haber içeriğini okuduktan sonra acayip işkillendiğim ve oy vermekten kesinlikle imtina edeceğim
tcdd nin anket şeysi. tren bu sefer hızlandırılmış değil, bildiğin hızlıymış. hadi bakalım diyoruz, hafızamızı şöyle bir yokluyoruz;
efendim bu ülke daha önce hızlandırılmış tren kazasını
* yaşadı, onlarca vatandaşını kazaya kurban verdi. sonra adana-mersin arası başlayan ve bitmek bilmeyen bir hızlandırılmış tren projesi vardı, sonrasında ne oldu ne bitti bilmiyorum, en son yılan hikayesine döndüğü konuşuluyordu.
şimdi gelelim ad koyma meselesine, mesela işbu kaza yapan trene isim verenler pişman olup, ah adını
şanslı koyaydım da uğurlu geleydi [kimi illerimizde usûlen, hasta olan çocuğa ölmesin diye
yaşar isminin verilmesi gibi] demişler midir ya da kaza için bir parça sorumluluk hissetmişler midir, olabilir. yine hatırlayacaksınız, işin ehli insanların beyanlarını hiçe sayarak o trenin büyük bir coşkuyla seferlerine başlaması sağlanmıştı. ve ülkemizde gerçekleşen birçok olay gibi bu olayda da gerçek sorumlular dışında herkes suçlu ilan edildi, makinistinden yolun kenarında olan biteni izleyen öküze kadar.
ilk hızlı trenin sizin layık gördüğünüz bir ada sahip olmasıyla farkında olmadan bu tarz bir sorumluluğu yükleneceksiniz belki de. tren yarın öbür gün bir skandala başlık olursa [allah korusun diyoruz], gerçek sorumlulardan biri olarak ilan edilmeniz işten bile değil. telakkisi bu şekildeyken, böyle bir vicdani yükün altına girmeyi kim ister ki?