laboratuvarlarda yapılan deneyler ve gözlemlere dayanarak atomun içindeki parçacıkların gelişigüzel hareket ettiği şeklinde ileri sürülen bilimsel tezlere karşılık olarak einstein'in söylediği cümle..bu cümle aynı zamanda einstein'in evrende şaşmaz bir düzenle işleyen sisteme olan sonsuz inancının bir göstergesidir..
mutlak doğru var mı yok mu diye düşünedursun bazı örümceklenmiş felsefeciler, biz burda çerçeveletip asalım en iyisi mi bu mutlak doğru sözü de alem görsün nasıl bir sistemin döndüğünü ve bizim dipsiz inancımızı
*
mustafa yakutcan a ait bir kitap.. tarihteki olaylar arasında sayısal bağlar olduğunu iddia ediliyor kitabın genelinde..
tanrı zarı hep doğru yere atar.
(fentoxa, 20.10.2005 10:56 ~ 22.01.2009 22:37)
fıkra bu ya,
çok güzel bir deniz kızını paylaşmaya çalışan peygamberler. kızı kim alsın konusunda hararetli tartışmalar yaşarlar.
en sonunda zar atıp, en yüksek zarı atanın kızı almasına karar verirler.
musa zarı atar 3-3 gelir,
davut zarı atar 4-4 gelir,
isa zarı atar 5-5 gelir,
sıra muhammed'e gelir zarı iyice avuçlarının arasına alarak sallar, ve 6-6 yı bulur.
muhammed tam ben kazandım derken,
yukarda bulutların arasından büyük bir gök gürültüsüyle iki zar düşer önlerine.
7-7
albert einstein ve bohr arasındaki anlaşmazlık üzerine einstein tarafından quantum fiziği ile alakalı söylenmiş bir söz..
insanların "allahın işine karışılmaz, ben bilmem allah bilir" gibi bir yaklaşımla yanlış anladıkları halbuki einstein'ın determinizme olan inancından ötürü, kuantum fiziğinde belirsizliğin temel alınarak istatistik yaklaşımından hoşlanmamasından ötürü söylediği söz.
(bkz:
determinizm)
(skuba, 21.10.2006 03:41)
tanrı tüm durumları ve olasılıkları bildiğinden sonunda istatistiki bilgi çıkarmak için uğraşmaz. eğer tüm durumlar bilinmese yalnızca olasılıklar üzerinden istatistikler bulmak gerekebilir ama tanrı tüm durumları da bilir.
zannımca aslında insan zar atmaz/atamaz ne zaman masaya fırlatsa zarları,aç gözlü bi ihtimal hemen zarları yutar ve geri getirir kendisine dönüştürerek.şimdi yanlış ve doğru nedir öleyse diye kuyruklu bi yıldız adayımız sorabilir biraz zamanlama meselesidir doğru yanlış sanırım.bunu başka bi ünitede işleyelim son olarak aynı doğruyu tekrarlayabilenler kadar aynı yanlışı iki defa yapabilenlere hayranlık duyduğumu(hatta daha fazla) belirtmek isterim.bi de ben ihtimalleri köpeklere saçmalığı kedilere benzetmişimdir.
belki ihtimallerden arındırılmış steril bi tahtaya sahipse rahat rahat zar atabilir insan geri kalan tüm durumlarda bak dostum
bunu mahkemede de anlatabilir misinden ileri gidemeyecektir.
(bkz:
sikerim ihtimali)
bu sözün söylenme nedeni, kuantum kuramının olasılık özelliği göstermesi çevresinde dönüyordu. bu kurama göre, -örneğin- bir elektron aynı anda sonsuz sayıda yörüngeye sahip olabiliyordu; yani, söylendiği gibi, "yeri saptanamaz" özellik taşıyordu. bunun anlamı şuydu: yeri belirli bir anda saptadığında, tek bir sonuca ulaşılamıyordu; tıpkı bir bilye -ya da bir gezegen- söz konusu olduğunda tek bir sonuca ulaşılamadığı gibi. böylelikle kuram, bir elektronun yerini ancak olası biçimde tanımlanabileceğini öngörüyordu: bu konuda söylenebilecek tek şey, elektronun belirli bir anda, belirli bir noktada bulunma olasılığının varolmasıydı. bir elektronun yerini önceden kesinlikle saptamaktan vazgeçmek, bu konuda olasılıklarla yetinmek zorunda kalmak. einstein işte bunu kabul edemiyordu. "tanrı zar atmaz" demeyi adet haline getirmişti.
(bkz:
kuantum kuramı)
(neutrox, 02.01.2009 15:49 ~ 22:01)
albert einstein'in meşhur sözü.
din ile ilgili şunu söyler:
"tanrı sözcüğü benim için insanın zaaflarının bir ifadesi ve ürünü olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor. incil de yüce bir kitap ama yine de ilkel efsanelerden oluşan bir koleksiyon ve aynı zamanda oldukça çocukca"
kumar günah olduğuna göre mantıklı.
oynadığımız bir frp oyunundaki bir oyuncunun söylediği cümle.
yanlıştır tanrı zar atmaz. zar tutar.
''kuantum mekaniği kesinlikle etkileyici. ancak içimden bir ses, henüz gerçeğin bu olmadığını söylüyor. kuram bir çok şeyi açıklıyor, buna karşın bizi gerçekten tanrı'nın gizemine götürmüyor. ben, ne olursa olsun, o'nun zar atmadığına inanıyorum.''
sözlükten okuduğum (ve anladığım) kadarıyla einstein'ın heisenberg'in belirsizlik ilkesine ithafen sarfettiği cümledir.
einstein'in fizik alanında dediklerini [e=mc^2] çürütmek adına yapabileceğim tek şey birim analizi olsa da bu lafını bir şekilde çürütebilirim. bu arada e=mc^2, enerji=kütle*ışık hızının karesi ise kg*(m/s)^2 =kgm/s^2*m =newton*metre = joule'dür. joule de enerji birimidir. o halde denklemde en azından birimler tutuyor. çürütemedim. açıkçası buna pek de şaşırmadım.
ama günlerdir "ytv" isimli bir kanalda dini bütün biyoloji belgeselleri izleyen bir insan olarak, "tanrı zar atmaz" iddiasını evrimle çürütürüm. çürütüyorum hatta.
kabuller:
1) tanrı vardır.
2) tanrı, mutlak güce sahiptir. ol derse olur, olma derse olmaz.
3) tanrı en yüksek iradeye sahiptir.
[bu maddede, "o zaman insanların da cennet veya cehenneme gideceğini zaten tanrı belirliyor" iddiasına karşılık söylenen "tanrı insana irade verir ve insan cennete veya cehenneme gideceğini belirler" cevabına şu cevabı veriyoruz; " iradeyi insana verip vermeme kararı da tanrıya aittir."]
şimdi, rastgele mutasyonlar sonucu farklı bir özelliğe sahip bir canlı, bulunduğu ortamda kendine bir avantaj sağlayan özellik veya özelliklerle hayata gelmişse diğer türdeşlerine karşı avantaj sağlamış olur. ve uzun zaman sonunda hakim türün üyeleri onun torunlarıdır. (bu rastgele mutasyonların negatif etkisi olabileceğini veya hiç etkisi olmayabileceğini de unutmayın.)
tanrı mutlak güce sahiptir ve hem mutasyonları, hem de çevresel faktörleri yani doğal seçilimi belirleyendir. o halde tanrı, belirli bir çevresel faktöre uyum sağlayabilecek mutasyonu direkt olarak gerçekleştirmektense, rastgele mutasyonlarla bir nevi deneme-yanılma yöntemine gitmektedir. yanılacağını bilmesine rağmen bunu uygulamaktadır.
yani zarları direkt olarak tavlanın üzerine "düşeş" olarak elleriyle koyma yetkisi varken, tanrı sürekli zar atmaktadır. herhalde yalnızlıktan sıkıldığından olsa gerek, kendi kendini eğlendirmek için sürekli zar atmaktadır. küçükken ben de kendi başıma saatlerce zar atardım. hep de toplamın 7 olmasına çalışırdım. daha sık sevineyim diye. hehe.
tanrı zar atıyor.
v for vendetta filminde
v eveynin ismini öğrendiğinde buna benzer bir söz söylüyordu. doğru hatırlıyorsam " ben de tanrı gibi zar atmam ve şansa inanmam". nerden hatırlıyorum orası da ilginç tabi.
(bkz:
bilardo)
edit: bilen bilir.
albert einstein'ın
determinizme karşı çıkıp "
belirlenemezcilik" akımını ortaya atanlara karşı kurduğu cümledir. ancak bu cümleye verilmiş cevap da oldukça mizahi ve çarpıcıdır.
niels bohr'dan geliyor cevap "albert, tanrıya ne yapacağını söylemeyi bırak."
albert einstein'ın yanında türk olmadığından kelli karşı çıkılmamış söz.
türk: -
a. einstein: +
+ tanrı zar atmaz.
- nerden biliyon hödük? tanrının işine ne karışıyon?
+ yok abi zar tutmaz diyecektim kafam karıştı. ışık uzay-zaman falan aklımı karıştırdı.
- tamam sus, kes. konuşma entel entel, adam ol. bu gidişle mars olacan zaten.
+ neyse devam edelim tavlaya.