bir kavramı anlatmak veya belirtmek için kullanılan tabirlere verilen genel ad.
tanımın yapılma şekilleri kişiden kişiye değişebilir,içeriği öznelliğe kayabilir.tanımın içeriğini sadece ve sadece yazar kişi değiştirebilir.moderatörler sadece girinin formata aykırı olup olmadığı hakkında karar verebilir.giri iyi midir,ne kadar bilgi içerir ya da ne kadar uzunlukta-kısalıkta gibi bilgiler moderatörleri ilgilendirmez.neyse biz gene tanıma dönelim.dediğimiz gibi kavramlar değişik tanım şekilleriyle belirtilebilir.
6.bi de sebzeler var bunların yanında(cümle içinde tanım çeşidi)
7.yedikçe insanın yiyesi geliyor dedirten yiyecek grubudur(dedirten türevinde tanım çeşidi olmak ile birlikte dedirten başlık değildir.)
bunların hepsi değişik şekillerde birer tanımdır,sözlük formatına uygun girilerdir.fakat bilgi içeriği olarak biri diğerinden daha kaliteli olabilir ya da olmayabilir.bizi ilgilendiren kısmı tanım yapıp yapmadığıdır.
sonuçda bu da bir tanımdır.hızı süper olarak tanımlamış
mehmet
1.bir tür üç kollu hayvan türü.bataklıklarda yaşar(okşan,14.02.2001)
"ne alakası var?" bile deseniz sonuçda yazar mehmet'i kendisine göre tanımlamış.herkesin mehmet kavramı farklı tabi.sonuçda bu da bir tanımdır.anlaşılıp anlaşılamaması bizi ilgilendirmez.tabi merak edenler okşan kişisine mesaj atarak mehmet'i daha yakından tanıyabilir.
eskilerin "iyi bir tanım efradını cami ağyarını mani olmalıdır" şeklinde tanımını yaptığı kavram. yani iyi bir tanım o kavramın kasdetmediği şeylere mani olmalı (tanımın dışında bırakmalı), o kavramın kasdettiği bütün şeyleri de içine almalı (cami/toplayan olmalı).
her ne kadar bir girinin tanım veya örnekten oluşması istense de değişen dünya konjönktürü çerçevesinde zamanla "tamamlamalı tanım" nitelendirebileceğimiz bir tarz ortaya çıkmış, her girinin "x olan meyve", "sonucunda y olan olay" formatından sıyrılması mümkün olmuştur. şu an tam örnekleriyle vermek biraz zor olsa da sözlükte sık sık okumalar yaparak neden bahsedildiğini anlamak mümkün olur.
geleceğim nokta, bir başlık altında halihazırda başlığa tanım teşkil ediyor kabul edilen bir yazı altına sırf formata uyma kaygısıyla "tanım veriyorum: selam naber dediğim olay" eklemesi yapmanın gereksiz ve itici olmasıdır.
not: tekrar okuyunca konuya vakıf olmayan kimselerin anlamakta zorlanacağı bir laf ettiğimi fark ettim. en iyisi bildiğiniz gibi yapın siz.
"- travesti haklarını savunan yazarların eski sevgililerinin seri eksi oy veren ibneyle sevişmesi -
14. bu başlığı açanın amına koyayım. seri eksi oy veren alternatif eski sevgilinin götünden yarrak çıkması dedirten olaya benzeyen bu saçmalığı savunanların allah belasını versin. ayrıca amınıza koyayım dedirten.
tanım: çok ilginç olay"
gibi garip ve gülünç bir tarzın sözlükte yavaş yavaş gelişmesine meze olduğuna birkaç kez şahit olduğum kelime. bu, bir eve girerken önce ana avrat sövüp sonra güzelce selam vermeye eşdeğer gözüküyor. sözlük yazarlığı denilen şey bu değil, doğrusunu kısa sürede öğrenmekte fayda var bence.
bir mefhumu açıklayan, tanıtan ve diğerlerinden ayırt etmeye yarayan ifadeler bütünü. bu ifadeler sözlü, jestli, mimikli, işaretli v.s. olabilir.
fakat bir objenin veya kavramın sıfatlarını vermek bir tanım vermek değildir. örneğin "höttürü" kelimesi için "zotturu dedirten" ifadesi bir tanım olamaz. bu ancak höttürü kavramının bir sıfatıdır. "zotturu dedirten", "canımı sıkan" gibi kelime öbekleri tanım olamamanın yanında doğru düzgün birer cümle bile değillerdir ve günlük hayatta dahi kullanılamayacak iticilikte ve sevimsizlikte laflardır. hayal edelim:
-abi elindeki şey de ne öyle?
+beni eğlendiren
-seni eğlendiren...?
+beni eğlendiren
-seni eğlendiren ne a**** k***** adam gibi söyle
+yoyo
...
gelen söylentilere göre bu tarz "-en" ekleriyle yapılmaya çalışılmış tanımımsıları okuyan bir kısım sözlük kullanıcısı bu tanımımsıları yapanlara okkalı küfürler sallıyorlarmış. ben etmiyorum öyle diyorlar, haberiniz olsun diye şeyettirttim.
bugün yine bir giride tanım: yazıp takılmaya devam eden bir giriyle karşılaştım. tanım: kelimesini görünce kendimi okur olarak aptal yerine konulmuş olarak hissediyorum. eminim birçok kişi de aynı şeyi düşünüyordur. biz cümlenin neresi tanım neresi değil anlamıyormuşuz gibi marker'la çizilmiş gibi tanım: yazıyor.
ne bu allah aşkına kompozisyon yazarken giriş: gelişme: sonuç: da mı yazıyorlardı lisede paragrafların başına yahu.
kısaydı kalem
ömrü yetmedi
uzamaya
kaybolmuş
tılsımlı
aceleci bir gezginin
kurulmuş kumsaatiydi
ağlamaya
adını soruyorlar
adını söylemiyor
hırçın bir yağmurum ben
harflerim yetmez
akrostiş ya da
kartvizit
yapmaya
şiir bir sezdirmedir diyor
lamsız an'lar için
imgeler yalan söyler
yalanı şiir eyler imgeler
dokunduğun yerlerde
izsiz ıssız sesler kalıyor
adsız ama
elmacık kemikleri belirgin
mısralar başlıyor
saçlarının kaldığı yerden
konuşmaya
adını soruyorlar
adını söylemiyor
biraz da susmaktır diyor
şiirimi okumak
usta işi bir tabloya
yeniden yeniden
yeniden bakmak
van gogh'un kulağıyla duymak
tanrısal seslerini hayatın
pazar günkü bir sokaktır
cismim
vesaitin yetmez
yeryüzümü
adımlamaya
adını soruyorlar
adını söylemiyor
efsunlu kaldırımlar boyu
açık açık susabilen
sınırsız şehirsiz
uzadıkça vatansız
çoğaldıkça isimsiz
yurttaşlarım yaşar
dünyanın on bir yanında
yalnızlaştıkça
adını soruyorlar
susun diyor şiirim
yeri yurdu sahibi olmayan
haymatlos bir piç
bir gölgenin yorgunluğuyum ben
yazılması unutulmuş günahlar için bir fihrist
bin yıl sonrası için bir ajanda
anlatmaktan sıkılmış
bir meddahım ben
otopsisiz gömülmüş!
(bkz: yılmaz erdoğan)
yapılan araştırmalara göre içine formata uyma kaygısıyla "tanım: böyleyken böyle dediğim durumdur" sıkıştırılmış uzun girilerin %84'ü o cümle olmasa da halihazırda legalmiş.
ayrıca giriyi legal yapan şeyin muftelif yerlere "tanım: süper olay" yazmak olmadığını da söylemek lazım. oraya "süper olay" yazdığınızda zaten başlık ve içerik uyumluysa formata uygun oluyor. baştaki "tanım:" ifadesinin zerre değeri, mantıklı bir izahatı yok yani. "süper olay" tanımını girinin akışında bir yerlere sıkıştırabilmek çok zor bir iş olmamalı.
yeni yazarların "aman çaylak olmayayım, formata uygun yazayım" düşüncesiyle bu kalıbı kullanması bir nebze anlaşılabilir. lakin gerekli başlıkları*** okuyarak ve biraz da buradaki kaliteli yazarları takip ederek, format olayını kolayca kavramak, "tanım: süper olay" gereksizliğinden kurtulmak mümkün. yazdığı girinin legal olup olmadığından emin olamayıp garanti olsun diye "tanım:" yazanların biraz daha sözlük okumasında yarar var.
az önce mükemmel bir yazarımızı fark ettim. mükemmelliğini örneklerle taçlandırmayı gönül isterdi ama şahsi polemiklere girmeyi; ve bilhassa okuduğum kadarıyla böyle bir insanla tartışmayı yüreğim kaldırmayabilir zira adamın en kısa girisi 18 paragraf. eminim ki bir birikimi bir kültürel geçmişi var. entel ayaklarına kafam girsin zaten. neyse mevzu bu değil. ne diyordum. haa bu abimizin destansı girileri içinde şahsen benim cehaletim dolayısı ile anlayamayacağım binlerce sözcük ve de cümle var. bu konuda beni affetsin fekat bu kültür kokan, edebiyat kokan yazarımızın nerdeyse bütün girilerinin başında şu var:
"tanım: bik bik bik"
ya da
"başlığı şöyle yapıcaktım da karakter sınırından böyle oldu"
abi sikip atıyorsun on sayfalık yazıyı ya. bu girizgah her şeyi başlamadan bitiriyor. yapmayın canlarım, yapmayın güzel kardeşlerim. elime ayağıma titreme geliyor, kaşım gözüm seğiriyor. canımsınız yapmayın.
ha bir de unutmadan bir x olarak y şeklinde başlıkları da hayat memat meselesi değilse açmayın. hoş değil.
lisedeki sorular kısmından sonra cevaplar başlığı atıp devam etme alışkanlığı olarak kullanılıyor sözlükte. adam kendini garantiye almış gibi hissediyor tanım yazıp iki nokta üst üste koyduktan sonra. halbuki bir sike benzemiyor. yazar nasıl bir insan olursa olsun, her şeyden önce bizlere gerizekalı muamelesi yapıyor ki ben bu muameleden hiç hoşlanmam. bir sürü muamele varken bu mu yani, olmaz.
birisi çıksın söylesin bu sözlüğe yaptığımız her şey tanımdır desin, sakin olun desin de rahatlayalım amına koyim.
kendini garantiye almak için yapanlar ise benim gözümde bir tanım bile yapamayacak kadar yeteneksiz keşküllerdir. yerim ben onları.
çat diye siliniyor bu giri. neden? giri başlığı tanımlamamış! (vay anasına!)
amaa, "göçmen kuş" bkz olarak yazılsa sorun yok!
örnek:
başlık: portakal soymak
giri: afrodizyak
çat diye bu giri de siliniyor. neden? bu giri de başlığı tanımlamamış!
e şimdi sormak lazım...
bu girilerin "tanım" olmadığına nasıl karar veriyorsunuz? kimdir bu işin uzmanı yahuu? kaynakları nedir?
yazarların hayal gücüne hangi hakla pranga vuruyorsunuz? herkes sizin gibi, "sizin kadar" düşünmek zorunda mı?
yo hayır, onlarca kişi portakalın nasıl soyulduğunu mutlaka farklı farklı şekillerde anlatmalı. (farklı anlatılmalı evet. zira, benzer cümleler kurduğunuzda "yukarıda aynısı var" diye çat o giriniz de siliniyor)
"elle mi soymak daha makbuldür, bıçakla mı?" bu da netliğe kavuşmalı.. kavuşmalı ki, okuyucu eni-konu bilgilensin.
sevgili? göçmen kuş?
sallayın gitsin yahuu... hayat çok kısa.
26 editör, 5 moderatör ve sayısını bilmediğim kadar entelijans ortalama bir tanım cümlesinin nasıl olması konusunda hemfikir olabiliyorsa, bu kadar insanın algılayabildiği sözlük formatını (ki bu asgari sayı, bunlar dışında kalan yazarların format bilgilerini sıfır kabul ediyoruz burda) anlayamadığı için kişi kendi zekasını sorgulamalı bence.
sorgulanması anlamsız geldi bana. bir yazarın imgelem merakı için format değişimi talebinde bulunacağını hiç düşünmezdim doğrusu. aslında algoritma çok basit. bir tanım yapıyorsan tanım yapıyorsundur zaten. bu da girinin silinmemesini sağlar. eğer bir çağrışım yapıyorsan bu da bakınızın yaratılmasını sağlamıştır zaten. bakınızı verirsin senin yaptığın çağrışımı açar yazarlar okur. eğer ki herhangi bir şeyle ilgili aklına gelenleri yazacaksan da bir blog sayfası açıp yazabilirsin. kaç kişi okur o da muamma. hatta onu da düşünmüşler konsepte aykırı diye bir şey yapmışlar. valla bak. extrada duruyor.