|
|
- malesef ülkemizde mevcut olmayan haklardır.engelli kardeşlerimizin aldığı tek hak sokakta veya başka bir yerde üzerlerine bir kara bulut gibi çöken, insanımızın boş ve rahatsız eden anlamsız bakışlarıdır. alış-veriş merkezlerine veya bir çok sosyal aktivitenin olduğu yere rampası olmadığı için girememek. insanların senin yüzüne-karşısındakinin duyugalarını düşünmeden-sakat demesi.okula adapte olması zor diye okula alnmayıp okulun ilk günü elinde çantayla gözü yaşlı okul bahçesinde koşuşturan çocuklara bakmak. eve gelen iyilk sever! dedelerin aaa sakat çocuk bumu diyip seni karmsarlığa sürüklemesi. allah tan gelen bir hastalıkla, yaratanla cebelleşmenin yetmemesi gibi bir de insanlarla çaresizce uğraşmaktır.budur engelli hakları türkiyede
(bkz: yaşayan bilir)(dooku, 21.09.2007 01:37)
- engellidir
- biz sadece acırız ama bir türlü anlamayız.
- yaklaşık 8 milyon kişinin olmayan haklarıdır.
- insan haklarının olmadığı bir ülkede bahsedilmesi olananaksız olan haklardır.
- bu hakların korunması türevin nezaretinde olup, askerlik çağında ki her kişiyi birer kelle olarak tasavvur eden ve bir kolunu düşman hattında, çatışmada bırakmış gazileri çürüğe ayırıp sivil hayatında da otobüs ücretlerinden muaf tutup, futbol karşılaşmalarının stadyum girişlerinde işten bile sayılamayacak oyalanma ortamları yaratması ile.. 80 li 90 lı yıllarda zaten sınırlı sayıda ki televizyon kanallarının aile planlaması ve akraba evliliklerinin yaratacağı sakat doğumlar konusunda bilinçlendirici programların yerini şimdilerde çiftleşmekten artık neredeyse herbirinin birşekilde akraba olduğunu düşündüren ve bunu yayınlayan programların alması ve engelliler derneklerin de engellilerimizin de hukuksal haklarını sürekli bir gözden geçirme aşamalarının yerine ağır sigara dumanı altında çift okeye dönme durumlarının yine cüzzi ödeneklerle sus payı şeklinde toplumun istemsiz engelli bireylerine yedirilmesiyle.. ve buna benzer bir çok zaten halihazırda engelli vatandaşı küçük ancak etkili oyunlarla bir kez daha engelleyen bürokrasi ile pek tabiki korunamayacak ve çeşitlendirilemeyecek haklardır.
yine de; http://www.turev.org.tr/
- 2 senede bir şuralarının toplanıp değerlendirdiği, rehabilitasyon merkezleri ve özel eğitim merkezleri yönetmeliği, ayrıca anayasaya giren ırk ayrmcılığının yapılamayacağı gibi engelilik haklarının da eklenişi ülkemizde hızla ilerleyen gelişmelerdir.
şaşırtan ve bilinçli takipçileri tarafından uygulaan bir çok maddesi vardır: örneğin, opera binası engellilere göre düzenlenmiştir, kat malikleri ya da taraflar zaten bunu yapmakla yükümlülerdir.
engelilik konusunda türkiye de artık medikal yöntemden sosyal modele geçmeye çalışmakta ve hakların uygulanmasında, çevrenin engellerini insanlar üzerinden kaldırmak esas alınmaya çalışılmıştır. (ne kdar sürede gerçekleşir bilinmez ama)
ayrıca bu alandaki stk'larda oldukça aktif çalışmakta ve mevzuat takibi yaparak hak ihlallerini tespit etmekte, makro çalışmalar yapmaktadırlar.
- biraz halk birazda devletin yardımıyla ülkemizde engellilerin hiç bir sorunu kalmıyacaktır aslında.mesela yolda tekerlekli sandalyeyle hayatını sürdüren bir vatandaşımız yolda bir engelle karşılaştığında hemen ona yardım edip bir el atarsak buna geçici bir çözüm bulmuş oluruz.ama tabi sonra belediyeye gerekli başvuruya dikkate almasalar bile yapmamız gerekir.
mesela benim gördüğüm kadarıyla kadıköyde ışıklarda yeni yeni uygulanan ses özelliği işe yarar ama tek başına yeterli değildir.bizde bir görme engelli vatandaşımızı gördüğümüzde koluna girip yardım edersek hiç bir sorun kalmaz.
bide tabi bazı akılsızlar vardır.engelli birini gördüğünde dalga geçer ama tabi bilmez kendide olabilirdi yada ilerde çocuğu olursa onunda başına gelebilir.böyleleri halkımızın arasındaki esas engellilerdir.çünkü ülkemizin yozlaşmasında ve gerilemesinde rol oynarlar.tabi aslında böyle birini gördüğümde içimden onuda orda bir engelliye çevirmek gelir ama tabi bunada deymezler.açıkçası en çirkin kesimdir.(erman, 21.09.2007 03:25)
- (bkz: yok öyle bir şey yemişler sizi)
- engelli insanları da diğerleri gibi hayatın içine çekmeye çalışan haklardır. yurtdışında yaşamaya başladığımda ilk izlenimlerimden birisi neredeyse tüm avrupa ülkelerinde engelli sayısının inanılmaz yüksekliği idi. sonradan sonrada anlıyor ki insan buradaki engelli sayısı türkiye'dekinden çok daha az ama burada hayatın heryerindeler, sokaktalar, spor salonundalar, tramvaydalar, sinemadalar. biz de ise engellilerin yaşam alanını salon, oturma odası, mutfak oluşturuyor. ne engelli ne engelsiz hiç sevemedik ki insanlarımızı...
- kağıt üzerindeki haklar kadar insanların bilinç seviyesi ile de ilgilidir bu konu.ataşehir deki bisiklet ve tekerlekli sandalyeler için uygun özel kaldırım bölümlerinin sokaklarla kesiştiği her noktada bir araba park etmiştir örneğin.
gidip oraya parkeden beyinsizi bulup kafasına vura vura anlatma isteği uyandırır insanda.
|