hadis-i şeriflerden öğrendiğimize göre allah'ın kuldan soracağı ilk şey namaz'dır.
namaz neredeyse islam'ın en temel ibadetidir. düşünelim, eğer zenginsek hacca gider ve zekat veririz. hasta değilsek oruç tutarız. ancak namaz için böyle bir hususiyet yoktur. hatta kimi alimlere göre "kaza namazı" denen bir şey de yoktur. namaz, kazaya bırakılmayacak dercede önemli bir ibadettir. yolculuk esnasında ve dahi savaşta iki rekat da olsa kılınır. ileri derecede hasta isek oturarak kılabiliriz. hatta yataktan kalkamayacak derecede rahatsızlığımız varsa "ima" ile yani hayal ederek dahi kılmak zorundayız. kişi her ne hal üzere olursa olsun namazı kılmakla mükelleftir. işte bu denli öneme sahip bir ibadet olan namaz, ahirette karşılacağımız ilk soru olacaktır.
bu hususta nokta-i nazarınızı bir şeye celbetmek isterim. rivayet edilir ki allah meleklere kulun namazının tam olup olmadığını soracak. melekler bazı farzların eksik olduğunu söyleyince allah bildiği halde "bakın bakalım nafile kılmış mı hiç?" diye soracak. melekler eğer varsa nafile namazları yani bugün sünnet diye tabir ettiğimiz namazları eksik olan farzların yerine koyacaklar. demek istenilen, bir müslüman namazı kılmak için elinden gelen en büyük çabayı harcarsa allah da onun eksik kalan namazlarını tamamlar.
hasılı namaz o kadar mühim bir mevzudur ki şakaya gelmiyor.
aslında sorduğu sorudur, yalnızca hatırlamıyoruzdur. zira tanrı'nın yaratıklarına soru sormak için onların ölümünü beklemesi gerekmez. onlar doğmadan evvel, yaşarken... pek çok vakti vardır.
tanrı insana hiç bir şey sorma ihtiyacı duymaz çünkü insanın yaptığı her şeyin nedenini bilir.o aslında her şeyi bilir.tanrı'nın (benim için allah cc sizin için bilemem) insana soru sorması o'nun tanrısallığının yadsınmasıdır (benim için allah a küfürdür ).sizi bilemem ama böyle sovlara girmeyiniz (gene bana göre ahirette yan basarsınız ona göre)...
"mesela bir gün erbakanla yolda yürürken, tayyibi gördün. abdullah camide bizi bekliyo hadi çabuk namaza geç kalıyoruz dedi. napardın ?" (bkz: redpill or bluepill)
bildiğim kadarıyla soracağını sormuştur bile. "soracağı soru" diye bir şey olamaz. o soruyu kalu bela'da rab sormuş, kullar da yanıtlamıştır. ruhlar yaratılıp dünyaya gönderilmeden evvel her bir ruh, allah'ın tek ilah olduğuna iman etmiştir. ilk soru şu giride anlatılmış: (bkz: @211688). yani soru sorulmuş. öldükten sonra sorulacak ilk soru da olsa olsa "sözü nü tuttun mu" olacaktır diye tahmin ediyorum. olmayabilir de. nihayetinde sayısal loto değil bu. tahminlerle iş yürümüyor.
"hmmm duydum ki namaz olayını sen hiç anlamamışsın, islamın şartları desen o da yok..eh imanın şartlarını az evvel sordum 4 yanlış bir doğruyu götürdü. bir de boşun vardı elde var sıfır... ortaokulda sana zorla ezberletilen anlamını bilmeden okuduğun sureler dışında dua bile okumamışsın. bu durumda bize kendinle ilgili öyle iyi üç şey söyle ki seni cennete alalım?? neden seni affetmemiz gerekiyor sence??" sorusudur. e cevap olarak ne verilebilir bu durumda? "iyi bir kişiyim, doğrucuyum, dürüstüm, kimsenin hakkını yemem, bencil değilim, hayvanları severim" denilse?? ha sonra tanrının da "bunları sana ben bahşettim zaten olm?" deme ihtimali de var tabii. biz de cevap olarak " e iyi de siz de yani her şeyi biliyorsunuz da niye bana soruyorsunuz?" diyerek zebaniyle kolkola dönüşü olmayan uzun bir yola devam edebiliriz mantıken.