tamer oyguç   

adana çık aradan

  1. sayı bulma potansiyeli, sağ-sol dış çizgiden şutlar ve hook atışlardan ibaret olan, yorumcuların bu herifin kazma olduğunu söyleyemeyip yıllarca bize "avrupa'nın 3 saniyeyi en iyi kapatan pivotu" olarak yutturdukları basketbolcu..
    (untouchable, 16.04.2004 18:28)
  2. hook atışıyla meşhur milli pivotumuz. dünyada ondan başka kimsenin atamadığı bir hook atış stiline sahiptir: sağ el havaya kalkar, 120 kiloluk vücut nazikçe sağa doğru kırılır, top elden çıkar çıkmaz hemen potadan dönen top için pozisyon alınır, zira tamer oyguç tarafından atılan hiç bir hook atışı sayı olmamaktadır.
    (belmonte, 16.04.2004 18:44)
  3. efesin koraç kupasını aldığı sene türkiye'ye dönüşte uçakta koridorda durarak her koridoru kapatırım demeçi altında resim çektirerek bin tane koraç kazansan neye yarar dedirten basketbolcu...
    (carmelo, 16.04.2004 20:25 ~ 20:25)
  4. (bkz. tamer hörgüç)
    (diskonnektus erektus, 04.06.2004 02:18)
  5. kendisi yanılmıyor isem bi asvel maçıydı final four mücadelesi zamanları,ikinci devre başında oyuna girmişti karşı takımın 4 hücüm girişiminde toplam 5 faul yapmıştı 3 dakika içinde oyundan ihrac edilmişti.
    hep aynı faulleri yapan ve hakem ne zaman düdük çalsa ellerini iki yana açıp ne yaptım tribine giren hırslı bir basketbol çocuğudur kendisi,abimizdir. (bkz. with arms wide open)
    (jamal, 04.06.2004 02:19)
  6. efes pilsen'in 1990'lı yılların başından itibaren avrupa'ya korku salan ve "dead zone" olarak nitelendirilen alan savunmasının en önemli parçasıydı. belki yerden bir karış yükselemezdi ama alan savunmasında nerede durması gerektiğini çok iyi bilir ve o iri cüssesini de çok iyi kullanırdı. ama hücuma geçildiğinde de saç baş yoldurtan hareketleri eksik olmazdı. faul çizgisinin bir adım içersinden attığı şutlar çoğu zaman deliksiz basket olurken, attığı faullerin hiçbirşeye değmediğine defalarca şahit olmuşumdur. o zaman da iddia ediyodum, şimdi de iddia ediyorum ki bu adam faulleri hook atsaydı daha yüksek bir yüzde tutturabilirdi.
    (bardij, 05.09.2006 21:08)
  7. 3 saniye koridorunu onun kadar iyi kapatan bir türk pivot henüz göremedim, tamam hantal ve ağırdı ama sonuçta pivot olduğu unutulmasın ayrıca yüksek posttan çok isabetli şutları vardı.
    (korelle, 13.10.2007 16:59)
  8. bir aralar efes pilsen'den beşiktaş'a geçtiydi. şimdi nerededir, ne yapar bilmem...
    (minero, 17.11.2007 17:09)
  9. efes pilsenin , petar naumoski ve saz arkadaşları tadında ki zamanlarının ilk 5 de pivot mevkiini dolduran oyuncudur.

    efes i ve tamer i eleştirmeden önce o yıllardaki koşulları göz önüne almak gerekir ki, o yıllarda hem avrupa hemde türkiye basketbolunda yabancı kısıtlaması vardır. bu sınırlama nedeniyle tüm avrupa basketbolunda yerli uzunlar çok değerliydi. tamer de bu mevkiyi cüssece doldurabilecek, efe aydandan sonraki neslin tek ismiydi. ilk yıllarında hedefler ölçütünde yetersiz olsa da, zamanla kazandığı tecrübeyle pozisyonunu en azından defansif manada mükemmele yakın oynamaya başlamıştır. tamer in fiziksel avantajının yanında kısıtlı yeteneğinin farkında olan efes 4 numaralı pozisyon olan power forvet için richards, rahmetli conrad mcrea gibi avrupa piyasasının sayılı oyuncularını alarak zonedaki atletizme bağlı olarak baş gösterecek ribaund, blok ve dinamizm eksikliğini giderme yoluna gitmişlerdir.

    hüseyin beşok un rüşdünü ispatı ve esnekleşen yabancı oyuncu sınırlaması neticesinde tamer in de kariyeri en azından yarışmacı takımlar ölçetinde sonlanmıştır.
    (just call me daydreamer, 17.11.2007 17:26 ~ 17:30)
  10. o dönemde ilkokul ortaokul çağlarında olan çocuklar için bambaşka bir anlam ifade eden kaptan. basketbola yeni yeni aşık olan bizlere tvdeki her basketçiyi salyalarak akıtarak izlemek düşüyordu. o dönemlerde mahalleden dışarı yeni yeni adım atan bizler için sokakta görülen bir zenci, yiyişirken görülen bir çift bir haftalık muhabbet konusuydu. o dönemlerde bittabi dövme olayı da yeni yeni girmekte hayatımıza; yok "dövme yaptıran ömür boyu cünüp kalıyormuş"; yok "7 cami yaptırırsa ancak geçiyormuş lan cünüplüğü" şeklinde iddialar ortalıkta kol gezmekteydi. işte bu şartlar altında bir maç öncesi ısınmada ne görelim. o tanıdığımız en heybetli, en iri adamın kolunda ufacık bir dövme. hatırlamıyorum şeklini kelebek gibi birşeydi, ufacık.

    herneyse o günden sonra tamer oyguç'u her görüşümüzde "ehehe cünübe bak" "afedersin ayı gibi adam ufacık dövme yüzünden ömür boyu cünüp mü lan şimdi" gibisinden fütursuzca, terbiyesizce ifadelerle eleştirdik kaptanı. çok sevdiğim; çok efendi bir adam olmasına rağmen; dediğim gibi tamer oyguç o yılların çocukları için gerçekten bambaşka* bir anlam ifade etmektedir. dövme görünce de hala kaptanın kelebek dövmesi gelir gözümün önüne.
    (denetçi 34, 07.07.2008 14:20)
  11. kemal kenan ergen'in deyimiyle;(bkz: tamer hörgüç)
    (fular, 07.07.2008 14:22)