afili bir tanım olarak görünse de sorgular çok basittir. dolaylı olarak denilebilir ki "tanrı vardır" demek bir nevi onu küçümsemektir. çünkü bir "şey"in var olabilmesi için o şeyin var olabileceği bir mekan gerekmektedir. ve bilindiği ya da söylendiği üzere tanrı tüm mekanlardan münezzehtir.
"elimde elma var" dediğim zaman, zaman kipi olarak "şu an"ı, mekan olaraksa elimi işaret ediyorumdur. "tanrı vardır" dediğimde ise tanrının varoluşuna bir mekan ve zaman kılıfı biçiyorumdur. "tanrı vardır" cümlesi, nerede vardır sorusu kadar; şurada vardır, burada vardır gibi sonuçları da beraberinde getirir. ve burada geçen "şurası, burası" gibi yer göstermeler "o"nu "her şeyin" sahibi olma konumundan, herhangi bir yerdeki herhangi bir "var"lık konumuna düşürür.
bu sebeptendir ki tanrıya "var"lık atfetmek ona yapılan saygısızlıklardan biridir. tanrı her hangi bir "yer" ve "zaman"da var olamaz. var olmak onun sıfatlarından birisi olarak görülemez.
o halde tanrı "yok"tur.
(bkz:
bir paradoks olarak tanrı)