ülkemde çoğu insan tarafından yanlış yapılan durumdur. bu yanlışdan da dönmek istememektedirler nedense. tarihi yorumlarken önyargı ile yaklaşırsan, varacağın hükümler kesinlikle yanlış olur. tarihe önyargısız ve düşmanlık yapmadan yaklaşmak gerekir. tarih ile geleceği görmek istiyorsak bu şarttır.
örneğin, geçen günlerde bir kompozisyon olayı vardı. bir genç bir osmanlı padişahına hakaret eden bir kompozisyon yazmıştı ve bu olay medyada yankılanmıştı. şimdi bu yanlıştır. evet, geçmişimizi, kişileri eleştirmeliyiz. en ağır tenkitleri etmeliyiz. tenkit ederkende yerden yere vurmalıyız. ama hakaret etmemeliyiz. çünkü; bunu yaparsak, bu olayın sonu gelmez. burda vahdettin'i savunmak gibi bir fikir yok. böyle anlaşılmasın. vahdettin benim ülkemi iyi yönetmemiştir, elinde yetkiler varken bunları kullanmamıştır, yanlış insanlara güvenmiştir. abdullah öcalan= vahdettin desek yanlış olmaz. ikisinin de yaptığı işler ülkeme zarar vermiştir.
vahdettin sadece bir örnekti... bunu tarihimize yayabiliriz. siyasal görüşlerimizi bir kenara bırakıp tarihi öyle yargılamalıyız. ve de cesaretle yargılamalıyız. fakat; yok o toptu, yok bu sadabat gecelerinde kopardı... gibi safsataları aklımızdan atmalıyız. tarihi cesaretle yorumlama olayını uç bir örnek size; yanlış birşey yapmışsa atatürk'ü bile eleştirmeliyiz. atatürk'ü putlaştırmadan, burda haksızdı, bu olmamalıydı diye bilmeliyiz. putlaştırmamalıyız sözü yanlış anlaşılmasın, atama karşı tarifsiz duygular taşıyorum. misal; ben atatürk'ün allah tarafından kollandığını düşünürüm. bilirsiniz; kaç kere ölümden dönmüştür kendisi.
sonuç olarak; tarihimizi hiç bir önyargı taşımadan, hiç bir siyasi gözlükle bakmadan, ve kim olursa olsun hakaret etmeden incelemeliyiz ki doğru bilgilere ulaşalım. ve böylecede arkamızda bakıp önümüzü görebilelim.
(raziel, 06.12.2007 22:59 ~ 22:59)
dünyanın hiçbir yerinde objektif olarak yapılmaz; dünyanın her yerinde
kendine yontmak yöntemiyle icra edilir. yeni nesiller de bu yoruma -mutlak gerçekmişçesine- inandırılmaya çalışılır.
"tarih yazmak tarih yapmak kadar önemlidir. yazan, yapana sadakatle bağlı kalmazsa değişmeyen gerçek birgün insanlığı şaşırtıcı hal alır." (atatürk)
(bkz:
1984)
(bkz:
big brother is watching you)
(syst, 06.12.2007 23:17 ~ 23:18)
bir zarurettir.
zira tarih bilimi diğer bilimlerden farklı olarak deneysel hiç bir yönü bulunmayan bir daldır. hemen bütün bilimlerde gözleyerek, deneyerek , yerinde inceleyerek teoriler üreterek bir yerlere varabilirsiniz ancak tarihte böyle birşey sözkonusu değildir. zaten bu kadar kesin yargılara varılabilen bir bilim olsaydı bugün oturup vahdettin melek mi şeytan mı, fatih hristiyan mı vs gibi konular tartışılıyor olmazdı. kimse yer çekimi gerçekten var mı diye soruyor mu ?
ama tarihte iyi ya da kötü bir ilerleme kaydetmek için mutlaka bir yoruma ihityaç vardır. bunu yapanların anlayışlarına göre de tarih belirlenir, ve çoğunlukla da resmi tarih yazıcılığı bu yorum yetkisini tarihçiler adına üstlenir. eleştiriye kapalı, halkı olumlu anlamda galeyena getirecek ya da daha yumuşak bir tabirle motive edecek bir tarih yazar.
çoğumuz da gerçekten bilmediğimiz, hakkında farklı kaynaklardan bilgi edinip kendi kararımızı ya da yorumumuzu oluşturmadığımız bir tarihsel bilgiyle hareket eder ve mesela 2.mehmet'i gelmiş geçmiş en mükemmel ve zeki asker ilan ederiz.
ve yine mesela ben hala inan-a-mıyorum okmeydanından haliç'e kadar karadan kilolarca ağırlıkta geminin yürütülmesine ve bizans'ın bunu hiiç mi hiç farketmemesine!