türkiye de işlerin yürüme şekli   

adana çık aradan

  1. muhatap olduğunuz kişi ajandasını eline alır ve size bir görüşme günü verir, günü ve saati belirtir. araya epey zaman girmişse yapmanız gereken bu randevunun nasıl olsa önceden belirlendiği gafletine düşüp teyit almadan gitmemenizdir.

    çoğu zaman durum şöyle olur: "efendim, bugün 12'de görüşmemiz vardı, ben de yola çıkıyorum."
    karşı taraf: "ayyy, kusura bakmayın bu aralar da çok yoğunuz aslında, siz yarın gelseniz."

    peki madem yoğunsun neden bana haber vermek lüzmunu görmüyorsun ve de hissetmiyorsun? randevuyu bozan taraf sensin öyleyse haber vermesi icap eden taraf da sensin. yine iş hayatının en gevşek tavırlarından biridir.
    (pseudonym, 26.04.2006 15:29)
  2. diyelim ki şirket olarak başka bir şirkete cuma günü ödemeniz var. o gün geldiğinde alacaklınız sizi arar ve ödemeyi yapıyor musunuz bilgi almak ister. siz ne dersiniz "ya biz de başka bir yerden para bekliyorduk, yatırmadılar, hele bir alalım parayı ödemenizi yaparız."

    şimdi sizin 3. şahıstan alacağınız para ya da şu anda elinizin bu yüzden dar olması alacaklınızı niye bağlasın? alacaklı sizin özel durumunuzu kale almak zorunda değil ki.

    gel gör ki türk iş hayatının can simitlerinden biridir bu tavır. yazıklar olsun diyorum.
    (pseudonym, 26.04.2006 15:30)
  3. gaydırıguppak şekilde yapılır, kaza olur(nazar falan değer) birilerinin canı yanar, az bir tepki verir kamuoyu, olay unutulur, akabinde işe aynı şekilde devam edilir. böyle ilginç bir döngüdür bu
    (my dying bride, 26.04.2006 15:36)
  4. "türkiyede işlerin yürümesi" ütopyasının "eh belki gerçekleşirse şöyle olur" ihtimalli önermesi...
    (betty blue, 26.04.2006 15:45)
  5. (bkz: rüşvet)
    (hawthome, 18.07.2008 23:44)