hız ve sürüş teknikleri bakımından
raikkonen, trulli, schumacher gibi ralli pilotları çıkartmamızı sağlayacak şoförlerden kurulu dolmuş hattı. geceleyin 12 dakika gibi bir sürede taksim-bakırköy arasını aldıkları tecrübeyle sabittir. son zamanlarda büyük teknolojik atılımları yaparak cep telefonunda bas-konuş teknolojisine geçmişlerdir. tipik taksim dönüşü kafa güzel iken dolmuşta şoförlerin türkü yakmalarına, birbirleriyle dalga geçmelerine bizzat şahit olunmuştur. ayrıca bu hattın taksim bölgesindeki değnekçisi sabah da gidilse, akşam da gidilse, gece de gidilse görülebilir. üzerinde sosyolojik araştırmalar yapmak istediğim şoförlerden kurulu bu hatta seyahat etmek çok zevklidir.
bakırköyde kahya olarak görev alan ve şöförlerin "apo" diye seslendikleri kişi, son dönemlerde kulağına bluetooth telefon kulaklığı takmış ve karizmayı köklemiştir.
(geukka, 24.02.2007 21:04 ~ 21:05)
sol şeridi kapayarak bir mercedes gibi asılırlar gaza. minibüs gibi mecburi bir istikameti olmadığından aralardan kaçar ve en kısa sürede istediğiniz yere varırsınız.
bu hattın en önemli diğer özelliği ise şoförlerinin yabancı dil konusunda oldukça iyi olmalarıdır. yabancı dil olarak seçilmiş lisan türkçedir kuşkusuz. kendi aralarında arapça ve kürtçe konuştuklarından ne dedikleri anlaşılmadığı için ''acaba benim hakkımda mı konuşuyorlar'' psikozuna sokarlar insanı.
ölmekten korkutacak derecede kötü bir yolculuk deneyimi yaşatacak olan dolmuşlardır...
''sahil, çevreden gitmez'' , ''yanlış olmasın sahil bu taraf'', ''ne yapayım ben yau gelmiyor işte çevre'' , ''meydana gitmez meydana gitmez yanlış binmeyin abla'' gibi repliklere sahip, ortamın adamı kahyayı bünyesinde bulunduran yer.kendisi, çok fantastik bi insan olmasıyla beraber, konuşmalarıyla tavırlarıyla hareketleriyle neşe kaynağıdır.ayrıca bu görev adamının ankara plakalı gri bir mercedesi vardır, arada onla da servis yapar.
bakırköyden taksime kadar şoförün (namı diğer kaptan) telefonla bağıra çağıra arapça konuşması ile otobüse binsem daha iyiydi yahu dememe neden olmuş hat.
(so so, 03.06.2007 00:41)
ihlal edilmesi gereken bütün trafik kurallarının fazlasıyla hakkını veren dolmuşlardır. yalnız bu dolmuşlara bindiğimde gereksiz bi güvence geliyor içime, yoldaki arabaları sağlı sollu geçmemize rağmen sanki hiç kaza yapmayacakmışız sanıyorum.
bir de 15 dakikada istediğim yere ulaştırıyor bunlar diyim de gerisini siz anlayın artık.
(finch, 03.06.2007 00:48)
gününe göre
lunapark ya da cehenneme geldiğini hissettiren
dolmuşlardır.
ışık hızıyla uçup, tümseklerde
rollercoaster etkisi yapan araçların çılgınlığıdır.
şöförleri bilimsel incelemeye alınıp üzerlerinde test yapılacak cinstendir. sinirli olduklarında yolcuları pencereden fırlatma raddesine geldikleri gibi, kafalarına estikçe stand-up yeteneklerini kullanmayı ihmal etmeyen cinsten insanlardır.
hele bir kavga edişleri var ki kendi aralarında, evlere senlik.
arapça,
kürtçe ve
türkçe karışımı bir keşifte bulunmuş olduklarını da söylemeden geçmek mümkün değil, bu durumda incelemeler için derhal dilbilimcilerini çağırmalıyız.
(bkz:
allah kolaylık versin)
sahil ve
e-5'ten olmak üzere iki farklı güzergahtan hizmet veren
sarı dolmuşlardır.
fransız kültür'ün arkasındaki sokaklardan,
lale işkembecisi'nin yanından kalkıyorlar.
şoförleri tüm
sarı dolmuş şoförleri gibi inanılmaz hızlı ve tehlikeli kullanır araçlarını. yandan iki kanat taksanız havayolu ile gidersiniz, o derece.
özellikle e-5 hattı 24 saat çalışır, ama gecenin bir yarısı "eh artık çok geç oldu, in cin de top oynuyor, evime döneyim" diyerek dolmuş sırasına vardığınızda eşşek gibi kuyruğuyla sizi şaşırtmasını bilir.
gece tarifesi olan dolmuşlardır: gece olunca ücreti artıyor.
şu an kişi başı 2,60 ytl.sahilden gidildimi 15 dk.bakırköye gelinir.güzeldir baya.deniz havası alınır.sahil seyredilir.boşuna e-5 trafiğini çekmeye değmez bas sahilden istediğin yerdesin.
özellikle gece giderken "tamam bu sefer öleceğim galiba" dedirtecek kadar hızlı ve deli kullanan şoförlere sahip dolmuşlar. yağmur mu varmış, yol mu kayganmış, hiç fark etmiyor, bu şoför arkadaşlar yine tam gaz gidiyorlar.
taksim'den bakırköy'e taksiden bile çabuk varabiliyor o ayrı ama kelle koltukta seyahat etmek, bir yandan anlamadığın bir dilden bağıra bağıra konuşmaları "psikolojik bir deneye mi tabir tutuluyorum acaba" sorularını aklına getiriyor insanın.
yine de otobüs yerine her seferinde kullanıyorum ve pişman değilim, rahatlığı ve çabukluğu, can güvenliğime tercih ediyorum galiba.
haftasonu öğle saatlerinde binebilmek için hayvan gibi bir kuyruğa girmeniz gereken dolmuşlardır.
kısa süren yolculuk sonrası
bakırköy taksim dolmuşlarıkategorisine adım atarlar.arapça ya da kürtçe değil farklı bir dil konuşur çoğu.anlaşılmaz.
şoför koltuğu arkasında yolcular için küçük lcd ekranlı tv'ler vardır. ama reklamdan başka birşeye rastlamadım bu ekranlarda.
hala var mı bilmem ama bir de
el kaide'den kaçıp dolmuşçu olan bi tip vardır, çember sakalıyla, şalvarıyla, takkesiyle.
fakat en büyük zevk yol boşken en sol şeritte arabayla bunların arkasına girip, sağ şeride geçmelerini izlemektir. ama allah için selektör yapmanıza bile gerek kalmada sizi görüp hemen yol verirler, akabinde tekrar sol şeride geçerler.
bu dolmuşların iki yanına kanat taksanız vallahi uçarlar. soförleri o derece hızlı sürüyorlar.
hattın taksim durağında 2006 yılı ve 2007 kışı 7/24 görev yapan bir değnekçi ağabey vardı. bu ağabeyin özelliği gelen dolmuşları "sahil ve çevreden " diye yönlendirmesi idi. ayrıca gidenler bilir, durağın etrafında birçok taksi durur ve sıradaki insanlardan 4 kişi toplayarak dolmuş fiyatından biraz daha yüksek bir fiyata taşımacılık yaparlar. eski değnekçi bunları güzel kovalardı, yeni olan adamlar ise [çünkü çift vardiyeye geçtiler ] taksicilerden ufak bir para karşılığında veya bir paket sigara için taksicilere izin veriyorlar.
bunların e-5'ten gidenine binebilmeniz için artık en az 4 tane e-5 yolcusu olması gerekiyormuş. ayrıca yaklaşık 25 dakika orada bekledim ve tek e-5 ten gitmek isteyen yolcu bendim, beni de sahilyolu'na devşirdiler. böyle bir durum var.
(kl7mu, 27.01.2009 20:07)
kuyruğunda, ingilizce öğretmenime rastlamış kendisi o süre boyunca beni ertesi günkü encounter sınavım için hazırlamıştı.
(bkz:
kuyruk çilesi)
adamlar artık yolun en ufak kıvrımlarını bile ezberlemiş fren sistemide yok galiba araçlarda sanırsın ralli yapıyor dürzü.
80 liramı düşürdüğüm gayet hızlı dolmuşlardır. tabi o zamanın 80 lirasını şimdiki kura uyarlarsak 100 eder. verin lan 100 liramı!