türkiye deki üniversitelerin ilk 500 de olmaması 

adana çık aradan

  1. ilk onu amerika üniversitelerinin alması ,türkiye'deki 74 üniversitenin bir tanesinin bile ilk 500 e girememesi ile gerçekleşen üzücü olay.ancak odtü 574. sırada olmayı başarmıştır..
    (absinthe, 17.04.2005 23:42)


  2. aslında motor hacmi/beygir gücü gibi, üniversitelere ayrılan kaynak/çıkarılan makale oranı yapılsa ilk 500 de bir çok üniversitemizin olacağını düşündüren durum.
    (bkz: odtü)
    (bkz: itü)
    (bkz: boğaziçi)
    (kurremkamerruk, 17.04.2005 23:45)
  3. şaşılacak şey değildir.türkiye üniversitelerinde akademik özgürlüğün,bilimsel özgürlüğün,ifade özgürlüğünün olmaması göz önünde bulundurulursa gayet doğal bir olaydır.
    (close2death, 17.04.2005 23:48)
  4. bu tür listelerin hemen hepsi taraflı ve maksatlı olarak hazırlandığı için aslında pek de sallanmaması gereken durum. bahsi geçen listeden iki tane vardır, çin ve amerika'nın hazırladığı. sıralamalar bayağı bir değişiktir. öyle yani...
    (easy company, 17.04.2005 23:50)
  5. türkiye'de dünya standartlarında, bilim üreten üniversite olmadığının göstergesi
    (lethe, 17.04.2005 23:58)
  6. üzülünmemesi gereken durumdur. tamam ilk 500 de yok ama ilk 1000 de var. böyle 800-900 arası sokmuşuz araya bir tane.
    (yaqui, 12.05.2008 11:52)
  7. türkiye' de ki üniversiteleri akademisyenlerin değil, öğretmenlerin doldurduğu gerçeğinin yüzümüze vurulmasıdır.
    (just call me daydreamer, 12.05.2008 12:07 ~ 12:07)
  8. her sene farklı kriterlerle yapılan sıralamalardan türk üniversitelerinin giremediklerinin ortaya çıkardığı sorunsal.
    aksi durumda bazı farklı kriterlerle yapılan çalışmalarda, odtü, hacettepe, itü, istanbul üniversiteleri farklı listelerde ilk 500 arasında çeşitli derecelerde yer almışlardır.
    (stocky2001, 12.05.2008 12:10)
  9. girene kadar bi tarafımızı yırtmamızın dünya çapında hiç bi bok olmadığının göstergesidir.
    (passive aggressive, 12.05.2008 13:19)
  10. bu ülkedeki üniversitelerin aslında ''makyajlı lise'' olmasından dolayı oluşan durumdur. özgürce her düşüncenin tartışıldığı, her bilimsel konunun irdelendiği, her türlü araştırmanın yapılabildiği bir ortam var mıdır ülkemizde?
    (lamentable belaborment, 12.05.2008 13:54)
  11. ortadoğu teknik üniversitesinin normalinde dünyada ilk 3'e girdiği lakin sosyalist düzeni yüzünden sürekli bu dereceden uzak tutulduğu söylenir.
    (hep onaltida, 12.05.2008 14:31)
  12. haklı bulduğum değerlendirmedir. zaten iş bulmak için üniversite sıralarında sürünen bir nesiliz. bu duruma neden şaşıyoruz ki...
    (ouzbal, 12.05.2008 15:12)
  13. üniversite kıyas kriterlerinin başında gelen bir kaç şeye bakarsak
    olanaklar, tesisler, ileri teknoloji maddi güce dayalı
    uluslararası tanınırlık, yaygın olarak bilinen diller ile eğitim ve aralarında serbest dolaşım olan ülkelerde bulunma ile artıyor
    uluslararası yayın ve çalışma fazlalığı, avrupa birliği gibi sürekli kendi içinde ortak çalışmaları destekleyen fonlar hazırlayan, girişimlerde bulunan bir organizasyona dahil olmayla ilgili

    pırlanta gibi öğrencileriniz ve nitelikli akademisyenleriniz olabilir, verilen bilgi kapsamlı ve çağdaş olabilir, ama bunun sunulması için başka imkanlar da gerekecektir tabii
    misal amerikan üniversitelerinde dünyanın her yerinden toplanan öğrenci ve akademisyenler bu başarıları sağlıyorlar, ama hindistan gibi ülkelerin matematik dehaları kendi ülkelerindeki üniversiteleri bu listelere sokamıyor, zeka aynı kapasite aynı imkanlar farklı
    (etipuf, 12.05.2008 15:21)
  14. çukurova üniversitesi'nin geçen sene bozduğu durum.
    (kolanın formülünü bilen adam, 12.05.2008 15:30)
  15. üniversiteden çok geliştirilmiş liseye benzemelerinden kaynaklanabilir. bu kadar kısıtlayıcı, sınırları belli, müfredatı değişmeyen, araştırmacı olmaktan uzak eğitim kurumlarına üniversite demek nasıl iştir, zaten şaşılası. devletin ideolojisi ve eğitim politikası bu yetersizliğin sebebi desek konu tamamen sapıtacak. en iyisi uzatmamak.
    (sirene, 12.05.2008 15:34)
  16. bilimin siyasetle dansı aslında üniversitenin kurulmasıyla başlar. modern anlamdaki ilk üniversite bologna'da onuncu yüzyılda kurulmuştur. söz konusu üniversitenin kurulmasındaki amaç aslında oldukça basittir: yeni yeni boy vermeye başlayan burjuvaziye kalifiye eleman yani muhasebeci yetiştirmek! işin ironik tarafıysa bugün bologna kriterleri diye bir şey ürettiler. hani uluslararası anlamda denklik sağlamak adına geliştirilen bir kıstas yöntemi bu. ne kadar anlamlı olduğu tartışılır ama siyasi olduğu su götürmez.

    hangi sıralama listesine bakarsanız bakın tepedeki üniversitelerin tamamı devlet desteklidir. şimdi hiçbir aklı evvel çıkıp bana "ne yani mit'i abd mi destekliyor?" demesin zira internet denilen şeytan icadı sadece porno indirmeye yaramıyor. azıcık araştırmayla mit gibi bir çok top (!) üniversitenin pentagon tarafından desteklendiği eminim ki kolaylıkla bulunabilir. ben şahsen bu durumu garipsemiyorum zira yaşadığımız dünya modern kapitalist bir dünya. bu nedenle ancak tekel gücünü oluşturabilen ayakta kalır. güçlü olan kazanır kısacası.

    bir başka konu ilk bilmem kaç listelerinin nasıl hazırlandığıdır. söz konusu listeler "impact factor" denilen bir araç göz önüne alınarak hazırlanır. kısacası çok kalieli bir dergide yapılan bir yayın üçüncü bir sınıf dergide yapılan on tane yayından daha vurucu etkiye sahiptir ancak şöyle bir sorun var, kaliteli dergi ne demek? bu dergilerin belirlenmesinde belli kıstaslar söz konusu. mesela dergi yılda kaç kere yayınlanıyor, kaç sayfa yayınlanıyor, kaç senedir yayınlanıyor? gibi bir çok soru cevaplanmak zorunda. oldukça rasyonel ve steril görünen bu sistem aslında hiç de göründüğü gibi sütten çıkmış ak kaşık değil. bir kere ingilizce yapılmayan hiçbir yayın değerlendirmeye alınmıyor. bilim dilinin ingilizce olduğu ileri sürülebilir elbette ama buna aklı başında her akademisyen kabalarıyla güler. bilimin dili, dini, imanı olmaz. ingilizce ya da herhangi bir dil ancak araç olur, amaç değil. ayrıca şu top (!) üniversitelerdeki süper (!) hocaların kendi aralarında paslaşması var ki gel gözüm seyreyle!.. bu amcalar mesela tarhana çorbasından söz ederken güneş enerjisi hakkında çalışan çok sevgili arkadaşına gönderme yapmayı çok sever. bu gibi kurum içi göndermeler eğer değerlendirme dışı bırakılırsa, bu süper hocalar bir anda ikinci sınıf süper hoca oluverirler.

    bir başka sakatlık da bu listelerde sadece makaleler göz önüne alınır. yani çığır açan bir kitabın bu listelerde yeri yoktur.

    uzun lafın kısası bu gibi listelere çok da önem vermemek gerek. ha illa biz liste isteriz derseniz, en azından tom coupe diye yeni yetme bir genç var; ilginç şeyler yapıyor, bir bakın derim...


    alakalısına alakasız not: bu satırların yazarı, abd'de türkiye'deki iktisat hocalarının 1980-2006 yılları arasındaki performansına dair bir tebliğ sundu. şu anda o ilk bilmem kaç listelerinde pek de fena bir yerde olmayan bir üniversitede, alanındaki en büyük ismin danışmanlığında doktora yapıyor ve her zaman şunu söylüyor kendi kendine: listene sokayım sana bir şey olmasın!
    (yesilcuppelipenguen, 12.05.2008 15:51 ~ 14.05.2008 04:18)