|
|
- - türk(!) medyası işgalci ağızlı konuşacaktır.
- stratejik kurumlar işgalcilere devredilecektir.
- işgalcilerin dayattığı yasalar çerçevesinde ülke yönetilecektir.
- her gün şehit haberi gelecektir.
(bkz: tehlikenin farkında mısınız)
işgal başka nasıl olacaktı diye düşünülür... ha illa ki fiili işgalden söz ediliyorsa örneği var xx. yüzyılın başından:
"geldikleri gibi giderler."
- aslında olduğunu düşünmek bir an ''acaba olursa ne olur'' dedirtse de cevap kesindir. ulus olma bilincini bin yıllara kadar bilen bir toplumun bu durumda yaşayacağı örgütlenme inanılmaz olacaktır, ki bunu yıllardır bu ulus yapmakta. kaldı ki bu durumun olduğu andan itibaren yaşanan kuvvetli direniş işgal gücünün hem psikolojik hem de ekonomik açıdan zaiyata uğratacaktır. mesela, eskişehirde katunga işgalci ülkesinin askerleri olsun. bu adamlar birliğinden çıkamaz hale gelicekler, çünkü devriye gezeyim derken her gün 5-6 ölü verirler en azından. bunu gören katunga askerleri ''ulan burada tutuamayız, ülkeme dönmek istiyorum, eğene eğee'' diye ters psikolojiye bürünecekleri için havadan 10-15 ton bomba yağdırıp işgal etmeye çalışacakları ülkeyi ss kaçıp gideceklerdir.
insanlarımızın bu durumda birbirine zarar vereceğini düşünmüyorum, su sıkıntısı veya yiyecek sıkıntısı için birbirini öldürmektense, iki katunga askerini indireyim de öyle can vereyim diyeceklerdir,en düz mantıkla. ha,elbet bazı pislikler çıkıp savaş varken kaçıp, sığınıp sırtlan gibi milletin ekmeğine musallat olup elalemin karısı kızına göz dikeceklerdir, ama bunlar ulus kulağındaki pislik kadar azlardır, sadece kaşıntı yaparlar.
korkulara mahal yok aslında, binyıllardır tüm kavimleriyle ulus olmayı bilen bir milletin çocuklarıyız. tabi ki geldikleri gibi giderler, bir şüphe mi vardı?
- düşünce boyutunu geçmesi oldukça zor olaylardır ki eğer düşünülürse; işgal etmeye çalışan ülke büyük bedeller ödeyecektir. zira türkiye ne afganistan'a ne de ırak'a benzer; büyük lokmadır, hazmı zordur...
|