|
|
- metroya bindiğinizde görmek zorunda kaldığınız; aynı koltuğa oturan ve devamlı öpüşen çiftler... bunlar sarı çizgiyi geçmekle birlikte kırmızı çizgiye de yaklaşmışlardır.
- istanbulu ve istanbul yaşamını hala içine sindirememiş, parisi çok üstün bir medeniyet şehri sanan gerici zihniyetin varolabileceğini düşündüğü insan kitlesi...
(uur, 03.01.2006 17:51 ~ 18:18)
- bu insanlar taksim metrosunda,paris metrosundaki üstü başı çiş olmuş evsiz alkolik amca ve teyzeleri göremeyince şaşırırlar;taksim-4 levent hattında yoktur bunlar.
yine aynı insanlar taksim metrosunun hayvan ödünden bile daha beter kokmadığını görünce şaşırırlar;paris metrosu çok eski ve derin olduğundan olsa gerek öyle bir iğrenç kokmaktadır ki koku bayıltabilir.oysa taksim metrosunu paris metrosu sanmışlardır;ararlar ararlar bu kokuyu bulamazlar istanbul'umuzun küçük metrosunda. ya öyle işte.
- katıksız bir backpacker olan bendenizin de bir zamanlar dahil olduğu ancak arkadaşımı beklemek için merdivenlerin önünde dikilirken istanbul metrosu güvenlik görevlisinin gelip orada dikilemeyeceğimi iddia etmesi ve kendisiyle güzel istanbul türkçem ile gayet medeni bir tartışmaya girmem sonucu tamamiyle sıyrılmışım olduğum kavram. oysa insan kendi metrosunu evi benimsemek ister, gerektiğinde uyku tulumuna bile gerek kalmadan bir köşeye uzanıp sabahlamak ister ya da bir köşede bağdaş kurup kitabın sayfalarında gezinip avrupa kültür başkenti bir şehrin ferdi olmak ister. hayır şimdi pariste az gezmedik yer altı şehrini, o istasyon benim bu istasyon senin sırtımızda çanta boşuna dolaşmadık ve hırsızlıklara şahit olmadık orada. insan ister istemez özlüyor o güzel günleri, kendi metrosunda da yaşamak istiyor elbette.kaçımız iddia edebilir ki istanbul metrosunda birbirimizle konuşmayıp ve bir kitap bile elimize alıp okumayıp bir kültürel tablo oluşturabildiğimizi. inanın bana metromuza binen turistler hiç bir sosyal davranış ile karşılaşamayınca şaşırıyorlar ve kendi sohbetlerinin bizim tarafımızdan üzerlerine yönelen gözler olarak tepki almasıyla hakkımızda gayet ilginç çıkarımlarda bulunuyorlar ki dikkat ediniz metromuz diyerek sahiplenmiş gibi oluyorum hepimiz adına ama malesef bir aitlik hissi içimde yok hala.
- cümleyi eğer "vay be bizim metro da aynı paris metrosu gibi maşaallah!" diyenler diye değerlendirirsek tipik bir oryantalist yaklaşım örneğine rastlamış oluruz. mesela lübnan ortadoğu'nun paris'idir dediğimizde bu onu yüceltmeye çalıştığımızı gösterir. bunu yaparken de kıstasımızın batı olması batı tarafından yüzyıllardır dayatılan ,zihinlerde kodlanan bilgilere dayalı yaftalamanın günlük hayattaki tezahürüdür.
|