bi kere.

    tekrar sokağa girmeye karar veriyoruz, iyice birbirimize sokuluyoruz.

    her an pandik atıcaklarmış gibi hissediyorum diyo arkadaşım, benim montum uzun atamazlar diye geçiyo aklımdan. sonra saçmaladığımın farkına varıyorum. en fazla ne olabilir ki olmadı koşarız diye konuşup tekrar yürümeye karar veriyoruz.

    düşündüklerimizin aksine, değil rahatsız eden- tek bir laf atan dahi olmuyo. bayağı cesaretlenip iç taraftaki sokaklara dalıyoruz. oynayan çocuklar var, sohbet ediyoruz, fotoğraflarını çekiyoruz. bizi çok seviyolar. mahallede kapılarının önünde oturan teyzelerle sohbet ediyoruz ve karşımızda tam kafamda kurduğum tarlabaşı.

    samimi, kendine özgün, sokak taşları acı kokuyo, evler hüzünlü.

    abla sakın arka tarafa gitmeyin orda hapçılar var diye uyarıyo küçük. tamam diyoruz. teyzelerden izin alıp fotoğraflarını çekiyoruz. bir teyze de kendisi beni çek diyo, kırmıyoruz çekiyoruz.

    doluyorum, ağlamak istiyorum, ağlamıyorum. sigaram gelio çakmak bulamıyoruz, kalakalıyoruz öylece.

    diğer sokaklara giriyoruz, çocuklar peşimizden geliyo, rehberimiz oluyolar. yine fotoğraflar çekiyoruz. daha çok mardinlilere rastlıyoruz.

    yeni bir sokağa giriyoruz, evin önünde oturmuş 4 5 teyze ve bir küçük çocuk. sohbet ediyoruz, çat pat türkçe konuşabiliyolar. siirtten gelmiş çocuklar okusun diye ama binpişman. burası kötü diyo. 50 yaşında- yeni doğum yapmış. tehlikeli diyorum, omzumu seviyo, bişey olmaz diyo utanarak gülüyo. bende gülüyorum.

    teşekkür ediyoruz sohbet için, yürüyoruz. çocuklardan biri eline aldığı cam parçasıyla parmağını kesiyo 6 yaşında ya var ya yok. yapma diyorum, gülüyo. arkadaşına gösteriyo bak sen yapabilir misin? diyo.

    romanlarla aranız nasıl diyorum, 5. sınıfa giden çocuk çocuklar arasında bi sorun yok, beraber oynuyoruz ama ayrımcılık yaptığımızı söylüyolar. bize kömür verdiler çünkü adımızı yazdırmıştık ama kürt olduğumuz için verdiler sanıyolar ama biz onlarda alsın isterdik diyo. acaba üniversite okuyup şu cümlenin zerresini kuramayan kaç kişi vardır diyorum, yazık diyorum- yine sigaram geliyo tabi yine çakmak yok.

    çok karışık bi gün, bi kaç saat. iki küçük çocuk bizi ışıklara kadar bırakıyolar, belli sevmişler bizi. teşekkür ediyoruz. çıkıyoruz tekrar istiklale.


    ölüm diyorum arkadaşıma.
    ölüm buralar.
    (hatuninsankişisi, 03.02.2009 19:41)
  25. gidildiğinde polis abilerin çayını içmeden dönülmeyen yerdir.
    (pancho villa, 06.02.2009 02:36)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil