1. sonuna kadar katıldığım önerme. hiç bir boka yaramıyoruz. sebepleri de kendimiz yaratıyoruz zaten.(terör, ekonominin bozukluğu, başımızdakiler, irtica.. vs.) biz bu vatanı hak etmiyoruz aslında.
  2. bu gerçeğin en büyük sebebi ülkede torpilin her kademede var oluşu ve ekonominin serbestleşmesiyle oluşan çarpıklıktır. şöyleki, insanlar çalışarak çabalayarak birşey kazanamayacağını görmektedir. türkiye'deki sosyal sınıflar çok katıdır ve geçişler zordur. yani babası zengin olan zengin olmakta, babası fakir olan sürünmekte ve ne kadar uğraşsa bunu değiştirecek gücü olmamaktadır. eğer hatırlı kişileri de yoksa kişi kendini iyice salmakta ve "neden boşuna kasayım" mantığıyla hareket etmektedir. bir yandan da işe yaramaz (hepsi değil tabiki) zengin çocuklarını gözlemlemektedir. tüm bunların sonucu olarak piyango kültürü hakim olmakta ve kısa yoldan köşe dönmek arzusu yerleşmektedir.
  3. kesinlikle kanun olabilecek kadar gerçek bir önermedir.. öyle ki türkler impratorluk döneminden gelen güdülmeye alışmışlar zaten, yeni gencecik türkiye cumhuriyeti kurulduğunda ise ancak 15 sene falan çalışabilmişler.. evet çalışmışlar çabalamışlar ama nasıl biliyor musunuz bunları hiç.. devlet zorla vergiler almış yine.. mecbur kalmış ülkeyi geliştirmek için.. sonrasında ise çalışmak insanlara zor gelmiş pes etmişler.. gerilemişler.. zaten bu ülkenin gerilemesini isteyenler de çokmuş.. öylece bırakmışlar çalışmayı.. bir insan işsizim işsizim diye ağlıyorsa onun ben kafasına edeyim afedersiniz ama türkiyede merdiven silmeyi aşağı gören insanlar çok fazla.. tembeller gerçekten de.. dinimiz de buna bir bakıma müsaade ediyor.. şu tevekkül anlayışını abartanlar mesela.. sen yat otur hiçbir iş yapma, allah verir elbet.. bu kadar basitler işte.. zeki olan türkler elbetteki var, çalışkan olanlar da var.. ama bunların hiçbiri türkiyede değil.. adam bakıyor okumuş etmiş ne heba edicek kendisini bu ülkede.. zaten ona çalışması için olanak da verilmiyor.. bakalım hatırlayacak mısınız.. şu aselsan daki mühendislerin ölümleri.. noldu? kim hatırlıyor şimdi onları? oysa ne kadar da zeki türklerdi.. ne kadar da çalışkandılar.. türkiyeyi tam bağımsızlığa, ekonomik özgürlüğe kavuştaracak gelişmeleri bulmuşlardı.. bir anda ardı ardına öldü hepsi.. intihar falan ettiler.. sonra birdenbire kesildi ölümler.. onlardan başka dahi türk kalmamıştı o yüzden.. peki ya (yanlış hatırlamıyorsam) diyarbakırda düşen uçağın içindeki bilim adamı ve araştırmacılar neydi.. onlar çalışkan ve zeki değiller miydi.. hepsi yokedildiler.. fikirleri ve çalışmalarıyla beraber.. aslında türkler içinde gerçekten akıllı, çalışkan ve çok da işe yarayan insanlar var ama bunlar azınlıklar.. çok az bir kesimdeler.. birileri türkiyenin gelişmesinden fena rahatsız olduğu için onların önünü ksiyor, çoğunlukta olan tembel ve cahil, ayrıca da gözü açılmamış aptal türkler de bu oyunları ya görmüyorlar ya da bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyerek salak salak kaderim neyse onu yaşarım diyorlar.. işte türklerin bir sikime yaramaması budur.. eğer bu türk milleti biraz daha çalışkan olsa, biraz daha kendinden başkasını da düşünüp hep benci olmayıp vatanını, gelişimini düşünseydi türkiye bugün bu halde olmazdı..

    cevap vermeden de edemeyeceğim.. dünya üzerinde öyle 10-15 tane ülke yok kendini geliştirip bir şeyler yapan.. bir amerika var, bir çin var, bir fransa, bir ingiltere bir de rusya var.. bunlar kim mi? birleşmiş milletler güvenlik konseyi daimi üyeleri.. bunlar dünyayı yöneten güçler.. bunların izni olmaksızın bu dünyada hiçbir bok yapılmıyor.. ve onlar izin vermediği sürece de bu ülkenin kendini geliştirip de çalışkanlığı öğrenip de ilerleyeceği falan yok.. baksanıza ilkokulda öyle bir eğitim sistemi yarattılar ki hangi çocuktan çalışkanlık bekleyebilirsiniz.. 5. sınıftaki çocuğa gidip belediye başkanıyla röportaj yapma proje ödevini veren zihniyet aslında hem ailenin bunu yapmak zorunda kalarak yetişkinlerin başka salak saçma şeylerle ilgilenmelerini sağlıyor hem de çocukları tembelliğe alıştırıyor.. işte türkiyenin tembelliğini ve de hiçbir sikime yaramamasını tüm bu sebeplere bağlayabilir.. amma da komplo teorisi yazdın demeyin biraz daha çalıştırın o küçük beyinlerinizi.. yüzde 2 ile olmuyor bu işler.. daha fazlasını çalıştırmak lazım.. ayrıca o uganda falan da ney.. onlar sömürge devlet.. sen sömürge misin ha? nesin olm sen? emperyalizme karşı savaşan ilk devletiz biz.. dünya tarihinde böyle anılıyoruz.. bunu bir anlayın.. o bahsettikleriniz 200 bilmem kaç ülkeyse sömürgeyle hala savaşmaya çalışan ülkelerdir.. kıyaslamanın da bir sınırı bir adabı vardır yahu..

    çok sinirlendim sözlük.. sabah sabah..
  4. kurtuluş savaşındaki kahramanlıklar, savaşçı bir millet olma, bağımsızlığa düşkünlük vb. gibi övgü içeren bir özellikten bahsedilmeye kalkıldığında hemen milliyetçilik karşıtı-bireyci moda geçerek "herhangi bir özellik nasıl bir milletin tüm fertleri için genellenebilir?" gibi tepkiler veren ama ortada bir hakaret, olumsuz bir özellik olduğunda "tam türk işi hehe" geyikleriyle prim yapma peşine düşen siyaset ekmeğinden beslenen ortam çocuklarının dünyasından sikimsonik bir gerçek.

    kendilerine sormak lazım, bir sikime yarama kriteri nedir? bir sikime yarayan millet nasıl olmalı, hangi özellikleri bünyesinde bulundurmalıdır? türklerin bu zihniyetin akıl küpü (!) temsilcilerinin sikine yarayabilmesi için ne gibi özelliklerinden arınmaları gerekmektedir? aynı zamanda kendilerini bir uzman psikoloğa inceletmek lazım, nasıl bir ruh hali dünya milletlerini kendi sikinin kriterine göre yargılayıp "bir sikime yarar"-"bir sikime yaramaz" olarak etiketleyebilir? bu hale gelmek için nasıl bir çocukluk geçirmiş, nasıl iç dinamiklerin etkisinde kalmış olmak gerekir?

    türklerin yüzyıllardır onlarca devlet kurmuş, ortadoğu gibi cadı kazanı bir coğrafyada varlığını sürdürebilmiş olması bu "sike yaramasına" yetmezken acaba hangi milletler bu über sike yarayabilmektedir? emperyalizmin, köleliğin mucidi, bugünkü refahını başka milletlerin kanı üzerine kuran avrupa milletleri mi, yoksa dünyanın jandarmalığına soyunan amerika mı? ya da kızlarını sünnet edip cinsel zevk peşinde koşmasın, sonra da iyi başlık parasına gitsin diye hesaplar yapan o çok sevgili millet mi yoksa bir sikime yarayan millet?

    beynini sikeyim diye güzide de bir küfür var ama onu uygulamak için de karşı tarafta bir beyin olması gerekiyor malesef...
  5. napolyon un yıllar yıllar önce cevabını verdiği soru : para, para, para.

    para kaygısı güden ve yapmak istediği değil, toplumun ona dayattığı işleri yapmak zorunda kalan insanlardan, hayata dair doğru sorular sormasını, bilginin ve çalışmanın erdemini kavratılmasını bekleyemezsiniz. yani beklersiniz de... kızamazsınız. hayatında makinelerden nefret eden birinin makine mühendisi olması ve her gün işe ölerek gitmesi, ne fena bir durum değil mi?

    olayın başı bu. geri kalan her şey ayrıntı. ve gerçekten tembeldir, gerçekten de halinden memnundur, tembel olduğu her dakika sevmediği iğrenç bir işi yapmaktan yeğdir çünkü. insan insanın kurdudur felsefesini bi tarafa bırakıp bu soruna bir çözüm nasıl bulunur da herkesin hayatına kendisine iade ederiz diye düşünülürse bir ihtimal değişir bu durum.

    bir de şöyledir de türkler; sorunu ortaya atıp sorunun esas kaynağını bulmamak buna karşın insanları heba etmek, satmak ve hakkı olanın arkasında durmamak hastalığına da yakalanmışlardır.

    kronik sanıyorum bu hastalıklar.