tıp konusunda eğitim veren, 6 yıllık yüksek lisans seviyesinde eğitim verdikten sonra eline tıp doktoru diploması tutuşturan eğitim ve araştırma kurumu.
tıp eğitiminin dış görünüşü 6 yıldır. oysa bu katlanır katlanır gider. çünkü altı sene bitince kel bir doktor olursunuz. bunun tusuydu kanatlısıydı derken bakarsınız yaş gelmiş 40 a daha çocuk falan yok.
allah düşürmesin deyip de düşmüş bulunduğum ,başlarken hiç bitmeyecekmiş gibi gelen ,yıllar geçmesine rağmen hala yolun başında olduğunuz hissini veren eğitim kurumu.
eğitim şartlarının nasıl olduğunu "tıp fakültesinden her şey çıkar, arada bir doktor da çıkar" sözünün özetlediği, sonuç olaraksa çoğunlukla dünyanın en kaliteli uzman ve profesörlerini türkiye'ye kazandıran eğitim kurumlarının genel adı.
diğer yandan kimi özel üniversitelerin hastanesi olmadığı halde öğrenci almak için tıp fakültesi açması ve bu eksikliği de öğrencilerini staj için başka fakültelerin hastanelerine göndererek kapattığını iddia etmesi, buralarda yetişen doktorların kalitesi konusunda insanları (özellikle de isim yapmış fakültelerin kıdemli doktor ve öğretim üyelerini) hayal kırıklığına uğratmaktadır.
"tıp fakültesi 6 sene değildir, 6 sınıftır" mantığını kavrayabilmiş insanların ortama uyum sağlamada sıkıntı çekmeyecekleri fakülte.
(bkz: tıp fakültesi öğrencisi)
herkes nasıl yapıyo bende yaparım diyerek girdiğim sonra bin pişman olsamda çıkış yolunu bulamadığım bölüm... herkes kendi bölümüne zor der de yok yani yaşanmadan zorluğu anlaşılamayacak bi bölüm. kimi zaman banane bu delikten ne geçtiğinden dedirten çoğu zaman süngerden olsaymışızda bu kadar zorlanmasaymışız diye ağlatan
(bkz: tıp fakültesi öğrencisi)
hocaları ve öğrencileri arasında ilginç diyaloglar geçebilen fakültelerdir.
akşam 7 gibi okulda uzun süren bir çalışma sonucu 3 tane 2. dönem öğrencisi ve bir anatomi hocası arabada sohbet etmektedirler;
meraklı ardaarda kişisi dayanamaz ve hocaya öğrencilik hayatıyla ilgili sorular sormaya başlar:
+hocam, siz okulu 6 senede bitirebilen öğrencilerden miydiniz?
-hayır maalesef 7 senede bitti.
+kaçıncı dönemi tekrarlamıştınız?
-2. dönem.
+?!?!?!
size verilen sürede,''işe yarar mı?'','' tadı nasıl acaba?'' diye düşünmeye fırsat bulamadan elinize geçen her şeyi yediğiniz,sınavlarda kustuğunuz,ve mezun olurken de defekasyon sonrası, sindirdiklerinizle yaşamınıza devam edeceğiniz fakültedir.
halk sağlığı, tıbbi psikoloji, tıbbi sosyoloji, tıp tarihi ve hatırlayamadığım birkaç tıp'a giriş dersiyle başlar, hafifinden(en azından bütfde).
bir gün tıp tarihi dersinde hoca anlatmaktadır, bir an durur ve sorar;
-dünyanın en eski mesleği nedir bilen var?
+(bütün sınıf gaza gelmiştir ya) doktorluk değil mi hocam!!!
-hayır çocuklar dünyanın en eski mesleği fahişeliktir, ondan sonra doktorluk gelir.
+!?!?!?!
giren insanlara ilerde ne vereceği yanlış anlaşılan fakülte.
ankara tıp 2005-2006 mezunları yıllığında fakülteye gelmeden önce ve geldikten sonra fotolarının bulunduğu kısım ve altında yorumlar.x abimizin 1998de omuzlarına dayanan kapkara saçlarıyla çektirdiği fotonun yanında kime ait olduğu belli olmayan sonradan ona ait olduğunu öğrendiğimiz 'çat çat çat kel behzat' diyesi 2006 da çekilmiş fotosunun altındaki bizzat kendi ağzından yorumudur:
'tıp fakültesine gelmeden önce geleceğimin çok parlak olacağını söylediler.bu kadar parlak olacağını tahmin etmemiştim!!'
ne ümitlerle girdiğiniz, ama ilk sene verilen tıpla bi alakasını kuramadığınız dersler yüzünden sizi hayal kırıklığına uğratan, acaba okulu bırakıp tekrar össye girsem mi gibi soruları sürekli aklınıza getiren(buna cesaret eden çok az kişi olur), hiç bitmeyen ve gittikçe zorlaşan sınavlarıyla sizi bıktıran, sonunda aman haa dedirten fakülte...
sınavlar yaklaşana kadar çalışmanızı gerektirmeyen fakultedir. sınavlar yaklaşana kadar geziniz tozunuz içiniz. ama sınavlar yaklaştığında ölümüne ders çalışmak gerekir. işte o zaman çok sıkıcı oluyor tıp fakültesi. ama geri kalan zamanlarda gayet rahat bi okul(dipnot: ortalama olarak cc hedeflendiği vakit dediklerim geçerlidir. hatta 2-3 dersi de büt'e bırakma ihtimali vardır, ama olsundur, arada bi eğlenmek hakkımızdır,yaşasın sosyal,fırlama, alemci,eğlence düşkünü tıpçı gençlik)
bir yıl sonra gelen edit: böyle böyle sınıfta kaldık mınakii