1. haçlı seferlerinin sonucunda tüm kudüsü katleden hristiyanlardan farklı bir politika benimseyerek hristiyan-müslüman-yahudi içerikli bir birliktelik düşüncesini öngören örgüttür.kuruluşlarının başlarında 9 kişiden oluşuyorlardı ve görevlerinin bölgedeki hristiyan hacılarını korumak olduğu söyleniyordu.ancak 9 kişiyle böyle büyük bir görevi yapamayacakları aşikar olmakla beraber bununla ilgili hiçbir kayıt da bulunmamaktadır.
haçlı seferlerinden kazanılan başarılardan sonra papalık tarafından bağımsızlık kazanmışlar papa haricinde herşeyin üstünde bir güç olmuşlardır.ancak kudüs kralının ölümünden sonra bölgeyi tamamen ele geçirme girişimlerinin sonucunda kutsal topraklara getirdikleri hristiyanların yenilmesiyle buralardan geri çekilmek zorunda kalmışlar, düşüşlerin ve dağılışlarının sürecini başlatmışlardır.
tapınak şövalyeleri başarılarla dolu dönemlerinde papalığın kendilerine bahşettiği büyük güçler ve imtiyazların yanında avrupa halkının haklarına ürettiği sayısız kahramanlık destanlarının etkisiyle , tüm avrupa çapında sayısız para ve toprak sahibi olmuşlardı kendilerine yapılan sayısız bağışlarla.bu sayede başlarda ettikleri fakirlik yemininden de bir eser kalmamış , geçen zaman içinde papaya olan bağlılıkları da sadece laftan ibaret kalmıştır.
askeri ve ekonomik alanda güçlenmeleri onların halk arasındaki imajını geçmişte sahip olduklarından tam tersine doğru çekmiştir.hatta halk arasında türlü kötü sıfatların sahibi de olmuşlardır.iyice güçlendiklerinde önemli soyluların ve kralların bankeri konumundaydılar.avrupanın çeşitli yerlerinde toprakları ve her ülkede imtiyazları vardı.ayrıca kralların işlerine de karışmakta çekinmiyorlardı.hatta onlara kafa bile tuttukları oluyordu.ancak kendilerine borçlu olan krallar bu kafa tutmaların akabinde geri adım atıyorlardı.tüccarlarla sıkı anlaşma içindeydiler.kurdukları sistemle modern bankacılığın temellerini atmışlardır.bilinen ilk "çek" tapınak şövalyelerinin sayesinde kullanılmıştır.ayrıca sahip oldukları filolar ile de ilk kez manyetik pusula kullanılmıştır.
bu sahip oldukları gücü kendisine bir tehtid olarak gören fransız kralı 4. philip , tapınak şövalyelerini yok etme amaçlı planlarını dikkatlice hazırlıyordu.bu planları hazırlayışının başlıca sebepleri arasında tapınak şövalyelerinin sahip olduğu toprak ve hazineler vardı.onları yok etmekle hem ülkesini büyük bir tehtid altından kurtaracağını , hem de çok büyük bir hazinenin sahibi olacağını düşünüyordu.bu planlarını sahip olduğu fransa kralı statüsüyle yapamayacağını da biliyordu.bunun nedeni ise tapınak şövalyelerinin geçmişte papalık tarafından aldığı tam bağımsızlık idi.şövalyeler, papalık haricinde hiçbir devlet veya kurumdan emir alamazlardı.ancak kral philip in planı çok etkiliydi.önce dönemin papasını ve yanında bir kişiyi zehirleterek öldürttü.daha sonra kendi adayı olan 5. clement i papa yapmıştır.
planı tıkırında işleyen 4. philip 1307 yılında tüm ülkenin her yerinde aynı anda işe koyularak tüm şövalyeleri tutuklatmıştır.şövalyelerin tüm topraklarına el konmuştur ancak gerek kendileri hakkında bilgiler içeren bir yazıt veya sahip oldukları hazinelere dair hiçbir iz bulunamamıştır.bunun nedeni ise açıktır.şövalyeler olacaklardan bir şekilde haberdar olmuşlardır.bunun en büyük kanıtı ise
jacques de molay'ın olaylardan hemen önce tarikata ait kitap ve not dahilinde ne varsa toplattırdığı ve yaktırdığına dair söylentilerdir.ayrıca yine olaydan çok kısa bir süre önce tarikatın fransa topraklarına sahibi olduğu hazine at arabalarıyla yine tarikatın sahip olduğu gemilere taşınarak bilinmeyen bir yere gönderilmiştir.böylece kral philip hiçbir şekilde istediğini alamadığı gibi üzerine de lanet yağdırmıştır.ayrıca hiçbir tarikat üyesinin beklendiği gibi tutuklama esnasında da karşı koymayışları da şaşırtıcıdır.
tarikatın o zamanki büyük üstadı
jacques de molaytutuklandıktan 7 yıl sonra 1314 yılında yakılırken clement ve philip e lanetler okuyarak onların da bir gün yanına geleceklerini ve onlardan hesap soracağını söylemiştir.olaylardan kısa bir süre sonra 5. clement ağır bir dizanteriye yakalanarak ölmüş , 4. philip ise belirlenemeyen bir nedenle yaşamını yitirmiştir.bu mistik olay , tapınak şövalyeleri dağıtıldıktan sonra bile halk arasında bilinen mistik güçleri perçinlemiş , ilerde kendileri hakkında yazılacak ve çizilecek bir çok hikayeye malzeme olmuştur.her ne kadar mistik bir güç olarak görünse de jacques de molay ın yağdırdığı bu lanetin gerçekleşmesi şaşırtıcı değildir.tapınak şövalyeleri , kutsal topraklarda hüküm sürerken bir takım müslüman tarikatlarla ilişki içindeydiler.bunlardan biri de hashasin tarikatıydı.bu tarikattan öğrendikleri şeyler arasında da zehir yapımı bulunmaktaydı.yani kısaca şövalyeler zehir konusunda oldukça ustalardı ve büyük üstadlarının lanetlediği insanları zehirlemek için çok fazla sayıda insan vardı...
şövalyeler dağıtıldıktan sonra varlıklarını devam ettirdiler.bu konuda onlara en çok yardımcı olan ülke de iskoçya olmuştu.çünkü o sıra iskoçya ingiltere ile savaş içinde olduğundan kilise tarafından kendisine tapınak şövalyelerinin afaroz edildiğine dair bir bilgi ulaşmamıştı.bu sayede bir çok fransız ve ingiliz sığınmacı iskoçyaya yerleşmişti.hatta bunlardan iskoçların arasında savaşa katılanların olduğuna dair de söylentiler mevcuttur.şövalyelerin bir bölümü ise geçmişte kurucu başkanlıklarını yaptıkları töton şövalyelerine sığınmışlardır.hatta onların yanında kiliseden intikamlarını , tötonların martin luther adındaki bir sapkına destek çıkarak kiliseyi bir kenara itmesiyle almışlardır.
bunların yanında ispanyadaki tapınak şövalyeleri ise sadece isimlerini "isa mesih'in savaşçıları" şeklinde değiştirmişler ve varlıklarına devam etmişlerdir.vasco de gama bu örgüte üyedir.ayrıca colomb un yeni dünyayı keşfederken kullandığı 3 gemide de kızıl haç sembolleri bulunmaktadır.geriye kalan tutuklu şövalyelerin bir kısmına bir sene manastırda kapalı kalmak gibi küçük cezalar verilmiş , bazıları ise serbest bırakılmıştır.sakallarını kesen ve üzerlerinden çıkarmadıkları beyaz ve pelerinli kıyafetlerinden vazgeçen tapınak şövalyeleri varlıklarını gizlilik içinde devam ettirmişlerdir.günümüzde bile bu tarikatın mirasçıları ve gerçek varisleri olduklarını söyleyen örgütlenmeler mevcuttur.