ilk ve orta öğretimde alınması hiç de zor olmayan belgedir. öğrencinin tüm dersleri orta ve iyiyse alması işten bile değildir. ailelerin bu konuda bu kadar kasması bu nedenle gereksizdir çünkü takdir belgesi başarı için geçerli bir ölçüt olamamaktadır.
üniversiteden mezun olduktan sonra badana yaparken bulduğunuz ve bi zikime yaramadığına kanaat getirip attığınız yarım a4 büyüklüğündeki kağıt parçaları..
"üniversiteye geldik hala kurtulamadık" dedirten hiçbir anlamı, geçerliliği olmayan, vatan ormanlarının ziyan edilmesine sebet olmuş a5 ebatlarındaki kağıtlar.
ilköğretimde rahat rahat aldığım lisede ise hazırlık sınıfı hariç hiç bir zaman alamadığım kağıt parçası. velileri memnun etmekten başka hiç bir işe yaramaz.
ortalama 25 kişilik bir sınıfta 15 kişi takdir alıyorsa bu belgenin hiç bir ehemmiyeti yoktur.takdir aldım diye göğsünüzü gere gere dolanamazsınız.yüzüne bile bakmazsınız lanet olası belgenin.hava da atamazsınız.bir boka yaramaz yani.lakin en fazla 3 kişinin takdir belgesini aldığı bir sınıfta değmeyin keyfinize.karne günü takdir belgenizi karnenin önüne koyarsınız.herkese gösterme söyleme ihtiyacı hissedersiniz.okul müdüriyeti sizi takdir etmiş çok da skinizdedir.asıl sizin için önemli olan mügelerin, ceydaların, sedaların takdir edip "olamaz takdir almış bu karayağız delikanlı.hemen aşık olmalıyım" demesi ve karnesinde beden ve müzik hariç 3 ten yukarı notu olmayan ama kızları götüren piç karakterli onurların, berklerin, mertlerin gıcık olup size gıptayla bakmasıdır.
bir de son dönemlerde şeffaf dosya içine koymak moda oldu bu zıkkımları.eskiden biz rulo yapıp ceketin iç cebine tıkardık. biz mi yaşlandık yoksa biz ortaöğretimden kopalı beri bu müsvettelere bizim bilmediğimiz fonksiyonlar mı kattılar da böyle özel muameleye tabi tutulmakta.