merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

türkiye nin kore ye asker göndermesi

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  4. #siyaset
  1. japonya 1905 yılında rus çarlığı'nı yenerek kore'ye egemen oldu. daha önce sanayileşmenin geri olduğu ve okuma-yazma oranını düşük olduğu kore, bu dönemde bir nebze de olsa kalkındı.

    japonya 2. dünya savaşı'nda yenilince, kore de 1945 yılında japon egemenliğinden kurtuldu. kurtuldu kurtulmasına ama kore için asıl savaş bundan sonra başladı. soğuk savaşla birlikte ikiye bölünen ülkenin kuzeyinde komünist sovyetler, güneyinde kapitalist amerikanlar kendilerine bağlı hükûmetler kurdurdu. ardından sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği (sscb) etkisindeki kore demokratik halk cumhuriyeti (kuzey kore) ve amerika birleşik devletleri (abd) etkisindeki kore cumhuriyeti (güney kore) ortaya çıktı.

    aralarındaki sınır 38. enlem oldu. fakat sscb lideri stalin'in desteğiyle kuzey kore, 38. enlemin güneyine indi. bu askerî harekatın ardından güney kore, birleşmiş milletler güvenlik konseyi'nden yardım istedi.

    sscb, birleşmiş milletler'den çin cumhuriyeti (milliyetçi çin, tayvan) yerine çin halk cumhuriyeti'nin (komünist çin) tanınmasını ve güvenlik konseyi'nde mao'nun temsilcisinin çin'i temsil etmesini istiyordu. bu nedenle protesto amacıyla güvenlik konseyi toplantılarına katılmıyordu. güvenlik konseyi bunu fırsat bilerek toplandı ve sscb yokken, kuzey kore aleyhinde karar çıkardı. güvenlik konseyi, kararında "bu, barış ve güvenliğin ihlalidir" dedi ve ülkelerin güney kore'ye yardım etmesi gerektiğini belirtti.

    güvenlik konseyi, tavsiye niteliğindeki kararında illaki askerî yardım yapılmalı demiyordu ve bu bir emir değildi; ancak hemen ardından adnan menderes başbakanlığındaki demokrat parti hükûmeti, türkiye büyük millet meclisi kararı olmadan kore'ye 5500 civarı asker gönderme kararı aldı. bu karar çok tartışıldı; çünkü ülkeler gelecekleri olan gençlerinin canını kolay kolay ortaya koymazlar ve cepheye asker göndermek vatan için büyük özveridir, yalnızca vatanı korumak için yapılır.

    bazı hukukçular bu eylemin anayasa'yı ihlal olduğunu öne sürdü. çünkü o dönem geçerli olan 1924 anayasası'nın 26. maddesi, savaş ilanının yalnızca türkiye büyük millet meclisi tarafından yapılabileceğini belirtiyordu. demokrat parti hükûmeti ise ben anayasayı ihlal etmedim dedi.

    esas olarak iki eksende hareket eden tartışmanın iki hukukçu kurmayı ali fuat başgil ve ragıp sarıca idi.

    anayasa hukukçusu ali fuat başgil, hükûmetin haklı olduğunu ve bunun bir savaş ilanı olmadığını söyledi. "bu birleşmiş milletler'in bir kararıdır; türkiye de bm'ye üye olurken, bm'nin vereceği kararlara uyacağını belirtmiştir" dedi. bunun bir hukuki zorunluluk olduğunu belirten başgil, fizikî duruma da değindi ve türkiye'ye olası bir saldırı durumunda hükûmet, meclisin savaş ilanını beklemeden harekete geçebilir dedi. ona göre bu hukuksal ve fiziksel durumlar anayasa'nın 26. maddesinin istisnasıydı. ancak ali fuat başgil hiçbir makalesinde ya da konuşmasında bunların istisna olduğuna kimin karar vereceğini belirtmedi.

    idare hukukçusu ragıp sarıca ise, asker savaşıyorsa ortada bir savaş ilan edilmiş olması gerekir dedi. dolayısıyla konuyu meclise taşımadan doğruca karar alan ve uygulayan hükûmetin, anayasa'nın 26. maddesini açıkça ihlal ettiğinin altını çizdi. ayrıca sarıca, parlamenter düzenin gereği olarak, böyle önemli bir konuda iktidar-muhalefet diyalogunun olması gerektiğini söyledi. ona göre uzlaşma sağlamaya çalışmadan, böyle vatansal özveri gerektiren bir eyleme girişmek, bırakın anayasayı, siyaset usulüne de aykırıydı.

    neticede demokrat parti yönetimi kore'ye asker gönderdi. cumhuriyet halk partisi ve başındaki ismet inönü de, vatan askeri binlerce kilometre uzakta savaşırken bu tartışmayı fazla uzatmak istemedi.

    demokrat parti'nin bu kararının ardından çok yazıldı çizildi. kimilerine göre 5500 civarı askerin kore'ye gönderilme nedeni, soyvet tehdidine karşı amerikancı batı'ya sığınmaktı. yine aynı görüşe göre, türkiye nato'ya girebilmek için sempatik davranmak zorundaydı. kimileri ise nato'nun kendisini koruması ve sscb'yi çevrelemesi için türkiye'yi nasıl olsa alacağını söylüyor ve böyle bir harekâtın yanlış olduğunu belirtiyordu.

    savaşta, türkiye'nin cepheye gönderdiği yaklaşık 5500 askerlerden 721'i öldü, 2111'i yaralandı.