malesef ki ben de var.normalde dakikada 72 atan kalbin 150-180 arası amasıdır ki bazı durumlarda 200 atığı olur. fransızlar buna tatikardi derler.ne derlerse desinler zor bir durumdur. kahve ve çaydan vazgeçemiyorsan çok muzdarip olacağınız bir hastalıktır.avuç içlerinde terleme gibi iğrenç bir etkisi,belirtisi vardır.titreme de cabası.
yıllardır yaşamaya alıştığım hastalığım. supraventriküler taşikardi ( svt ). bu taşikardi de kalp atım hızı yaklaşık olarak 240/ dakikadır. ölüyorsunuz sanırsınız kendinizi. tansiyon normalin üzerine çıkar. zamanı bazen birkaç dakika bazen saatler sürer. hastahaneye gitmek gerekir damar yoluyla ilacınız verilir. geçtikten sonra, sanki çok yük taşımış gibi bütün vücudunuz yorgun, kollarınız ağrımış, boğazınızdaki bütün damarlar şişmiş, mideniz gaz basıncıyla dolmuş vaziyette kalırsınız.
normal kalp atış sayısı 0- 1 yaşları arasında; dakikada 120-140 1 - 3 yaşları arasında; dakikada 90-120 3 - 7 yaşları arasında; dakikada 90- değişir. her yaş grubunda; normal atışın 1 fazlası; kalbin hızlı attığını gösterir. kalbin atışları, göğüsten, köprücük kemiği üzerindeki nabızdan veya el bileğinin dış kısmında, kemikle kiriş arasındaki yerden sayılabilir. taşikardi; mutlaka kalp hastalığı belirtisi olacak değildir.koşmak, sindirilmesi güç şeyler yemek, heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek, zehirlenmek, bazı ilaçlar ve kadınların regli dönemleri de taşikardiye neden olabilir. bu çeşit taşikardi, nedenin ortadan kalkmasıyla geçer. ancak kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar ve zehirlenmeler de taşikardi yapar.
1 dakikada kalbin kan pompalama sayısının 100'ü aşması durumudur. 90 ile 100 arasında olan nabız sayısı taşikardi kabul edilmemekle birlikte takip altında tutulması gerektiğini gösterir. nabzın sayısı ile birlikte volümü de dikkate alınır (damar duvarına yaptığı basınç). yaygın olarak kalp - damar hastalıkları bu rahatsızlığa sebep oluyormuş gibi görünse de en sık tetikleyicisi stress faktörüdür. özellikle panik atak hastaları taşikardiden çok sıkıntı çekerler. dakikada atım sayısı 110 yahut 120 iken fazlaca sıkıntı vermese de 130 hatta 140 lara ulaştığında (ki bu çok ciddi bir sayıdır, fakat ulaşmak zor değildir), "bayılsam çok daha iyi hissedeceğim kendimi" diye düşündüren boyuta getirir.
huzursulzluk, ajitasyon, çift veya bulanık görme, uyuşukluk ve titreme ile birlikte çıldıracakmış hissi gibi belirtiler görebilirsiniz.
taşikardisiz günler dilerim.
ilaç etkileşimi adı altında bir insanın ( ki bana insan demeye bin şahit ister ) 3 gününü mahvedebilen bir rahatsızlık. yataktan kalkıp mutfağa gittiğinizde, kalbiniz sanki uzun maraton koşmuşsunuz gibi çarpar. sabit durup sakinleşmeye çalıştığınızda normale dönersiniz, ancak ayağa kalmaya ya da, uzun bir cümle kurmaya kalkarsanız geri döner. nefes tıkanıklığı da cabası...
ne zamandan beri sahibi olduğumu bilmemekle birlikte yaklaşık 8 yıllık bir bilinçli birlikteliğe sahibiz biz bununla, bunun ilk 2.5 yılını ne olduğunu keşfetmeye ayırmış ve ergenliktendir, damarlar bazen yavaş büyür hede olur hödö olur diyen kardiyologları sayesinde ilaçsız geçirdim lakin, ilerleyen zaman diliminde tanrım bu şey geçmiyor diye kafalarına dank etmiş olacaktır ki, adını anımsamadığım küçük beyaz hapçıklarla günde iki kez haşır neşir olmamı istediler bir ay içinde ilaç aldığım halde 175 nabız ile acile kaldırıldıktan sonra dideral ile tanıştık günde üçer adetten... tiroid bezi problemlerinden ortaya çıkabilmekteymiş bu...
lakin sonraları yolumuz ayrıldı dideral ile ben hayatımın son 4.5 yılını ilaç kullanmayı reddederek geçiriyorum. ah kalbim dediğiniz küçük sıkıştırmaları dışında en fazla 1 saatlik yoklamalar yaptığını gördüm. ama katlanılamaz bulmuyorum.
bunun dışında önemsenmesi gereken bir hastalık olduğu da gerçek çünkü tedavi edilmemesi veya ilaç kullanılmaması durumunda kalbinizi yıpratıyormuş, yani normalde 70 80 lerde atması gereken kalbiniz bu şekilde çalıştığında üzerine bilmemkaç ton yük binmiş gibi hissediyormuş ki ileride kalp hastalığı riskinizi ve kalp yetmezliğine yakalanma potansiyelinizi arttıran bir faktörmüş.
hastanenin acil servisine kaldırıldığınızda '' biz kalp atışlarını yavaşlatamayız, sen sakin ol '' diye bir cevap aldığınız, nöbeti gelmese bile '' ya gelirse '' diye kafayı yediren hastalık.
house md'de ingilizcesi her duyulduğunda gülümseten sözcük, hele greg house "it mayt bi tekikardii" dediğinde kelime can buluyor sanki.yahut ben tam bir house md bağımlısı oldum.
taşikardiyle beraber panik atak olayının da ortaya çıkabileceğinin altını çizmek gerekir. ölüm korkusuyla başlayıp geceyi panik atakla geçirmek daha zor oluyor.
tanım: aritmi olarak da adlandırılan bir çeşit kalp rahatsızlığı.
termal otelde termal stres sonucu meydana gelebilir, zaten de aritminiz varsa ağzınıza eden şeydir. siz o aptal havuzda çarpıntı başladığı andan itibaren hareket edemez hale geldiğinizde yapılacak tek şey alarmı değerlendirmek, hemen nabzı saymak ve mümkünse eğer bayılmadan ölmeden odaya gidip devrilmektir.
askeri lise sınavında doktorların insanları elemek için adayların yüzde seksenine koyduğu hastalık tespiti. o tespiti koyduğunuz organınıza taşikardi inşallah
(bkz: kalbin üflüyor)
kalbin normal ritminden daha hızlı atmasına verilen addır. genellikle doğrudan kalple ilgili sorunlarda ortaya çıkan durumdur. fakat başka sebeplere bağlı olarakta ortaya çıkabilir.