1. ulusal birliğini ancak 1871'de tamamlayan almanlar doğal olarak piyasada fazla sömürge bulamayınca, henüz topraklarının paylaşımı üzerinde karar kılınamadığı için yaşayan osmanlı devleti'ne canım, cicim diyerek yaklaşırlar. sonra bizim orduyu silahlandırırlar, eğitirler. demiryolları falan açarlar. hatta alman imparatoru wilhelm ii istanbul'a padişahı ziyarete gelir, kendini halifenin arkadaşı, 300 milyonluk islam alemi'nin dostu olarak tanıtır. amaç ingiltere'nin sömürgelerindeki müslümanlara yavşamaktır. türk-alman dostluğu birinci dünya savaşı'na girmemize, almanya'nın gazıyla, mısır'a saldırmamıza, vatan evlatlarının sarıkamış'ta donmasına, galiçya'da şehit düşmesine neden olur. ama yine de biz almanlara hayranızdır, çünkü ard arda ruslardan, ingilizlerden, fransızlarda yediğimiz kazıklar içimizde acısını hissettirirken bize bir tek almanlar dostça yanaşmıştır ve bu bizim bilinçaltımıza kazınmıştır. bunun yanısı almanların çalışma disiplini ve azmi, biraz geniş olan, rahatına düşkün olan halkımızın takdirini(!) kazanmış ve keşke biz de öyle olsak dedirtmiştir.(tabi öyle olmak için hiçbirşey yapmadan.)
  2. özellikle türk erkeklerinin gençlik çağlarındaki yoğunlaştırılmış almanca dersleri (bkz: porno) nedeniyle özellikle dişi türüne büyük bir sempati sağlaması ana nedendir. diğer bir neden de porsche dir.