ya allahım, anlamıyorum, cidden anlamıyorum... bi insan bunu nasıl diyebilir. bu lafı nasıl zikredebilir? hiç mi allah korkusu olmaz! tamam hadi diyelim, tanrı yok. e peki biz nası varız? bizi tanrı yaratmadı mı? unutulmasın ki, şurda şu iki kelimeyi yan yana getirebiliyorsak, bu bile tanrının olduğunun kanıtıdır. boşu boşuna günah işleyip kendinize eziyet çektirmeyin cehennemde!
ilginç tepkilere sebebiyet verebilir. o zaman ben de bir tepki veriyim.
ama canım kardeşlerim, neden böyle söylüyorsunuz? bakın bana, hiç söylemiyorum, hadi diyelim tanrı yok, ama ya varsa, cehennemde yanmak mı istiyorsunuz? dolayısıyla varsa da yoksa da bana giren çıkan olmuyor. ama dikkat edin size girebilir. ben var mı yok mu pek düşünmüyorum ki zaten. önümde masa varsa tanrı vardır diyorum geçiyorum.
tanrı elbet vardır. bu vecize ancak tanrının buyruğuyla ağızdan çıkabilir. çünkü tanrının yazdığı olur. tanrı, ben yokum diyorsa, tanrı yoktur ancak. gerçi bu bile tanrının olmadığına kanıt olmayabilir tek başına. tüm insanlar, tanrının iradesinde hayat bulur. iman gücüyle yaşar. birkısım iradesiz, nefsi körelmiş insan elbette ki dünyaya ibret olsun diye bu tip laflar edebilir. bu ibretlik tipler aslında bilir tanrının olduğunu...
düşünün kardeşlerim; x yoktur diyebileceğiniz bir x düşünün. x olmasa, sizin yokluğunu iddia edemezdiniz. çünkü olmayan bir şeyin ismi olmaz. misal; x tuzluk olsun. sen tuzluk yoktur desen kim inanır? yani; tanrı diye bir kavram olduğu sürece tanrı olacaktır.
yaratmak klasik bir sanatçı eylemi olmasına rağmen, tanrı figürü hep özel bir muamele istemiştir, veya böyle kurgulanmıştır.
bunda bir insan parmağının olduğunu anlamamak için cidden beynin bazı bölgelerinin iyice uyuşmuş olması lazımdır.
tanrıları yaratmak kolaydır efendim, bu süregelen insanlığın var oluşundan bu yana, bir ihtiyaç haline dönüşmüş, havadan, taştan, topraktan, inekten, bazanda insanlardan, tanrılar yaratılmıştır.
e sonunda baktılar artık biz bunları kandıramıyoruz, dediler ki tanrıyı görünmez yapalım !
neresinden bakarsanız bakın mantıklı bir yanı mantıklı bir tarafı yoktur.
kastedilen yüce, "allah" ise, şahsi kanaatimce son derece yanlış bir önermedir. allah'ın varlığına inanmayanlara hiçbir sözüm yoktur, zaten benide ilgilendirmez, taa ki inanmadıkları değerlere hakaret etmeye başladıkları zamana kadar.
tanrıyı, dini, inancı "ihtiyaç" olarak görmek dinlere karşı gösterilecek en büyük terbiyesizliktir, tanrıya karşı işlenecek en büyük ayıptır. "tanrı yoktur" lafı masum kalır yanında. düşünün kardeşlerim; "ihtiyaç" nedir? insanın ihtiyaç olarak gördüğü şeyler nelerdir? para, seks, alkol, sigara birer ihtiyaçtır. işemek, sıçmaktır ihtiyaç. edebinizi takının!
fetullah hoca cemaati ile temasa geçen süleyman demirel bir kaç bakanlık sözü verdikten sonra cemaatin desteğini alır seçimler olur hükümet kurma görevi süleyman demirel'e verilir kabine açıklanır bir bakar ki cemaatin milletvekilleri, bir tane bile kendilerinden bakan yok. soluğu süleyman demirel'in yanında alırlar:
-efendim bize söz vermiştiniz
-ne sözü
-bir kaç tane bakanlık verecektiniz hiç bizden birisi yok bu kabinede
süleyman demirel bombayı patlatır:
-ben varım ya!
şaka bir yana sevgili sözlük doğum varsa hayat var hayat varsa ölüm var ölüm varsa bir şeyler olması gerek. tabi bu ön kabul olduğu için bu söze allah'a inanan birisi olarak sadece ''yalan söylüyorsun'' diyebilirim
tanrı. yücedir şüphesiz. sevdiğim kızı düşündüğüm kadar kafamı kurcalıyorsa değer veriyorumdur ona. biri çıksa, "hacı, o tanrı dediğin şey var yaa... aslında yok o!" dese, kahrolurum. nası yok lan! aynen, şuna benziyor; "hacı, hani şu sevdiğin kız var yaa, aslında öyle bi kız yok!". birebir aynı. kabuş gibi bir şey. ihtimali bile mideme ağrılar girmesine sebebiyet veriyor... lütfen böyle edepsiz cümleleri kurmayın. boş yere sevenleri üzmeyin!
tanrı, din ve bilimum soyut ancak insanı rahatlatan şeylerin varlığı ve yokluğu kişiden kişiye değişmektedir. bir çok insanın hayalinde tanrı, cennet ve cehennem farklı şekillenmektedir ve tanrının ve dinin varlığı kişinin kendi iç boşluğundan kaynaklanmaktadır. eğer ki bir kişiyi alıp da tamamen dinsiz ve tanrısız bir dünyada belli bir süre yetiştirirseniz şu an içinizde tanrının ve dinin olmamasından kaynaklanacak boşluğu o kişi bulamayacaktır ve o boşluğu başka şekilde dolduracaktır.
"tanrı yoktur", "din yoktur" şeklinde söylemlerde bulunanlarda tamamen o boşluğu başka şekillerde doldurmuş insanlardır.
tanrı ne zaman vardır? ya çok mutlu olduğumuzda ya da çok fazla sıkıntı içindeyken. günün her hangi bir anı arkadaşlarla ya da aileyle oturulmuş mutlu huzurlu bir akşamda kaç kişinin aklına gelir ki tanrı?
eh malum, her topluluğun inandığı farklı bir tanrı bulunmakta. hatta her insan kafasında kendi tanrısını yaratmış günümüzde. bu açıdan bakıldığında doğru bir yargı. çünkü o kişiler kendi zihinlerindeki puta tapıyor, tanrıya değil.
tanrı vardır demek kadar kesin ifadeler kullanılarak söylenebileceğini düşündüğüm bir tür fikir yahut inanç şekli...
iki görüşün (yahut inancın) da kesinliğinden çılgınlarca emin olamayacağımıza göre dünyadaki son insan da ölünceye kadar devam edecek tartışmaların bir ürünü, bir parçasıdır bu soru...
aslında üzerine düşünmemiz gereken daha yararlı şeyler var bence.. bunu bir şekilde hepimiz deneyimleyip öğreneceğiz zaten!
edit: rahat eksile sayın arkadaşım!