belki ilginizi çeker
  1. · tıp fakültesi
  2. · tıp fuckultesi
  3. · tıpta ayıp olmaz
  4. · medicine
  5. · primum non nocere
  6. · tıp
  7. · yeni başlayanlar için hacettepe üniversitesi
  8. · üniversitede devam zorunluluğu
  9. · tıp balosu
  10. · tit
gündem
  1. · itü sözlük
  2. · boylumlama
  3. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  4. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  5. · sözlük yazarlarının hayalleri
  6. · ezel
  7. · author gibi erkekler
  8. · gaza getiren müzikler
  9. · abd ve israil

tıp  

 sayfa  / 2
  1. ing. medicine
    (nonscholasedvitadiscimus, 10.03.2004 18:43)
  2. çocuk oyunu..."bir iki üç tip"...
    (johnnyenglish, 10.03.2004 18:45)
  3. arslan geliyor kaplan geliyor..... tıp
    (nonscholasedvitadiscimus, 10.03.2004 18:50)
  4. "transeksüel ırk projesi"...
    (johnnyenglish, 10.03.2004 18:51)
  5. oku oku bitmeyecek bölüm
    (lethe, 17.04.2004 20:57)
  6. ömür törpüsü
    (yaşam meleği, 22.01.2005 22:51)
  7. (bkz: sanat)
    (anarko, 16.05.2005 15:19)
  8. (bkz: tıp fakültesi)
    (wondrous, 14.03.2006 12:54)
  9. --tıpçıyım hovardayım her gece mr*dayım!!
    (ardaarda, 24.09.2006 19:41 ~ 19:41)
  10. (bkz: alternatif tıp)
    (petrucciante, 24.09.2006 19:45)
  11. (ara: tıp)
    (van den budenmayer, 24.09.2006 20:31)
  12. hemen hemen tüm dizilerde sınava girecek karakterlerin kazandığı bölüm.
    (woodpecker, 26.09.2006 02:24)
  13. sınıfımızda hiç kimsenin okunulması gerektiği gibi okumadığı bölüm
    (dr87, 13.02.2007 00:56)
  14. okuması oldukça uzun,zor ve ezbere dayanan bir bölümdür.6 sene okursun sağlık ocaklarında sürünürsün.iyi para kazanmak için uzmalık kazanmak gerekir
    (motherfucker, 11.04.2007 16:50)
  15. okuyana ayrı bir hava katan bölüm. daha doğrusu kattığı düşünülen bölüm. hemen hemen herkesin hayalinde olan bölümdür. kazanan kazandığı yıl çok büyük bir havayla söyler ben tıp da okuyorum diye. anne bana abartır her yerde papağan gibi sorulmadan "ay benim oğlum kızım da tıp ı kazandı da gidicek.." .
    nedeni nedir derseniz, çıkınca direk mesleğiniz var ya, bide herkes size mutlaka muhtaç ya, derman dağıtıyosunuz ya herkese..kutsal meslek işte..

    evet efendim bende bir ineğim, bende çok çalıştım, tıp fakültesini kazandım.

    ve ekliyorum, evet efendim bende 6 yılın sonunda kitaplar içinde kendini kaybetmiş, insanlıktan çıkmış robot olmuş, hayattan zevk almayı unutmuş(hayattan zevk almayan en azından hayatın nasıl zevkli olabileceğini bilir, unutan daha beter yani) bir tip olucam.

    sonucu bu kadar berbat olan bir şeyle nasıl gurur duyulabilir ki,..
    (acemişansı, 07.06.2007 13:07)
  16. bilim dalı olmayan, çeşitli bilim dallarından yararlanan ve usta-çırak ilişkisiyle ilerleyen disiplin.
    (carpe noctem, 16.06.2007 03:14)
  17. uzun yıllar vücuttaki düzenin sağlık belirtisi olarak görüldüğü meslektir. yakın çağa kadar tabipler, vücudun belli bir ritmi olduğu ve bu ritim bozulunca insanın hasta olduğu inanışına göre çalışmalarını yönlendirmişlerdir.

    şimdiyse tam tersini düşünüyorlar. sağlıklı bir vücut çok karmaşık, dışarıdan bakıldığında neredeyse düzensiz bir yapıdır. vücuttaki ritmik, periyodik, düzenli değişiklikler çoğu zaman hastalığın habercisidir. bence bu pek ilginç bir durum. bir bilim dalının bakış açısını tepetaklak etmesi çok görülen bir şey değil zira.
    (ali kamber, 20.02.2008 14:45)
  18. okuduktan sonra doktor olunan,insanın minimum 6 yılını yiyen biir fakülte adı
    (tavernaci, 22.08.2008 01:22)
  19. teyze: oğlum bu öss açıklandı değil mi? nereleri yazacaksın bakalım?
    çocuk: valla teyze ilk sıralara boğaziçi altlarına da tıp yazdım.

    bu diyaloğu sürekli duyar dururuz muhabbetlerde.ama büyük bir çelişki barındırır içinde bu cümle.boğaziçi istediğine göre mühendislik istiyorsun ve odtü,bilkent gibi ağır disiplinli yerleri seçmediğine göre fazla kasmamak,sosyal hayattan ödün vermek istemiyorsun.peki sorarım o zaman niye tıp yazıyorsun? bir yandan sosyal bir eğitim tarzı isteyip diğer yandan en az 6 yıl ağır disiplinli bir bölüm ve sosyal yönü zayıf bir üniversite yazıyorsun.direk yazmadığına göre bu bölüme ilginde az.bir çok insan "sevmeyen insanın yapacağı iş değil" derken bunu yazabilmek büyük cesaret hatta kişinin hikayedeki kişinin özellikleri göz önünde bulundurulduğunda aptallıktır.
    (muvo, 22.08.2008 01:33)
  20. ayıpsızdır! (bkz: tıpta ayıp olmaz)
    (koyumavi, 22.08.2008 01:38)
  21. bilimden de öte garip bir şeydir.kendisinin bir sanat olduğu da söylenir.doğrudur da.
    (theraflu, 22.08.2008 02:17)
  22. (bkz: tıp fuckultesi)*
    (görmedimduymadımbilmiyorum, 03.06.2009 12:57)
  23. sinüzite, bel fıtığına, menisküse, nevroza, şizofreniye çare bulamayan sözde bilimdir. yok efendim aslında çare var da ülkemizde başarılı yapılmıyor da falan da filan... bel fıtığı için amerikada tedavi olup gelen gördüm, bir kaç ay sonra tekrar başladı. sıfır tıp bilgisi, kör cehaletle bunları söylüyorum ki bilenler eğer bunun üstüne söz söyleyeceklerse bir gerizekalıya anlatır gibi anlatsınlar daha detaylı ele alalım meseleyi. örneğin sinüzitin tek tedavi yöntemi ameliyat ve tekrar etmemesi söz konusu değil. o burun sen ölene kadar tıkanacak yani. başka çaresi yok...
    üç santimetre genişliğindeki bir hafıza kartına mikron düzeyinde çizgiler atarak içine bin adet şarkıyı yükleyen insanlığın sinüzite çare bulamaması ne kadar tuhaf… arkeologların bulabildikleri tıp bilimine ilişkin en eski kayıt hititlere dayanıyor. hattuşaş’ta bulunan reçete görevi gören kitabelerin deşifre edilmesi sonucu “bilinen” en eski hastalıklar hakkında fikir sahibi olundu. dünyanın çeşitli yerlerinde rastlanan ve tarihlerinin birbirine yakın oluşundan daha derli toplu bir fikir veren yazıtlara göre hititler dönemindeki en yaygın hastalıklar: veba, sıtma ve katarakt. şaşırarak söylüyorum ki katarakt henüz insanlığın yakasından düşmemiş, veba ve sıtmaysa afrikada hala görülen hastalıklardır. yani aradan 3000 sene geçmiş ama hastalık aynı hastalık. aynı reçetede tedavi yöntemi de yer alıyor. dövülüp, süzüldükten sonra kaynatılan, sonra çeşitli aromalarla lezzetsizliğinin önüne geçilen bir sıvı: şurup. ve bitkilerin kurutulup kalıp haline getirilmesiyle elde edilen küçük katı cisimler: hap. bundan 3000 sene önce bir insanın gözlerine perde indiğinde doktora gidiyor ve hap alıyor, geçiyorsa geçiyor, geçmiyorsa kalıyormuş. kataraktın bugün cerrahi tedavisi de mümkün. yani neyse ki insanlık, neşteri icat etmiş… veba ve sıtma ise türkiye’de en son 50’lerde görülmüş. yani insanlık tarihini düşünürsek daha dün… google earth sayesinde mars gezegenini üç boyutlu şekilde görüntüleyebilen, milyarlarca ışık yılı uzaktaki cisimleri fotoğraflayabilen, apartmanlar boyu yer kaplayabilecek yazı kayıtlarını küçücük bir çipe yerleştiren insanlık ağrıkesen ilaçlardan öteye gidememiş. pes! kanser, aids gibi hastalıkların milenyum çağında ortaya çıkan ya da hortlayan, vebaya, sıtmaya göre daha kompleks olan hastalıklar olduğunu kabul edebiliriz ama bel fıtığı, menüsküs ve sinüziti tedavi edemeyen tıp biliminin hiçbir bilimsel yanı olmadığı ortadadır. kalbi ağrıyan insana hap veren(özünde bitki) kalbi yeterince güçlü çalışmayan insana pil takan, dişi ağrıyan insanın dişini çeken bir etkinlik insanlığın yararına değildir. hele hele bilim dalı, hiç değildir.

    bilim bir uzmanlık alanına yönelik dogmatik olmayan verileri bulundurma ve geliştirme prensibine dayalı, elle tutabildiğimiz, gözle görebildiğimiz, sayıp ölçebildiğimiz bilgilerden oluşan bir etkinliktir. her koşulda insanlığı rahatlatmak zorunda değildir. mesela ikinci dünya savaşı, anması bile insanı rahatsız eden bir olaydır ama tarihi açıdan bilimsel bir değeri vardır ve incelenmeye, en azından saygı duymaya değerdir. bir yönüyle bilimsel bir şeydir çünkü. ama tıp biliminin işlevi farklı olmalıdır. çeşitli hastalık adlarını arşivlemek de tıp bilimi kapsamında olabilecek bilimsel bir iştir ama ileriye dönük bir çalışma araştırma yapmayan bir tıp bilimi arşivcilikte kalır. tıp uzmanları elbette uyumuyorlar. deli gibi çalışıyorlar görüyoruz. ama reelde bir faydasına rastlayamıyoruz. şimdi bir uzman doktora sorsan neler anlatır neler. aman allah... fakat yukarıda da cahilliğimden bahsetmiştim ya gene aynı şeyi söylüyorum. ben bilmem anlamam bana reelde bir faydasını gösterin benim sinüzitimi tedavi edin mesela. internete giren dokunmatik telefon yapmak, sadece tek bir hapla kanseri yenmekten daha mı zor? karşılaştırmam komik geliyordur eminim ama bence bilmeyen birisi için dokunmatik telefon daha mucizevi bir şey... yani ben dokunuyorum o hissediyor, ama sen benim sinüslerimdeki sıvıyı buradan alamıyorsun öyle mi? bence boşa çalışıyorsun. anti tartarlı diş macunu araştırmacısı seni...
    (yare, 21.07.2009 05:22)
  24. yanlış yapıyor.

    tıp, teknolojiye paralel olarak son yüzyılda gelişmenin bokunu çıkarttı. tamam ortalama insan ömrünü arttırdı ama temelde tıbbın bu kadar gelişmesi bize zarardır. karbondioksitin ve dolayısıyla sera etkisinin artması gibi bir şey.

    neden?

    çünkü eşşeğin zikinden dolayı değil, tıbbı bu kadar geliştirerek doğal seleksiyona yapay müdahalede bulunuyoruz dostlar. evrimi dürtüyoruz. doğanın düzenini bozuyoruz. aynı kloroflorokarbon ve karbondioksitle atmosfere yaptığımız gibi. bağışıklık sistemi güçsüz bir insanı, tıp sayesinden gayet güzel yaşatıp, genlerini sonraki nesillere aktarmasını sağlıyoruz. yani en ufak bir soğuk algınlığı bir bireyi öldürecekse, bırakın o ölsün diyorum aslında. ohaaa, ne diyorum lan ben. ama doğal olanı bu arkadaş. güçsüzler elenmiyor. yaşayacak kadar düzgün olmayan genetik yapının kendini kopyalamasına izin veriyoruz. bu suç senin tıp.

    gördüğünüz gibi sağlam dayanaklarım var. onun için 14 mart tıp bayramını şu andan itibaren kaldırmış bulunuyorum. artık 14 martlarda hastaneye gidip, bütün doktorların elini öpmeyeceğim. zaten cimrilerin para verdiği falan yok. her yerim steteskop, steril çubuk oldu anasını satayım.
    (alkolik2000, 26.08.2009 11:20)
  25. kürtaj ve ötenazi ile haddini aşan bilim dalı.
    (pembe bir mısradır aşk, 26.08.2009 11:21)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil