ancak türkler kendilerini bu kadar çok kötüleyebilir, bu kadar ezebilir.
bi' de farkına vardım, gerçekten türkler kurallara uymaz.
*
(bkz:
anket)
(venom, 12.08.2005 02:16)
birbirinin elinden kesici alet almamak; tahtaya vurmak, bazılarında vurmamak gibi çoğu zaman sevimli, bazen de sevimsiz olan takıntılardır. mesela;
(bkz:
bekaret)
(bınar, 12.08.2005 17:41)
maçlardan sonra havaya ateş etmek suretiyle insan öldürmek
(bkz:
eğlencenin bokunu çıkarmak)
(pablo, 12.08.2005 17:58)
tv; bilgisayar monitörü , kasası üzerine dantel örtü örtmek.
iyiye de kötüye de küfretmek, cümlenin giriş gelişme ve sonucunda küfür kullanabilme yeteneği..
çalışmayan elektronik aygıtları yumruklamak suretiyle çalıştırabileceğine inanmak (bilgisayar çalışmayınca "reset"leme fikri biz türklerden mi çıkmıştır diye düşünmüyor değilim hani)
takıntılarına ölümüne bağlı olmak
gereksiz kahramanlıklara kalkışıp ağzının payını almak
tuvalete gazete, dergi vs. alet edevatla girmek
yabancılara içten içe bir özenti duymak ama bunu asla sesli söylememek
avrupa birliği'ne girmak için gece gündüz dır dır etmek
başbakanından habire küfür yemek
hükümete küfredip vatanın selameti için hiçbir şey yapmamak
her şeyi allah'tan beklemek
televizyon kumandalarını poşete sarmak.
yeni alınan arabaların koltuklarındaki poşetleri belli bir süre çıkarmamak.
bu tür takıntılar her ne kadar sadece türklere özgü olarak görünse de, başka ülkelerde de buna benzer durumlar bulunmakta. başka ülkeler arasında işveç, hollanda filan yok tabi, brezilya'dır, tunus'tur.
bu takıntıların yazılması kendi milletini kötülemek amacı gütmekten ziyade, kendi kültürünü sevdiğini göstermektedir.
en büyük takıntıları , tanıştıkları herkese ''hemşerim memleket neresi?'' diye sormalarıdır.
-nerde oturuyorsun?
-.........'de. ev var bizim. 'kendi üstüme'
gibi sorulmayan ama 'statü kazandırıcı' ek bilgiler vermek
takıntı olmayan durumları takıntı diye algılamak.
hayatında türkler'den başka milletleri sadece televizyonda görüp alakalı, alakasız, çoğunlukla da olumsuz her şeyi türklere özgü sanmak.. duyan da adam bütün dünyayı dolaştı, bunlar çinliler'e özgü, bunlar paraguaylılar'a diye 7 düveli sınıflandırdı sanacak.. her milletin kendine özgü davranışları var ama bize özgü sandığımız çoğu şey aslında insanlara özgü..
özgü yazmaktan da tiksindim bu giri yüzünden
*..
(bkz:
avrupa birliği)
(bkz:
musul)
(bkz:
kerkük)
uzar.
şehirden özellikle istanbuldan gelen kişilere istanbul ağzıyla konuştukları için ibne muamelesi yapmak "leyn niğe ibine gibi gouşuyong oğlum duoğru duzgun goğnuşsaga millliet de biğ şeğ var zanacah a.q" şeklinde yapılır genellikle
dili ısırmak, nazar değmesin diye kaba etini kaşımak ve bunları yapması için birilerini uyarmak.
kendi takımını veya siyasi düşüncesini yeren giri gördümü yazarını seri eksiye boğuvermek.
(bkz:
anne korkuyorum)
yabancı bir ülkedeyken, o ülkenin vatandaşına: "benim babam senin babanı döver" den çok, "benim ülkem senin ülkenin ağzına sıçar" veya "senin toplumun, benim toplumumun kıçındaki bok olamaz" gibi gurur meselesiyle yaklaşmak.
sarışın mavi gözlü görünce asılmak
genç bireylere anne-babasının ne iş yaptığını sormak
misal;
stelloid: anneaa
berkecanla buluşcam ben, sergiye gidiceeazz.
anne: berkecan kim?
stelloid: ya arkadaşım işte dersaneden
anne: kimin çocuğu? annesi, babası ne iş yapıyor?
stelloid:
orospu çocuğu anne, orospu çocuğu...