juan pablo montoya'dan sonra gelen en cilgin f1 pilotu. bu sezon yaptığı çılgınlıklarla montoya'yı bile geçmiştir denebilir. tamamlayabildiği yarışlarda en az bir rakibini uçurmasıyla ünlüdür, tamamlayamadığı yarışlarda ise genellikle motoru yakarak ortalığı dumana boğar. bugünkü yarışta * 14 yıl aradan sonra podyuma çıkan ilk japon pilot olarak bir yeniliğe imza atmıştır. gelecek vardır, takip edilesi bir pilottur. heyecanlı, esprili ve deli bir japon olmasından kelli, f1 medyası kendisine kamikaze demeye başlamıştır.
kamikaze lakabını sonuna kadar hak eden araba parçalama uzmanı, bariyerlerin sadık dostu bar-honda pilotu. gelene geçene önden arkadan koyarak yaptığı kazalar haricinde motoru yakmak suretiyle çıkardığı dumanla arkadan gelen araca takla attırmayı da başarmıştır. juan pablo montoya manyağı ile birlikte zevksizleşen formula 1 e tat katmayı başarmış, ününden dolayı yarışlarda önünde seyreden pilotları göt korkusu sardırmıştır.
(bkz. bariyerlerin çocuğu)
2005 formula 1 sezonu'nda sonunda puan alabilmeyi başarmış pilot.* kendisi manyağın tekidir, bu zamana kadar puan alamamasına şaşmamalı. olup olmadık yerlerde geçiş denemeleri yapar, frenajı kaçırır, ya önündekine ya arkasındakine ya da hepsine birden* bindirir, o da olmadı bariyerlere bindirir. zamanında çömez diyerekten kimi raikkonen'e lisans verme konusunda kıllanan fia, bu adama nasıl lisans verdi acaba?
(bkz: ehliyeti kasaptan almak)
hangi yarış ve hangi yıl olduğunu hatırlamıyorum ama bir defasında formula 1 aracını istop ettirmiştir kendisi.ama yine de devasa bir japon hayran kitlesi var.
formula 1'in bombacı mülayimiydi. bir sürücü sato'nun önünde bir pozisyondaysa garajdaki ekibi soğuk terler döker, bir yandan nazar boncuklarını sallarlardı. zavallı pilot da sarımsak görmüş vampir gibi kara talihinden kurtulmaya çalışırdı, ancak bu hikayenin iyi bitmesi pek enderdi. zira motor iflası, vites kutusu problemi, süspansiyon sorunlarından da büyük bir tehlike varsa o da elbette f1'in gözü pek kamikazesi satoydu.
varisi olarak kazuki nakajima'yı görüyorum ama bir sato kolay kolay gelmez.
geçişin neredeyse imkansız olduğu monaco grand prix 'inde bile önündeki aracı geçmeye çalışırken bariyerlere çıkmayı başaran , arabasında müslüm gürses dinleyen eski f1 pilotu*
gözü kara eski formula 1 pilotu. "imkansız" kelimesini lugatında bulundurmuyordu sanırım, her pistte her yerde geçiş denemesi yapabiliyordu. yarışa renk katan bir adamdı.
formula 1 takip ettiğim zamanlarda tek sevdiğim adamdı kendileri. zira adam için geçememek diye bir şey yoktu. eğer geçebileceğinden eminse pistten olması gerekmiyordu bunun. çime falan çıkıp geçiyordu. sonra motoru patlıyordu falan ama olsun adamın içinde kalmıyordu.
micheal schumacher'i bile çileden çıkarmış adamdır. hatta schumacher'i de kaza yaptırarak yarış dışı bıraktığında schumi aracından çıkıp sato'ya koşmuş ve kaskına bir tokat sallamıştır. o derece sinir bozucu bir heriftir bu.