türkiye kendisine yetebilen 7 ülkeden biridir 

adana çık aradan

  1. lise 2 deyken bu lafı söyleyen milli güvenlik hocasına diğer 6 sı hangi ülkeler diye sormuştum hoca göt olup bi cevap verememişti
    (xanthos, 10.02.2006 02:12)


  2. aslının "türkiye kendisine yetebilecek potansiyele sahipken, verimli topraklarını ticaret-sanayi merkezi yapıp tarım ürünü ithal eden x ülkeden biridir" olması gerektiğini düşündüğüm istatistiki cümle.
    (fantastik karakter, 10.02.2006 02:24)
  3. eskiden (1980'lerin sonu) bu laf çok söylenirdi. ancak bu cümlenin tarım ürünlerini kastederek kurulduğunu söylemeliyim. sanayisinde kullanılan teknolojisi halen yurt dışı lisanslarına bağlı bir ülkenin kendi kendine yetebildiğini söylemek çok komik olurdu zaten.

    tarıma gelince; buğdayı ve kırmızı eti (diğer ürünleri saymıyorum bile) yurt dışından ithal eden bir ülke kendi kendine yetemez. imf politikaları sağolsun.

    demek ki neymiş; türkiye kendi kendine yetebilen ülkelerden biri değilmiş. yedi sekiz hikâye...

    ehemmiyetli not: giride dikkat edilirse; kırmızı et denen ürünü tarıma kattım. bu, normalde yapılan bir şey değil. burada bir gönderme var gönderme şu:

    türkiye'nin 2004 büyüme rakamları hesaplanırken tarımda büyüme (yanılmıyorsam) %12 gibi absürt bir rakam olarak gösterilmişti. şöyle yapıldı:

    hükümet, tarım kalemi içinde tarım, hayvancılık ve balıkçılığı topladı. o sene balıkçılık sektöründeki müthiş artış, tarıma da yansımış oldu. oysa ki kimi istatistiklere göre tarım tek başına %1.8 büyümüştü; kimilerine göre ise büyümemiş, aksine küçülmüştü. velhasıl vatandaş kandırıldı.

    kırmızı eti katışımın sebebi budur. hükümetim dalavere yapıyor; ben yapmışım çok mu?
    (eksiksizuyum, 10.02.2006 02:27)
  4. akla hemen diğer 6 ülke nelermiş die bi soru getiren,ilkokuldan beri duyduğumuz laf..
    (imrahor, 10.02.2006 16:41)
  5. global dünyada kendine yetebilmek gereksiz bir şey olduğundan olumsuz bir cümledir, zira globalizm düzeninde her ülke bir alanda uzmanlaşmalı, arz-talep dengesi doğrultusunda alış-verişle hayatlarını devam ettirmelidirler. dolayısıyla her şeyini kendi üretip kendi yiyen bir ülke yoksul kalacaktır. bu oyunu ben de sevmiyorum ama yapacak birşey yok, kuralına göre oynamak lazım.
    (comatose, 10.02.2006 17:19)
  6. bu tanım türkiye'nin tarım potansiyeli için kullanılıyordu ve bir zamanlar gerçekti. türkiye tarım üretiminde 1970'lere dek kendisine yetebilen ülkelerdendi. wto ve ab politikalarıyla bu çökertilmiştir.
    bu durumu küreselleşmenin sonuçlarından saymak haksızlık olur; (aslında öyle tabii de bu başka anlamda biliyorsun) çünkü gelişmiş ülkelerin gerek üçüncü ülkelere ve gerekse birbirlerine karşı ödün vermedikleri tek konu tarımdır. gelişmişler bir yana, ab ülkeleri arasındaki temel anlaşmazlık konuları hep tarımla ilgilidir. ab ile abd arasında tarım ürünleri konusundaki sürekli bir ihtilaf yaşanmaktadır. büyük devletler insan yaşamı için taşıdığı önem yüzünden tarıma hep özel önem vermişlerdir.

    http://www.hurriyetim.com.tr/...

    " 1. avrupa birliği'nde bazı tarım ürünlerinin fiyatları, dünya fiyatlarına göre şöyledir: şekerin fiyatı, dünya fiyatının 2.6 katı, pirinç 2 katı, muz 1.8 katı, mısır 1.5 katı, domates 1.3 katı, narenciye 1.1 katıdır.

    2. avrupa birliği'nin, tarıma verdiği desteğin miktarı yılda 100 milyar dolar, abd'nin 56 milyar dolar, japonya'nın 48 milyar dolardır.

    3. dünyada imalat sanayi ürünlerine ithalatta uygulanan gümrükler, son 50 yılda ortalama yüzde 40'lardan yüzde 4'lere gerilemişken, tarım ürünleri ithalatına uygulanan gümrükler hálá yüzde 40-50 seviyesindedir.

    4. geçen hafta, bazı tarım ürünü ithalatına ek vergi koyması yüzünden başı çin'le belaya giren japonya'da, tarım ürünleri ithalatında ortalama yüzde 63 gümrük alınmaktadır. pirinçteki gümrük ise yüzde 1000'dir. gümrüklerinin yüksek olmadığını iddia eden ülkelerde de ithalata engel olmak için çok karmaşık ‘‘gümrük tarifesi dışı engellemeler’’ kullanılmaktadır.

    5. tarımı desteklemenin çeşitli gerekçeleri vardır. bunların başlıcaları, tarımın sağladığı sosyal faydayı sürdürmek, çevrenin korunmasını sağlamak, halkın gıda ihtiyacını güvenceye almak, köylülerin şehirlere akın etmesine engel olmak, tarım ürünü fazlası veren ülkelerin dampingi sonucu ortaya çıkan düşük ‘‘yapay’’ dünya fiyatı karşısında zor durumda kalan çiftçileri korumak.

    6. tarım desteklemeleri iki grupta toplanmaktadır: a) fiyat desteklemeleri, b) gelir desteklemeleri. gelişmiş ülkeler, fiyat desteklemelerini azaltırken gelir desteklemelerini artırmaktadır. bu suretle, sosyal amaçlı bir desteklemenin, uluslararası rekabet düzenini bozucu bir yerel fiyatlandırmaya alet olmaması hedeflenmektedir.

    7. fiyat korumacılığın en kötü tarafı, tarımda verimsizliği teşvik etmesidir. halbuki doğrudan gelir desteği (bizdeki gibi sahtekárlıklara sebep olsa da) tarımda verim artışına yardımcı olmaktadır. "


    görüldüğü üzere ab'nin ve abd'nin tarım konusundaki düşünceleri çok katıdır. buna mukabil ab'nin türkiye'den isteklerinin başında da tarımdaki sübvansiyonları kaldırması vardır. neden böyle olur; çünkü azgelişmiş ülkelerdeki tarımsal gelişim potansiyeli günümüz dünyası içinde, "alternatif tarım önerilerinden", "uzman yardımlarına" kadar her yol kullanılarak tahrip edilir. bu sayede de bu ülkelerde ulusal tarım üretimi, kısa sürede geriler. uygulanan "ihracata dayalı kalkınma programlarıyla" önce sanayi çöker, daha sonra da bu ülkeler tarım ürünü ithal etmeye başlar. borç ödemek için borç arar hâle gelirler. aradıkları kredileri bulmaları içinde ulusal değerlerden vazgeçmeleri gerekir.
    bu türkiye için de meksika için de endonezya için de bütün azgelişmiş ülkeler için de böyledir.
    (mitya, 10.02.2006 18:04 ~ 18:10)
  7. (bkz: mastürbasyon)
    (ben de öyle biliyordum, 12.02.2006 22:38)
  8. (bkz: türk yalanları)
    (foradream, 12.02.2006 22:59)
  9. ilkokulda bize sıkılan safsata.inanırdık halbuki, sıkıysa inanma...
    (keyif pezevengi, 02.04.2006 19:59)
  10. çok merak edilen diğer altı ülke ve sıralı tam liste şu şekildedir:

    1- neverland
    2- disneyland
    3- seferoğulları
    4- kartaca
    5- mordor krallığı
    6- timur imparatorluğu
    7- türkiye cumhuriyeti

    amorti: 0 - 3
    (otomatik kapı, 09.11.2006 04:59 ~ 05:00)
  11. büyük palavralarımızdan biridir. anadolu insanının yetersiz ve kötü beslenmeden dolayı birçok hastalığa yakalandığı, yakalandığı birçok hastalığı da yenik düştüğü araştırma raporlarının konusu olmuştur. kendi kendine yetme, ekmek yiyip su içmekse, haftalık 21 öğünün yarısını patates ve domatesle geçiştirmekse biz hala kendi kendine yeten bir ülkeyiz.
    (galliani, 09.11.2006 12:54)
  12. (bkz: çok yaratıcıyımdır acayip sorun yaratırım)
    (ali kamber, 09.11.2006 13:08 ~ 13:09)
  13. (bkz: türkiyedeki bor dünyayı 5 kere satın alır lan)
    (anarsist, 14.03.2007 09:08 ~ 09:09)
  14. (bkz: türkiye kendisine yetebilen 7 ülkeden biriydi)
    (atlantis, 14.03.2007 09:36)
  15. (bkz: geçmiş zaman olur ki)
    (subaquatic, 14.03.2007 09:40)
  16. türk yalanı değil, ama izolasyonist mantığın en başarılı ve yaygın türk çarpıtması olduğu kesin. kendi kendine yetmek mevcut durumda üretilen tarım ürünlerinin ülkenin kendisini besleyebilecek durumda olması demektir. ben daha önce bir kendi kendine yetme haritası görmüştüm. diğer ülkeler suriye, ırak falandı, batıda bir tane bile yoktu. birileri sanıyor ki kendi kendine yeten ülkeler diye bir birinci lig var, "tüm zamanların en üstün ülkeleri" bunlar. ama biz özümüzdeki bu üstünlüğe rağmen kötü yöneticiler tarafından bu hallere düşürülmüşüz.
    işin aslında bir ülkenin temel ihtiyaç kalemlerini o ülkenin ithalat kalemleri arasında görmüyorsak ona "kendi kendine yetiyor" diyebiliriz. fakat bizden daha gelişmiş ülkeler arasında istese kendi kendine yetemeyecek olanı yoktur. çünkü ülkeler geliştikçe kaynaklarını daha karlı alanlara yatırırlar, bunlar da genelde daha az ülkenin üretiminde söz sahibi olduğu mamullerdir. yani teknolojik anlamda daha ileri ürünlerdir. bu ürünleri üretir ve bunları üretemeyen ülkelere çok yüksek fiyatla satabilirler böylece. bu anlamda çok kabaca 3 seviyeden bahsedebiliriz.

    a) tarım ve daha aşağı düzey: tarım ürünlerini üreten ve kendine yeten veya yetemeyip açlıktan sürünen
    b) endüstriyel düzey: zamanında tarımdan elde ettiği sermayeyi (mesela) otomobil üretimine falan tahvil etmiş olanlar
    c) yüksek teknolojiye dayalı endüstriyel düzey: a ve b seviyelerinden biriktirdikleri sermayeyle mikroçip üretenler

    her ülke bu üç üretim düzeyinden bulunabildiği en yüksek düzeyde üretim yapmaya çalışır, elde ettiği parayla da alt düzeyde üretileni satın alır. mesela c sınıfındaki bir ülke mikroçip üretir ve tonlarca pırasayı da bunun karşılığında alır. çünkü mikroçip birebir içindeki üç kuruşluk bakır hammaddesinden değil, içindeki know howdan ve onu üretecek fabrikanın maliyetinden ötürü pahalıdır. böylece mikroçip üreten bir ülke araba üretmeyi alt sınıftaki ülkelere bırakır. araba üreten bir ülke de pırasa üretmeyi daha alt sınıftaki ülkelere bırakır. en alttaki ülkeler de "kendi kendine yeter." veya yetmeyebilir de şekil a'daki afrika ülkelerinde olduğu gibi.
    biz şu an 2. seviyeye doğru çıkıyoruz, otomobil üssü falan olmaya başladığımıza göre artık.
    (earendill, 14.10.2007 20:00)
  17. ybsg dedikten sonra ekliyorum. türkiye ancak bu olası 7 ülke arasında sondan 8. olabilir.
    (seemann, 29.11.2007 13:41 ~ 14:06)
  18. bazı vatan haini ve vurdumduymaz müşkül pesent arkadaşların kabul etmek istemediği bir şeydir.halbuki japonlar haliç'in dibinde altın var, temizleriz ama altınlar bizim olur demişler, bizimkiler de kabul etmemiş. valla lan.
    (scherzi, 29.11.2007 13:44)
  19. tabiki öyledir. türkiye herzaman kendini kandırmak konusunda kendine yetebilmiştir.
    (psychick, 29.11.2007 14:04)
  20. doğrudur.

    eğer kendine yetmeden kasıt mastürbasyonsa bırakın ilk 7'yi liderliğe oynarız.
    (hansvoralberg, 12.02.2008 21:17)
  21. akabinde " dünyanın boru var ama kullanmayı bilmiyoruz" şeklinde cümlelerede sebebiyet verebilcek türden başka bir yalan..
    (smv66, 12.02.2008 21:43)
  22. (bkz: o işi sikerler)
    (gebesh, 12.02.2008 21:48)
  23. evet ben sonuna kadar katılıyorum bu yumurtaya aman analize.
    türk haklı kendi kendine yeter misal , amerika dünyanın 4 bir yanını karıştırmak için türlü masrafa girer iken, ajandı-teröristti paraya boğarken türkiye yi karıştırmak için başkanın öksürmesi ya da ne bileyim bir telefonu yeter. ekonomi hemen karışır. halk hemen panik yapar, merkez bankası hemen halkı sukunete çağırmak için davetiye bastırır.
    ya da ırkçılığı artırmak istese mesela dünyanın kaka devletleri hiç sorun yaşamazlar, hiç yorulmazlar. zira bizim kapı gibi ergenekonumuz!? vardır,kimseden emir almaz. kendi kendine emir verir, kendi kendine türk olmayanları ya da başka halklarla ilgili konuşanları susturur.

    yine aynı şekilde ülkeyi şeriat ağırlıklı yönetilen bir devlete çevirmek isteyen bir ülke zerre hareket etmesin yorulmasın. türk halkı kendi kendini gaza getirip birden tüm dertlerini unutup ,türbanı şeriata bir tutup sokaklara dökülür.allah-u ekber nidaları atar, tarikatlara sarılır.

    türk halkı kendine yetiyor gerçekten, birazcık yetmeseydi dünya devleti olacaktı ama...
    (bilginsel, 12.02.2008 22:03)
  24. türkiye cumhuriyeti tarım ve köyişleri bakanı mehdi eker'e göre şehir efsanesidir.

    http://www.gazeteport.com.tr/...
    (strutter, 07.05.2008 18:41)
  25. (bkz: kocam bana yetmiyor)

    *
    (ipo, 07.05.2008 18:44 ~ 18:44)