|
|
- zehirli örümcek. boyutlarına rağmen korkutan yaratık. anavatanı avustralyadır.
- zehiri insan için tehdit oluşturmayan, kocaman tüylü örümcek çeşidi
- dr. no adlı filmde james bond'un başına bela olan yaratıktır, aslında james bond onu eline alıp atmak suretiyle kurtulabilecekken gereksiz stres yapar
- adını italyanın toronto kentinden alan 2,5 cm. uzunluğunda, kıllarla kaplı bir örümcek türü
(lethe, 16.09.2004 20:55 ~ 20:55)
- bu örümceğin zehrini vücuttan atmak için tarantizm adlı bir dans icad etmiştir eskiler.
- (bkz: tito and tarantula)
- bazı kabilelerde, karnından alınan yumurtaların yaprağın arasına sarılarak ateşte pişirilip yendiği hayvan küçüğü.
- zehri özel bir allerji söz konusu olmadıkça insan üzerinde öldürücü etki yapmayan hayvandır. ancak ısırığından kaçınmak akıl karıdır.
- faithless'ın süper parçası.
deep in the shadows of your deepest secrets
i sleep next to the precepts you hold most dear
your heart is in my province hour upon hour
i shiver when you feel the cold,
everything you say i hear
like a bomb and its fuse,
we bring bright light
but i could be a devil to you
i could bite like a tarantula
right through the skin
and leave my poison dripping
deliciously unsuspecting
protecting you from all harm
except perhaps from these arms
that hold you
- sahip olmayı kıl payı kaçırdığım harika yaratıklar..bazıları canlı yem istemekte olup bakımı çok zordur..erkekleri 2 sene, dişileri daha uzun süre yaşar..aslında vahşi varlıklar olduğundan doğada kalmaları daha uygundur, fakat hayranlık duyan kişiler akvaryum tarzı cam kutularda bakıyorlar..hava basmak için besleyenler de vardır..evde bakmak isteyenler kutusunda doğal şeyler kullanmalıdır..ceviz kabuğundan suluk, birkaç dal, ot falan koyup yaşam alanı sağlanmalıdır..
- (bkz: quentin tarantino)
- mükemmel bir faithless parçası, korkunç bir mahlukat. (parça değil kıllı bacaklı korkunç olanı)
ortası bölümde parça katmerlenir, pek leziz bir şey olur. klibi de hoştur ama çok da çarpıcı değil. girişindeki tamtamımsı davulları seviyorum; parça sazdan bambu türevi bir yerde kalırken göğsün üzerinde duran örümceğin düşünceleri olabilecekken isteyenler daha sembolik göndermeler yapabilirler, beton yorum yapasım geldi.
- örümcek korkusu denince akla gelen ilk türdür.
siyah veya kahverengi bir beden, kocaman şişman bir karın, sekiz adet kalın kıllı bacak, altı tane göz ve iki tane sivri ve iri dişi ile cesaret kırıcı bir görünümü olan ve zehri insanlar için önemsiz olan örümcek türüdür.
kendini tehdit altında hissettiği zaman arka bacaklarını karnının altına sürterek kıllarını havaya saçar, geniz veya soluk borusuna kaçan bu kıllar rahatsızlık verir.
en büyük cinsinin adı golyat tarantulası'dır, menüsünde genelde küçük memeliler ve kuşlar bulunur.
not: hatta bir efsaneye göre kümesten tavuk çalanarı bile varmış, yok artık daha neler denesi cehennem kaçkını kılıklı hayvan.
(bkz: shelob)
- bir garip kıllı, yıllarca birçok filmde figüranlık yapmış, en zorlu rollerin üstesinden gelmiş, duruşu ve karizmasıyla kızları önünde koşturan, cool ve bir o kadarda maço örümcek cinsidir.
(bkz: bayılıyorum göğüs kıllarına)
- smashing pumpkins'in bomba parçası. klibi de çok başarılı olmuş.. artık bize düşen bu güzel parçayı sular seller gibi bilip, zamanı geldiğinde hep bir ağızdan söylemek..
- 20 yıla yakın yaşayabilen örümcek.
- -şimdilik- son smashing pumpkins albümü zeitgeist'in çıkış single'ı.
i dont want to fight, every single night
everything i want is in your lies
you and me go back, to places i don't know to care
the spoils of all i got were left as scraps
don't let me say this, but you're no worse than me, too crazy
the unreal, real never was, just because
the ugly, feel we've had enough
the unbelief, someone gave us up
i wanna be there when you're happy
i wanna love you when you're sad
can't stand the morning rain
get out i'll take your place then
can't stand the blazing sun
close your eyes you'll see, the angel dies
i don't wanna be, anything believes
a million watts of sound can't compare
come along you'll see the world
home
oh is the white house all they want?
i'll sing for..
the unreal, real never was, just because
the ugly, every living soul
the oh so real, someone gave us up
don't break the oath
i wanna love you when you're happy
don't break the soul
i wanna be there when you're sad
withstand the pouring rain
the unreal, as real as any loss, too easy now
the unreal in every living soul
dumb day now
can't stand the blazing sun
can't stand the morning rain
ah get out i'll take your place .. again
i don't wanna be alone
i don't wanna be alone
i dont wanna be alone - no
if it's the white house all they want,
black house they'll get.
- lise yıllarımda okul laboratuvarının bünyesinde bulunan ve de her şeyinden sorumlu olduğum hayvandır.
lan küççükççüktü geldiğinde be,ama mezun olur iken bayağı korkutucu bir şey olmuştu,insanlara zehiri genelde öldürücü etki yapmıyor lakin gözlemlediğim kadarı ile hamam böceklerine de bir şey yapmıyor,yani kısa sürede,netekim ben cemşiti (tarantula) kalorifer dairesinden topladığım hamam böcekleri ile besliyordum,bazen bir öğle arası boyunca öldüremediği oluyordu.
(bkz: kitin)
bi de cok tutumlu hayvan be,yerdi yiyeceğini,yiyemediğini paket yapıp bi kenara taşıyordu,garip bir şeye sarıyordu valla.
|