belki ilginizi çeker
  1. · 27 aralık 2008 israil in gazze saldırısı
  2. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  2. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  3. · author
  4. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  5. · ezel
  6. · aklidengegorecelibikavramdir
  7. · sözlük yazarlarının itirafları
  8. · kilo alamamak
  9. · the diggers

tanrının tüm acıların gerçek sorumlusu olması  

  1. (bkz: ergen başlıklar)
    (insansevmeyenhayvan, 24.12.2008 17:57)
  2. bir programcının yazdığı program hatalı çalışıyor ise sorumlu kimdir? programcı tabi ki. peki her şeyi yarattığına inandığınız tanrı da, bu evrenin programcısı değil mi?
    çok bug var usta!

    ama olaya acılar falan demek pek hoş değil, bug bunlar.

    gerçek bir şey icabında.
    (bete noire, 24.12.2008 18:26)
  3. "acı yaşamak" çok büyümüş gözümüzde besbelli, rahata okadar alışmışız, onun güzel kollarında okadar "rahat"mışız ki acıya dayanamıyoruz. biz rahat istiyoruz ama " o " bize acı veriyor. basitliğin dibine vurmuşuz, haberimiz yok. iki kelime düşünemiyoruz, elimizden gelen tek şey o iki kelimeyi düşünmeden söyleyip "rahat"ın kollarına atılmak, uyumak, uyumak.

    biz basit değiliz. insan sözcüğünün bir derinliği var ki düşünen bu kelime altında ezilir iki büklüm bile olamaz yokolur gider. eğer insanın bu dünyadaki amacı aptalca hareket edip, etrafındaki bakteriye bile hayırlı olmayacak işler yapmaksa o insanın, yeryüzünde işi yoktur. acı duymak bukadar canınızı acıtıyorsa, on metreden kafaüstü atlayın aşağı, en fazla yaşayacağınız 3 saniyelik acı olur ve ömrünüzde ilk defa insanlığa bir hayrınız dokunur.
    (annem bana git ekmek al dedi, 24.12.2008 18:41)
  4. konu acı çekmek yada acı yaşamaktan ötede biraz görmek içün ileriye bakmak gerek.. hadi bizim fikrimiz dahi alınmadan geldik bu garip yere ki bence en azından hangi yıldan başlamak istediğimiz sorulmalıydı belki o zaman biraz daha adil olurdu.. fekat biz iyi yapmaya çalıştıkça herşey dahada kötüye gidiyorsa bi yerde bi sorun vardır demi.. ve insan kadar herşeyi başlattığını düşündüğümüz şahsiyetinde azıcıkta olsa payı vardır olan bitende..
    (pazienza, 24.12.2008 19:24)
  5. dinen doğru olan önerme. evet, hayır ve şer allahtan gelir gelmesine de bizim de irademiz vardır bunda. rahmetli dedem cüz-i irade derdi buna. yani cüzi, ufak irade.

    islam felsefesinde iki belirgin tez vardır.

    birincisi, tanrı her an insan yaşamına müdehale eder. devamlı. yaptığının cezasını da ödülünü de burada görürsün. hakem gibi yani.
    ikinci teze göre, allah insanı yaratmıştır, ve çok marjinal bir durum olmadığı sürece karışmaz olan bitene. öbür tarafa bırakır hesabı tamamen.
    misal, senin müslüman olmanın sebebi, dedelerinin dedelerinin dedelerinin müslümanlığı seçmiş olmasıdır 1000 yıl önce, bu ikinci teze göre.

    inanç meselesi bunlar.

    (bkz: neye göre kime göre)
    (gelirsemkal, 24.12.2008 20:44)
  6. eğer bir tanrı varsa ve eğer yine dinlerde iddia edildiği gibiyse, bu mükemmel(!) düzeni oluşturan ve bu nedenle hayranlık toplayan yine oysa, aynı şekilde çekilmiş ne kadar acı varsa o nedenle tepkileri toplayan o olacaktır kuşkusuz. gene aynı inanca göre konuşuyorum, kendi oluşumunda en ufak bir role sahip olmayan, dünyaya yollanışından yani varoluşundan sorumlu değilken, üstüne genetik kodu yüzünden yok olmayı bile göze alamayan, her şekilde kısıtlanmış insanoğlu nasıl olur da kendi acılarının sorumlusu olabilir. her güzel şey tanrının hikmetinden geliyorsa, her türlü kötü şeyin de geldiği kaynağın o olduğundan kuşku duyamıyorum. eğer varsa ve insanoğlunu bu dünyadaki her şeyden sorumlu tutacaksa bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur.
    (badanaadanadanaana, 27.12.2008 16:51)
  7. cennet ve cehennemin dünyada yaşandığı,acı ve keder gibi tüm duyguların insan kaynaklı olduğu inancına ters bir önermedir.
    (albatros2424, 27.12.2008 17:10)
  8. iyide niye suçlu ki acı çekerken çıkmaması gereken sonuçlara ulaşması için insanın hiç mi kabahati yoktur öncesinde ezelde acaba
    (oneo, 27.12.2008 17:25)
  9. insanın tüm acıların gerçek sorumlusu olması şeklinde değişmesi gerektiğin düşündüğüm önerme. zira allah insana akıl vermiştir ne kendine nede başkalarına acı çektirmesin diye. düşünsün, doğru olanı bulsun ve zulmetmesin diye. dikkatinizi çekerim insan aklıyla düşünecek götüyle değil.
    (orc, 27.12.2008 18:20 ~ 18:52)
  10. herkesin bazen sığındığı kurtuluş cümlesidir. bide hani burda bu düşünceyi eleştirenler var ya, onlarda şimdi inançlı bilge erdem modlarına sokuyolar kendilerini ama benden kaçamazlar çünkü onlar da hayatlarında en az bir kere düşündüler fakat düşündükten sonra o düşünceyi töbe töbe diye akıllarından kovdular mı orasını bilemeyeceğim.

    hacı şimdi şöyle birşey var.

    sokakta siz sıcacık arabanızda, taksinizde ya da otobüsünüzde yolculuğunuzu gerçekleştirirken, elinde mendil satan çocuklar var ya hani.. işte onlara bakıp içiniz acıyor ya (güya) acaba kaçınız aracınızdan inip onun elinden tutup bir çorba ısmarladınız? ama genelde ne yaptınız siz daha iyi biliyorsunuz. üzüldünüz ya hani içiniz sızladı falan filan fişmekan işte günah çıkarttınız hatta eve döndünüz, işe vardınız hemen etraf ahalisine anlattınız ayyyy bir çocuk gördüm içim acıdı vallahiiii diye. fakat azcık daha yürekli olun o çocuğu evinize alın. nasıl fikir ama?

    madem allah size akıl fikir vermiş, onlara sığınacakları bir yer için kampanya başlatın; okulunuzda, iş yerinizde, aile içinde. ya da aylık bir çocuğun yemek ihtiyacını üstlenin. hani allah size akıl fikir vermiş ya.

    birde şurda şöyle kurandan, anneden, babadan, babanneden cümlelerle dini bilgi parçalanması yaşıyoruz ya en çokta ona bitiyorum.

    iyiki de söylediniz allah bize aklı verdi iyiyle doğruyu ayırt edelim diye, sonrada doğruyu bulalım hede hödö..
    iyiki söyledin güzel kardeşim bunu biz hiç düşünememiştik, hiç kurana bakmadık. sen bunu söyledin aydınlattın ruhumu, adeta kendimi günahkar gibi hissettim bu düşüncelerim için.

    biraz olsun kendimizi dinleyelim. asıl olan içimizdeki cümleleri söyleyelim. hiç mi en yakınınız öldüğünde allaha isyan etmediniz? hep mi tevekkül ettiniz? içten içe hiç mi suçlamadınız onu, kızmadınız ona? aranızda hiç mi annesi, babası ya da bir yakını ölen yok? ne dediniz? allahtır, bir bildiği vardır mı dediniz? ya da depremlerde, sel felaketlerinde, trafik kazalarında ölen binlerce genç, çocuk, yaşlı vs için insan hatası mı dediniz? ya da allah biz ibret alalım diye yapıyo bunları mı dediniz?

    demediniz elbette. üzüldünüz. ama düşüncelerinizi hemen kovdunuz. aman ya kovmasaydınız günahkar olurdunuz.

    anlayın isyan edenleri bence. çünkü mutlaka hayatınızın bir döneminde, bir anında bunu yaşıcaksınız. yaşamadanda ölmiceksiniz. hatuninsan dediydi dersiniz.
    (hatuninsankişisi, 27.12.2008 18:50 ~ 18:51)
  11. nasıl bir tanrı küçücük çocukların aç kalmalarına göz yumar? nasıl bir tanrı her şeyin sorumlusuyken(öyle ya biz kimiz ki bir şey yaratmış olalım) yapılan kötülüklerden yine kendi yarattığı kötü insanları sorumlu tutar? nasıl bir tanrı ki dualara cevap vermez? nasıl bir tanrı ki bizim ne halt olacağımızı bile bile bizi yaratır, ego tatmini için mi? nasıl bir tanrı ki kıytırık varoluş teorileri kadar bile gerçekliği yoktur?
    kim ne düşünürse düşünsün, tanrı bizim beynimizde ürettiğimiz bir şey bence. güçsüz kaldığımız da, mutsuz olduğumuzda ve bunları değiştirecek gücümüz olmadığında içimize bir nebze huzur vermesi için tasarladığımız bir şey. belki tanrı gerçekten vardır bilemem. ama varsa da ben ona kendi yarattığı canlılara bu kadar acı çektirebildiği için ancak nefret duyabilirim. dikkat edin kuran da bile bu gerçekleri düşünenlerden kafir, gözüne perde inmiş şahsiyetler diye bahseder. apaçık gördüğüm, bunların sorgulamamızı istemeyen kişiler tarafından çıkartılmış şeyler olduğudur. öyle ya biri çıkıp da ulan bu dinler saçmalık bu kuran da, incil de tevrat da hiç de o kadar ilginç şeyler değil demesin. vicdanımızı aptallığımızın bekçisi haline getirmişler anlayacağınız. tabi o öyle çok zeki adamların bir anda çıkıp hadi insanları şöyle böyle kandıralım demesiyle olan bir şey değil. öyle ki insanlık kadar eski. zamanında da kabileden bir din adamı kimin kurban edileceğini seçermiş. eeee tabi bu kurban asla kendi olmaz. ayrıca kurbanlar verildikçe ve her şey olağan devam ettikçe bu olağan gidişat tanrının dolayısıyla onun sözde elçisinin bir hikmetiymiş gibi algılanırmış.
    yalnız psikolojide bir şey vardır: eğer bir hastanın yanlış bir düşüncesi varsa ve siz bu düşünceyi aldığınızda yerine koyacak başka bir şeyiniz yoksa ve bu boşluk onu hayattan koparacaksa bu yanlış düşünceyi hiç almazsınız. yani tanrı inancını alırsanız insanların çoğu bir boşluğa düşer. evet bir kısmı gerçekleri görüp adaletin bu dünyadan başka bir yerde, bir başkası tarafından sağlanamayacağını görüp mücadele eder, kendine acımaz mücadele eder. ama benim tahminimce daha büyük bir kısım da umutsuzlukları içinde hayal kuramadan ufalanır giderler.
    nietzsche gibi bazı cesur yürekler bu gerçeği gördüler. ama bir çok insan da mutsuz olarak yaşadı ve öldü. seçim sizin ister huzurlu ve aptal olarak ölün, isterseniz huzursuz ve gerçekleri görmüş, tavşanın tüğleri üstüne tırmanmış ve sihirbazın ta gözlerinin içine bakmış biri olarak ölün.
    (tesisatçı, 27.12.2008 19:08 ~ 19:12)
  12. şimdi hazların olması için acıların olması gerektiğini düşünürsek, yani kavramların karşıtlarıyla varolması zorunluluğunu göz önünde bulundurursak acıların sorumluluğunu tanrının üzerine atabiliriz. o yarattı bunları sonuçta .he tanrı buna alınır mı gücenir mi , çok ipler mi onu bilemicem. ki alınmıyo gibi gözüküyo burdan bakınca.
    (palyanço pogo, 27.12.2008 19:26 ~ 19:26)
  13. her türlü çıkmazlığı tanrıya bağlamanın yeni versiyonu. öyle ki tanrı kavramı bile ilkçağlarda bu temele dayanmaktadır. hava şartları kötü nedenini bilmiyoruz, yukarıda birşeyler bize kızmış olmalı.şimşek düştü yangın çıktı bu birşeylerin gazabı kesin. bir şekilde bilinmeyen herşey en yakın kaçış noktası tanrıya bağlandı bu zaman dek.
    ama gidip de insanoğlunun kendi elleriyle yarattığı dandiriboktan dünyanın sorumlusu olaral varlığını sadece hissedebildiğimiz bi varoluşa yüklemek ne derece insansal düşüncelerimize, beynimize, mantığımıza sığar ki?
    istediğimiz her olguyu tanrı sıfatına yüklemek ne derece inançlarımıza sığar?
    her haltı yiyip affet demek, herhangi kötü olayda hay senin tanrı gibi deyip sövmek nası bi ego tatminidr ki ego tatmin etcek yerimiz mi kalmadı?

    bırakalım bu 14-15 yaş kötülüğü keşfettim ayaklarını, kendimize gelelim. olan kötü şeylerin ttek sorumlusu biziz.bunu düzeltmek de bize kalmış...
    (onbeşdakikareklammıolurbekardeşim, 27.12.2008 19:28)
  14. (bkz: empathy)
    (mumble, 27.12.2008 19:41)
  15. "kazandığın para, bitirdiğin okul, ne bileyim aşık olup beraber olduğun kişi de allah'ın bir lütfudur sana" desen saniyesinde inkar edecek bir tür organik düzeneğin (insan da diyorlar) "ahah süper bişiy buldum lan" tadında iddiası. hayır ve şer allah'tan doğru. hatta iddian da bir yere kadar doğru. ama ben masumum bütün suç onda ayaklarına yatma. git biraz oku! zati, subuti sıfatlar; cüzzi irade neymiş falan. belki birkaç şey öğrenirsin.
    (aksamustune dogru kis vakti, 27.12.2008 19:52)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil