faşizm denilince akla genelde hitler ve mussolini gelir. fakat faşizm dünya tarihinde sadece bu kişilerle sınırlı kalmamıştır. dünya tarihinde görülen faşist düzenlerin genel özelliklerini sıralayalım;
1-) devlet her şeyin üzerinde tutulur ve yüceltilir. birey yok sayılır, devletin bekâsı uğruna birey gerekirse feda edilebilir.
2-) sınıfçılık kesin olarak reddedilir. toplumun mayasını bozacağı düşünüldüğü için sınıf ayrımlarına karşı çıkılır.
3-) dinin toplum üzerindeki etkisi arttırılır. toplumu tek bir potada eritebilmek için geleneklere ve dine çok önem verilir.
4-) ırkçılık gösterecek diye bir şartı yoktur. kuzey italya'da bulunan
lega nord örgütü aşırı ırkçıdır ve kuzey italya'nın güneye para akıtmaması gerektiğini, kuzeyin güneyden ayrılması gerektiğini düşünür. hâlbuki mussolini bırakın bölünmeyi ülkeye daha fazla toprak katmak niyetindeydi.
gelelim türkiye'ye. türkiye'de insanlar arasında ırkçılık yoktur, doğrudur. fakat bu, toplumda faşizmin hiç bir zaman oluşmadığı anlamına gelmez. nitekim 12 eylül ve 12 mart uygulamaları açıkça faşizmdir.
mesela 12 eylül'ün sonuçlarına bakarsak, türkiye'de binlerce insan haksız yere işkencelerden geçirilmiş, "devlet" düşmanı olduğu için sendikalar kapatılmış. aydınlar hapse tıkılmış, yapılan yeni anayasa ile okullara "zorunlu din dersi" konulmuş , bireysel özgürlükler hiçe sayılmıştır. bütün bunlar "bütünleşmiş,kaynaşmış bir toplum yaratmak" için yapılmıştır.
bu yapılanları faşizm olarak adlandırmamızda bir yanlış yoktur.
faşizmi değerlendirmek için toplumun dinamiklerini iyi anlamak gerekir. türkiye asırlarca tek kişi tarafından yönetilmeye alışıktır. memlekette yıllarca sadece osmanlı konuştu. demokrasi geleneğimiz yoktur. bu nedenle de "ben sen yokuz, biz varız" diyen faşizmin türkiye'de varoluş şartları çok geniştir.