türkiye sınırları dahilinde "askere gitmekten en çok korkanlar" diye bir araştırma yapılsa başı çekecek olanlardır.
askere gitmekten en çok korkanlar olmadıklarına eminim ben bu çalışanların. çünkü mevcut duygunun adı korkmak değil; başka bir şey.
ama bak desen ki
antimilitarist olduklarından askere gitmek istememektedirler; bak ne doğru söylemiş derim. ama siz demediğinize göre, kendim için ne doğru demişim diyorum.
çürük raporu alabilmek için bin dereden su getirecek, atmayacak takla, yalamayacak kıç bırakmayacaktır.
ot yolup ayazda kıçı donarak allah'ın unuttuğu yerlerde nöbet tutmayı askerlik sananlar için
pardon'dan gelsin;
"sayın amirim, bilmiyorum siz dörtnala mı gittiniz? fakat kimse askere koşa koşa gitmez! bende şöyle bir iş kurayım ondan sonra giderim" dedim, "iş kurma işi biraz uzadı"
askerliğini yapmamış cumhuriyet gazetesi çalışanlarından farkı yoktur bu adamların.
embesillere özel not: cumhuriyet gazetesi çalışanlarından farkı yoktur derken sadece askerlik yapmamaları yönüyle karşılaştırıyorum, sakin olun genç subaylar.
düşündüm taşındım; bir de bunun şu versiyonun olduğuna karar verdim:
(bkz:
taraf gazetesinin askerliğini yapmamış okurları)
vardır.
şöyle ki, en basitinden şu ergenekon kazılarında bulunan boş law -lav değil- silahları için haklı şekilde "boru" benzetmesi yapan genelkurmay başkanı'nı "law silahına boru dedi" diye alaya alırlar.
askerliklerini yapmış olsalar bilirler ki, law silahı tek kullanımlık bir silahtır ve 2. defa kullanılamaz. boş law silahının 10 cm çaplı borudan farkı yoktur. hurdadır.
neyse efendim konuya değinmişken şunları da belirtelim, law silahı türkiye'de tsk ve emniyet envanterinde vardır sadece. tsk envanterinde olduğu raporlarla sabit mi bulunan silahların? peki law silahının gömülmesinin sebebi nedir taraf'a göre? darbe ortamı yaratmak için saldırılar yapmak.
bak şimdi lan ben darbe ortamı hazırlayacak olsam sorarım ey yazar geri zekalı mıyım tek kullanımlık silah depolayacak? lan mis gibi rpg7 roketatar varken neden law silahı depolayayım? hem rpg7'nin mühimmatını doğu ve güneydoğu'da bakkalda bulursun neredeyse. kaldı ki, hemen her terör örgütünde de var bu silahtan yani, bir kaos ortamı yaratmak istediğinde yapılan saldırı çok rahatlıkla bir terör örgütüne yıkılabilir. peki law silahı ile saldırsan, bir örgüte yıkabilir misin? hayır! bu saldırıyı yapan ya tsk mensubudur ya da emniyet bu kadar açık. askerliğini yapmış düz bir adam olan ben bunları biliyorsam ve bu türden basit planlar geliştirebiliyorsam, bu adamlar geri zekalı mı law silahı depolasın? hadi dolusunu aldın da boşunu hani o "boru" olanları götüne mi sokacaksın be anam?
diğer yandan askerlik yapsalar şunu da bilirler en azından sorgularlar, silah deposunda bile oksitlenme ihtimali bulunan mühimmatın toprak altına gazeteye sarılarak gömülmesi, ilginçtir mühimmatların hiç oksitlenmemiş olması bir tuhaf şey de, düz bir 7,62 mm çapındaki g-3 mermisinin düşürüldüğünde dahi milyonda bir de olsa patlama ihtimali varken, ilgili yere kepçelerle nasıl dalınıyor arkadaş? lan patlayıcı var orda be?
vel hasıl, bazı mantık dışı şeyleri "aaaa bunu yaptıııı" demelerinden bellidir ki, bazıları askerlik yapmamış.
olası bir savaşta "operation human shield" kapsamında kullanılacak çalışanlardır. (bkz:
south park the movie)
(sürekli dem vurdukları kendinden olmayanı kabul etmeme, yaşıyor saymama ve ötekileştirmeye ithafen) öteki'nin nasıl olduğunu, nasıl yaşadığını henüz bilmeyenlerdir.
askere giderken de gazetedeki bilgisayarlarının köşesine şu notu bırakabilirler:
(bkz:
aldatmaya gittim dönücem)
elbet bir gün askerliğini yapacak olan çalışanlardır. "seve seve" gideceklerini onlarda biliyor.
hadi ordan denecek bir bahistir. askerlik sistemin getirisidir. askerliğini yapmamış bir insanın bittabii çalışmaya hakkı vardır. eksik ya da yarım değildir o kişi. sistemin suçudur bu ve sistemin suçunu şahıslara yükleyip aşağılamak hatadır. askerliğini yapsa da yapmasa da o herkes kadar insani haklara sahip bir bireydir. tsk ile problemli olan bir tek taraf gazetesi değildir annem. tüm ülkenin gençleridir. adamı hasta etmeyin.
(mel, 05.11.2009 20:24 ~ 20:27)
taraf gazetesinin belirli dönemlerde askere yolladığını, bir plan dahilinde yolladığını düşündüğüm grup. zira istahbarat akışı maşallah, çatır çatır. diyorlardır hepsine, bakın koçlarım yedek subay olmaya gayret edin, elinize geçen bilgiyi de önce fakslayın, sonra aslını yollayın o belgenin.
başka türlü olmaz hacu, bu kadar kapalı bir kurum olan ordudan bu kadar belge nasıl sızıyor, çok çakalsın taraf gazetesi.
(buradaki yazı halkı askerlikten soğuttuğu gerekçesi ile yazılamamıştır)
(bkz:
yasaları seviyorum)
askerlik mesleğini korkaklıkla yada cesaretle tanımlamayanlardır bu çalışanlar.
dünyanın en ilkel mesleklerinden biri olan askerliği yapmanın erdeminden bahsetmeyi ilkel toplumlara bırakalım.
başka zorunlu askerlik uygulamasını kaldırırken, bizimkiler hala askerliğin bir meslek olduğunu anlamadığı için gencecik çocukları hayatı boyunca gidip hiç piknik yapmayacağı, gezip tozmayacağı dağa taşa sürüyor.
artık bu konulardan bahsetmemiz gerekirken, birilerinin askeri gidip gitmediğini tartışıyoruz. kaldı ki askere gitmedilerse vardır bir sebepleri. malum türkiye devleti vatandaşını bir askere alım yaşı geldiği zaman birde vergi alacağı zaman hatırlar.
sen askere gitmekten korkma bilader. oraya gidip hiç anlamadığın bir işi aylarca yap. üzerinden bir kaç kurşun geçsin bakalım altına işememeyi başarabilecek misin..
sıcak evinde oturup klavye başına geçince inan bende çok cesur biri oluyorum.
(jarat, 05.11.2009 21:05)