büyük bir kısmı, 80 öncesi tkp ve tip in içinden gelen, güzide fraksiyonlardır.
çoğu amacından sapmıştır şahsi kanaatimce. mlkp örneğin 1 mayıs 2005'te katil türkiye kürdistandan defol(!) diye son derece faşizan ve şovenist bir slogan atmıştır mesela. dhkp/c hakkındada -tabi sadece okuduklarıma dayanarak söylediğimi belirtmek isterim- böyle düşünmekteyim, gerçi nispeten sol karakterini koruduğu bir gerçek olsada, okuduklarımdan öğrendiğim kadarıyla pkk ile ortak hareket kararı almıştır vakti zamanında ki solcu demek terörist demek değildir. bu konuda incelenesi diğer mevzular ise;
kapitalist yaklaşımla elbette sayıları artıkça işlevleri azalacak olarak görülen fraksiyonlardır. kapitalizm tekelci burjuvaziye dayanır. şöyle bir etrafınıza bakın hep iş dünyasında birleşmeler göreceksiniz. iş ortaklıları, iştirakler, konsorsiyumlar... hepsi daha fazla kar için, daha fazla çıkar için. ayrıca en cahil insan bile bu fraksiyonların iki-üç kavramla uğraşmadığını bilir. sırf bok atmak için böyle yaklaşım komik görünüyor.
çoktur bunlar. itü'de "bizim okulda kaç tane var" sorusuna cevaben bir nefeste 17 tane saymışlardı da "yeter lan tamam" demiş, devamını dinlememiştim. solda bu kadar fraksiyon olması normal midir? elbette. komplo teorileri üzerinden gidip, "içlerine ajan sokuluyor, ayrılıyor, kırılıyor, çatlıyor bunlar" demek istemiyorum. herkesin teorisi kendine kalsın. bence sol, düşünce ve görüş olarak yoğun olduğu, dogmalarla alakası olmadığı, sorgulamaya, yeniliklere ve değişime hiçbir zaman sırtını dönmediği için, dışarıdan kimse karışmasa bile fikir ayrılıklarına düşecektir. keşke sol görüş basit ülküler kadar basit olsaydı da bir çatı altında toplansaydı. ama kimse bunun hayalini kurmasın. dünyanın hiçbir coğrafyasında mümkün olmadığı gibi burada da mümkün değil.
ama kızdığım bir nokta var ki, o da şu: hemen hemen hiçbir parça diğerini beğenmez. kedi götünü görmüş de yara sanmış. türkiye'deki sol biraz da sorgulama yoğunluğundan ziyade göt kalkıklığından lime lime olmuş. bana öyle geliyor. kimse başkasına bahane bulmasın. 12 eylül 1980'de polat alemdar kısa donuyla mahalle maçı yapıyordu. o donla kimseye engel olmuş olamaz.
kapitalizmin insan gözünü boyaması sonucu bu kadar grup birleşse dahi türkiyede %1 i oluşturur,doğrudur.ama insanlar kapitalizmin feciliğini görmeyecek kadar aptal olamaz.
içinde işçi partisi gibi neo-faşist ve türksolu gibi neo-nazi fraksiyonların bile içinde yer almasıyla akıllara durgunluk vermiş, insanları soldan soğutmuş fraksiyonlar.
tek çatı altında toplanmayı bırakın, her hangi bir vesileyle aynı ortamda görmenin imkansızlığına karşın bedri baykam'ın hala birleştirme umudu taşıdığı hedeler, lingo lingo şişeler
sadece isimlerinden bir kitap çıkabileceğini düşündüğüm franksiyonlardır.tahminimce franksiyon başına 3-4 devrimci düşer.oysa unuttukları bir şey vardır ''en kötü komünizm en iyi liberalizmden iyidir.''