ülkemizdeki hastane sayısının bayaaa bi üstündedir.
şu yönden düşünmek lazım. diyelim ki insanlar yeni bir yerleşim birimi kuruyor. arazinin ortasına dikiliyor bir güzel evler. ama o da ne? o bölgeye devlet su, elektrik dağıtımı yapmamış. o zaman ne yapmak lazım? buldum! hemen bir cami dikelim! neden mi? çünkü, bir cami kurulduğu vakit, devletin oraya su ve elektrik götürmesi zorunludur. e hal böyle olunca, madem yöreye elektrik ve su dağıtımı yapılmış, gelin şu evlere de bağlıyalım di mi ama?
ülkemizdeki çarpık kentleşme ve gecekondulaşma aynen böyle yaşanmaktadır.
çoğunluğu müslüman olan bir halk için normal olan sayıdır. hayretle karşılaması ise pek manidar değil, ancak polemik malzemesidir. okul sayısı ile karşılaştırılması gereksizdir. okullar, zaten üzerinde tartışma yapılmadan açılmalıdırlar...
hele hele toprağa düşen 30.000 canımızı ve teröre yatırılan 300 milyar dolarımızı* gözardı edip, teröristin haklılığından dem vuran zerzevatın üzerinde fikir yormaya bile hakkının olmadığı sayılardır.*
adım başı cami olması nedeniyle bi hayli çok. bulunan her boş yere (metrekaresi önemli değil) yeni bi cami yapılmakta. tabi eğer ülkede eğitim bakanlığıyla diyanet bakanlığı aynı parayı alırsa sene başında olucağı bu.
ruhumun senden, ilahi, sudur ancak emeli:
degmesin mabedimin gögsüne namahrem eli.
bu ezanlar, ki sahadetleri dinin temeli,
ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
her zaman, okul sayısı ile karşılaştırılır ki bu gayet saçmadır. her ikisine de hitap eden yaş grubu ve hedef kitle farklıdır. elma ile armudu karşılaştırmaktan başka bir şey değildir.
osmanlı tarhine bakıldığında camiler kompleks ve karmaşık yapılara sahiptiler bir cami yapıldığında kendi bünyesinde bir külliye halinde büyük yapılardır.
bu külliyelerin içinde kütüphane, medrese, türbe, hamam ve imaret gibi yapılar bulunmaktaydı ki osmanlı devlet adamları ve mimarları bir camiyi sadece bir ibadethane olarak değil halkın servisine sunulmuş bir sosyal yapı şeklinde düşünmekteydiler, elbette ilçe ve kazalardaki camilerin bu şekilde büyük sosyal amaçları yoktu velakin zamanında yapılan sosyal hizmet binaları ve camiler birbirlerinin içine girift durumdaydılar.
ilerleyen zaman içersinde sosyal hizmet binaları ile camiler birbirlerinden ayrıldı ve camiler sadece ibadet için kullanıldı, cami bünyesinde sosyal faaliyette bulunan diğer yapılar kapandığından ve bunların yerine ivedi şekilde tekrar bir yapılandırma yapılmadığından görünüşte diğer sosyal hizmet yapıları camilerden sayısal olarak daha az gelmesi tabiatıyla normaldir, ancak bu ikisini birbiri ile karşılaştırmak ve sanki her ikiside aynı vazifeyi yapıyormuş gibi görmek ve düşünmek yanlışlıklara yol açacaktır ki kapanan yapılar ülke içersindeki sosyal haklara sahip tüm vatandaşlara sosyal hizmet vermekte iken camiler ise insanın kendi iç huzuruna yönelik dinsel seçimlerine hizmet etmektedir.
iran'daki cami sayısından pek fazladır ve bu miktarda cami yapmanın kime ne yararı olduğu merak edilmektedir. cami yapma okul yap demek içten gelmektedir, fakat bu mantalitede olan yöneticilerin yapacağı okuldan kime ne hayır gelir orası da muamma..
sonra cami cami diye kendinden geçen bu yönetici takımı, türkiye'nin her köşesinde pıtrak gibi çoğalan kiliselere de ses çıkarmamaktadır..
bu sayıyı eleştirenler bir de kalkıp bana yok çanakkale savaşında, yok kurtuluş savaşında şu kadar şehit verdik bu vatan için, efendim biz bu vatanı böldürmeyiz,yok işte cumhuriyeti kimseye bırakmayız falan diyorlar ya işte o zaman bende onlara hemen ybsg diyorum.şunu unutmayın, size söylüyorum:o savunduğunuz atalarınız şu anda yaşıyor olsaydı bu cami sayısı şidmikinin 10 katıydı hiç merak etmeyin.okul sayısı cami sayısından az ise be mantıksız adam bunun cami saysının fazla olmasıyla ne ilişkisi var?cami yaptırmak isteyen cami yaptırır okul yapmak isteyen okul.senin onlarca zengin işadamın hangisi kaç tane okul yaptırtmamış da cami yaptırmış.hala dinle uğraşarak bir yere gelinmeyeceğini anlamadınız mı?yuh..
80.000'e yakın sayıda cami vardır. yani bu ülkede aşağı yukarı her 900 kişi için bir cami vardır. buna 1000 nüfuslu köydeki 3000 kapasiteli cami de mahalle arasında cumaları ve bayramları insanların bahçelere kaldırımlara taştığı küçük eski taş camiler de.
bir ilginç bilgi verelim: yunanistan'ın mykonos adası vardır. adanın nüfusu 9320 olup toplam kilise sayısı 360'tır (365 de olabilir. unuttum.) burada ise her 26 kişiye bir kilise düşüyor. çük kadar adaya neden bu kadar kilise yapmışlar? hem biliyoruz ki mykonos bir sodom'dan bir gomora'dan az değil bu aralar. efenim işin aslı şuymuş. mykonoslu aileler, hali vakti yettikçe hem konu komşuya hava atmak için hem de belki kilise kurarak dine hizmet ettikleri için cennette* yer umuyorlarmış kendilerine.
her 353 kişiye 1 cami düşüyormuş ve toplamda 80.000'den fazla cami mevcutmuş. buna karşılık 1000'den fazla caminin yapımı an itibariyle devam ediyormuş.
önemli olan kaç tane caminin var olduğu değil, buna karşılık kaç tane okulun, kaç tane hastanenin var olduğu. güncelliğinden şüphe ettiğim birkaç istatistik aktaracağım.
türkiye'de bir hastaneye karşılık 70 cami varmış. aşağı yukarı 1200 tane hastane ve 6000 tane sağlık ocağı olduğu varsayılıyor. 21bin kadrolu doktora karşılık, 66bin imam çalışıyor. 60.000 kişiye sadece 1 hastane düşüyor.
okul ile camiyi kıyaslarsak daha vahim tablolarla karşılaşıyoruz. toplam 50.000 okul ve resmi rakamlara göre 90.000 öğretmen açığı...
ab ülkelerinde ise durum tam tersi işliyor. almanya'da 70.000 sağlık kuruluşuna karşılık 8000 kilise bulunuyor.
son olarak istatistiklerin gelecek yıllarda nasıl oynamalar yapacağına bir göz atalım. gelecek 2 sene içerisinde kamu ve özel sağlık merkezleri yapımı için öngörülen rakam 50'yi bulmazken, halen devam eden ve gelecek senelerde açılacak olan cami sayısı 1400'ü geçiyor.
camilerin yapımı ve işletilmesi için armut parası, okulların yapımı ve işletilmesi için elma parası harcandığından habersiz geberesicelerin taktığı sayıdır. armut parası ile elma parası birbiriyle karşılaştırılır mı hiç? fırsat maliyeti, armutlar ve elmalar için işlemez beyler. ülkemizdeki armut paraları ile elma paraları birbirlerinden bağımsız büyüklüklerdir. aralarında zerre ilişki yoktur.
okul sayısıyla karşılaştırılması gerçekten de elmalı, armutlu, ananaslı, alevli meyve tabağı hissi vermekte. türkiye'de cami yapmak ve yaptırmak başlı başına bir sektördür. okul yapmak ve yaptırmak, değildir. bunu bile öğretmediler mi yahu sizin mahalle mektebi'nde?
gülünç bir biçimde bir kesimin ha bire okul sayısıyla kıyasladığı sayıdır. okul sayısı camiden çok olsaydı mutlu mu olunacaktı anlamıyorum. ha bi de neden okul sayısı, okul derken lise mi anaokulu mu o da muğlaktır. neyse işin geyik kısmı bir tarafa , baya bir çoktur camilerimiz , her mahalle de iki tane kesin vardır. garipsememek lazım aslında bu işin hem ibadetini yapan masum insanlar için bir önemi var hem de bunu rant kapısı olarak algılayanlar için.
insanların her zaman en büyük zaafları dinleri dolayısıyla inançları olmuştur. ve gayri ihtiyarı bir biçimde de bunu sömüren , sömürmek isteyen kişiler olmuştur. yaşlı bir insan için en önemli şey evine çok yakın bir cami olmasıdır ki kolaylıkla gidip gelebilsin beş vakit. yerel seçimler öncesi belediyelerin hazırladıkları bir tuzaktır bu, insanların bu zaaflarını bilerekten oy uğruna köşe başına cami yapmaları. sonuçta yaşlı, iman sahibi bir insanın hayattan tek isteyebileceği artık uhrevi şeylerdir ve bu onun gözünü tamamen boyayabilir. hepimiz kendimiz için önemli saydığımız şeylere nasıl oy veriyorsak o kişiler de bu tür şeylere oy vermektedirler. o yüzden yadırgamamak lazımdır bu konuda er ya da hatun kişiyi.
bir diğer unsur ise hükümete şirin görünmek isteyen iş adamlarıdır. onlar kendi aile büyüklerinin ismini vermek suretiyle kendi çabalarıyla yaptırırlar bu camileri. kapıda bekleyen bir ihale vardır, çözülmeyi bekleyen imar , iskan sorunu vardır falan filan. bunlardan ayrıca bi de gerçekten sırf hayır işlemek için cami yaptıran küçük bir azınlık da vardır. onların amacı ise bunlardan tamamen farklıdır. amaç insanların gerçekten rahat bir ibadet yapmalarıdır.
burda saydığım hiçbir şey yadırganmamalıdır. zira yeni dünya düzeninin sonuçlarından sadece bir kısmıdır bunlar. ereği gerçekleştirmek için her yol mübahtır, evet öyledir bir bakıma. ben böyle olmalı demiyorum sadece bir gerçek var ve onu yadsımamamız gerektiğini söylüyorum, savunmuyorum bile.
türkiye'de kaç okul var?67 bin...
kaç hastane var?1220...
kaç saglik ocagi var:6 bin 300...
peki kaç cami var?85 bin...
her 60 bin kisiye 1 hastane düserken,
350 kisiye 1 cami düsüyor.
türkiye'de kaç doktor var?77 bin...
peki kaç din görevlisi var?90 bin...
türkiye'de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.
egitim-sen'e göre türkiye'nin 200 bin ögretmen açigi var.
türkiye'de kaç kütüphane var?1435...
almanya'da kaç kütüphane var?11 bin...
türkiye'nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var?13...
kaç kentte kuran kursu var?81...
bu kurslarin toplam sayisi kaç?3852...
türkiye'de 1 opera dernegi var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro dernegi var.
peki kaç tane "cami yaptirma dernegi" var? 35 bin...
bütçelere baktıgımızda;
içişleri bakanligi'nin bütçesi ne kadar?783 trilyon...
ulaştirma bakanligi'nin?678 trilyon...
bayindirlik ve iskân bakanligi'nin?677 trilyon...
kültür ve turizm bakanligi'nin?632 trilyon...
sanayi ve ticaret bakanligi'nin?280 trilyon...
enerji ve tabii kaynaklar bakanligi'nin?249 trilyon...
çevre ve orman bakanligi'nin?404 trilyon...
şimdi de diyanet işleri başkanligi bütçesinin yildan yila büyümesine bakalim: ( dikkatinizi cekerim diyanet işlerinin bütcesi yukaridaki butun bakanliklarin butcesinden fazladir)
1997'de 66 trilyon.1998'de 119. trilyon
1999'da 180 trilyon
2000'de 270 trilyon
2001'de 302 trilyon
2002'de 553 trilyon
2003'te 771 trilyon
2004'te 1 katrilyon
2005'te 1 katrilyon
2006'da 1,3 katrilyon
2007'de 1.7 katrilyon
bir ülke, diyanet'e, bütün üniversitelerine ayirdigi bütçe kadar pay ayiriyor ve bunu son bir yilda ikiye katliyorsa, doktordan, ögretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane degil cami yaptiriyor, kütüphaneden çok kuran kursu açiyorsa, o ülkenin vatandaşlarının durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?
yanlış, belki de kasti yapılmış bir yanlış sebebiyle çoğunluk olan müslümana bile rahatsızlık verecek şekilde fazla olan sayıdır.
sayın sözlük yazarlarımızın gayet açık ve net bir şekilde belirttiği üzere feci bir matematik problemi vardır ortada.
izmir içinden otogara doğru giden insanlarımız lütfen gidiş yolunda sağ taraftaki gecekondu birimlerine doğru bir baksınlar. saydığım kadarıyla 5-6 km lik yolda tam 19 cami bulunmakta. tabi dağın çeşitli yerlerine serpiştirilmiş olmalarını da hesaba katmak gerekir ancak bir mahallede ezan sesleri birbirine karışıyorsa burda bir sorun var demektir.
sizce de ezan seslerinin karışması yerine okul bahçesinde oynayan çocukların seslerinin karışması gerekmez miydi o varoş kesimlerde?
müslüman bi ülkede doğal olarak sayısının çok olması gerekir..okul,hastane,kütüphane vs ile karşılaştırılamaz..ibadethane'dir kutsaldır..lakin her asırda olduğu gibi,bu asırda da ziyaretçisiz kalmıştır..değil 85.000 850.000 olsa ne olur.?içi dolmadıkça..
inancın gereğini yaşamak isteyen fakat elinden eğitim hakkı alınan insanların sayısı ile doğru orantılıdır.
inancın gereği olan namaz ibadetinin yapılması için bu kadar çok mabedin yapılmasına izin verilen ülkede aynı inancın gereğini yaptıkları için eğitim hakları elinden alınmış insanların da çok sayıda olması... neyse cümleyi bağlayamadım.
(bkz: çelişkiler ülkesi türkiye)