sevdamız,
varlık sebebimiz,
hayat kaynağımız.
onlarca düşmana rağmen hala ayakta duran ve sonsuza kadar da duracak olan, gücünü vatansaver türk milletinden alan, bu dünyanın en şerefli, en ahlaklı, diğer türk cumhuriyetlerinin de öncüsü, destekçisi, cennet gibi topraklara sahip devlet.
yıl 2083.. anadolu'da bir yerde tarih dersi;
öğretmen sözlüde..
öğretmen: söyle bakalım yavrum t.c. niye yıkıldı?
öğreci : azınlıklara verilen haklar, avrupa'da türk hukukun eşit sayılmaması, osmanlı'nın ay pardon türkiye'nin yıllar boyu iyi davrandığı azınlık unsurların ayaklanması, iç isyanlar, yolsuzluklar, dış borçların artması sonunda ülkenin bağımlı hale gelmesi ve dış güçlerin bunu kullanarak osmanlı gene pardon türkiye'nin iç işlerine karışması, demokratikleşme ve uygarlaşma adı altında bir çok yasanın -fermanın- meclisten geçirilmesi...*
"türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz. türkiye cumhuriyeti her alanda doğru yolu gösterecek, uyaracak güçtedir. biz uygarlığın bilim ve fenninden güç alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. başka bir şey tanımayız."
anayasanın 2. maddesine göre nitelikleri şu şekildedir:
"madde 2: türkiye cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."
3.maddesine göre de devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti:
"madde 3: türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. dili türkçedir.
bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
millî marşı “istiklal marşı”dır.
başkenti ankara’dır."
ve bunların değiştirilemiyeceği 4. maddeyle açıkça belirtilmiştir.
"madde 4: anayasanın 1 inci maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez."
kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
cânı, cânânı, bütün varımı alsın da hudâ,
etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
ingiliz sömürgesi olup sokaklarda insanların köpek muamelesi gördüğü günleri göremedikçe değerini anlayamayacağımızdan korkuyorum. 2006 senesinde hala etnik kimlikleri tartışıyoruz, hala laik-antilaikliği türbanı tartışıyoruz, alevi sünniyi tartışıyoruz, toktamış ateş'in dediği gibi ipliği kopmuş tesbih taneleri gibi dağılmamız mı gerek illaki zencilerin birbirine benzediğini algılayıp bir atılım yapabilmemiz için ?
illaki endonezya gibi, yugoslavya gibi, hindistan gibi başımıza başımıza vurulması mı gerek ?
orta asyadan buralara kadar gelmişiz ve bir hikayemiz var, zengin hikayemizin öteki yanında romalıların anadolu dediği, batılıların genel olarak türkiye diye isimlendirdiği bu mevkiide gene medeniyete büyük katkıda bulunmuş aktörler var. böyle bir zenginliğin maddi ve manevi sarhoşluğu mudur birbirimizi yememiz ?
güney sınırımızda amerikan askerleri konuşlanmış canlar, uyanın !
doğu sınırımızda bizim gibi binlerce yıllık bir kültür zenginliğine sahip bir medeniyet var şimdi onu da yerin dibine gömmeye hazırlanıyorlar (bkz: burn into the ground) canlar, uyanın !
1923 yılında ulu önder atatürk'ün önderliğinde kurulmuş, yönetim şekli demokrasi olan bir cumhuriyettir. başkenti ankara'dır. demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. resmi dili türkçe'dir. kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanır. yasama, yürütme ve yargı güçleri temel alınmıştır.
bir ucunda tsk, diğer ucunda tbmm olan bir tahterevallidir.
demokratik gibi ,laik gibi, sosyal hukuk devleti gibidir.
herşey gibidir ama tam olarak hiçbiri değildir.
dünya bir araya gelse veremeyeceği zararı kendi kendine verebilen bir ülkedir.
ayrıca süper unutkan, geçmişten zerre ders çıkarmayan insanların yurdudur.
yasama yetkisi anayasa mahkemesi, yürütme yetkisi danıştay ve cumhurbaşkanı, iç ve dış güvenlik yetkileri silahlı kuvvetler, eğitim yetkisi yök, irtica yetkileri yök silahlı kuvvetler ve chp'nin oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından kullanılan, ekonomisi ise danıştay anayasa mahkemesi iptalleri ve cumhurbaşkanı vetoları haricinde seçilmiş siyasi partiler tarafından kullanılan bir garip cumhuriyet. bu cumhuriyette seçilmiş hükümetler sadece bayındırlık hizmetleri ve sağlık hizmetlerinde güdümsüz politikalar izleyebilmektedir. tuhaf şekilde bu ülkenin "parlamenter demokrasi" ile yönetildiği söyleniyor. başkanını seçtiğinde aforoz edilen, cumhurbaşkanını seçemeyen, tsk harcamalarını denetleyemeyen, savaşa veya barışa veya yabancı ülkelere asker göndermeye karar veremeyen, dış politika hakkında karar veremeyen, anayasa değiştiremeyen, kanunları "tarfik kuralları" gibi ota boka dokunmayan kanunlar hariç hep cumhurbaşkanına ve anayasa mahkemesine takılan bir parlamento.
osmanlı devletinin günümüzdeki halefi.siyasal ve toplumsal açıdan osmanlının eksiklikleri düzeltilmiş yeni versiyonu. bir kaç yeni kurum eklenmiş, demokratik düzen ise cahil ümmetçi topluluğun ulus devlet fikrine ayak diremesi nedeniyle bir süre ertelenmiştir.onun dışında her şey şahanedir.aksini iddaa edenler için iett karlarının arkasındaki tarihe bakıp bi daha düşünmelerini tavsiye ederim.
kanımca en önemli değişiklik devletin sahiplenilmesi alanındadır.osmanlı da devlet padişahın malı t.c. de ise devlet halkın ortak malıdır ve devletin geçici yöneticileri halka hesap vermekle yükümlüdür.
yazar notu: ulan var ya sistem işlese çok klas olacakmış ama neyse bişi demicem sinir yaptım gece gece
ciddiyetini iyiden iyiye yitirmiş devlettir. köşe yazarı başbakan yanağı okşar, milletvekili cumhurbaşkanı yanağı okşar, dışişleri bakanı başka bir dışişleri bakanıyla kendi ülkesinde basın açıklaması yaparken yabancı bakan konuşurken sırıtıp durur...