insan beyninin bugünkü haliyle kavrama yetisine sahip olamadığı şey(ney?).
hakkında kesin birşey söylenmesi imkansız olan .....=>buraya bile bir şey yazamıyorum!
din olarak adlandırılan anayasa metninin kontrolcüsü; eski zaman çağlarında insanları hizaya getirmek üzere düzenlenmiş olgu; esaslı kontrol mekanizması.
nedense hep düzensizliklerin ve karmaşanin olduğu yerlerde(hep ortadoğuda, neden hiç iskandinavya ülkelerine inmediği cok merak edilmektedir? okur kişiye fikir yürütmesi tavsiye edilir!) vahiy yoluyla indirilen kutsal kitapların) dayandirildigi ifade edilen esas guc.
tanrıya inanmak kolaydır ama inanmamak zor ve ben daha zor olduğu ve beni geliştireceği için tanrıya inanmamayı, daha zor olanı, seçtim...
(bkz. nietzsche)
varlığını tartışılmasını artık gülünç bulduğum, dünya üstünde kimsenin tartışarak bir noktaya gelecek kadar yaşamıyacağını bildiğim için boşver, "gününü gün et!" dediğim şey
(bkz. with or without you)
insanların yanılgı ile aradığı , acizlik ile kabullendiği , korku ve günahlar ile korktuğu sebepleri ile anlamını kavrayamadığı ya da kendi insansı özellikleri içinde budalalaşarak anlamını kendine yonttuğu soyut varlık.insanlar ufak şeyler ile uğraştıkça , ufak hesaplar ile hayatı kendilerine yonttukça kendilerini zihinsel olarak indirgediklerinden olsa gerek , yüzyıllardır kendi kendine biri bizi gözetliyor oynayan bir tanrıyı kabullenme eğilimleri vardır.tanrı insan gibi egoist bir şekile sokulduğundan olsa gerek insanlar da ona inanarak egoist bir dünya yaratmıştır.tanrı , doğadan kopamayacak bir varlıktır.şahsi kanaatimce ; doğa ile uğraştıkça , tanrıya yaklaşırız , kendimizi doğa ile bağdaştırdıkça ibadet ederiz ve kendimizi buluruz.bunun dışında bir tanrıya inanırsak varacağımız tek nokta münafıklık mertebesidir ki kendi cezamızı da kendimiz veririz , bu da tanrının emri olsa gerek.
kendi (ve aslında her insanın) üzerimde tanıdığım, benim dizlerimi çöktürebilecek tek yücelik.zaten her seferinde onları acıtarak bana hayal edemeyeceğim gücünün küçük örneklerinden sunmuş oluyor.
her seferinde, dizlerimi yere çöktürdüğünde,hatta onları felce uğratıp "al bakalım bu da şunun bedeli" diye uyarıda bulunduğunda, şimdi ne oldu diye kafamı yukarı çeviriyorum.(bakalım bu sefer kalkabilecek miyim?)