türkçe cümleye ingilizce kelimeler sokuşturmak eylemini ingilizce bildiğini ve ingilizce ile haşırneşir olduğunu ilan etme amacıyla yapan, basın-yayın tarafından özellikle aşılanan aşağılık duygusunu tatmin edebilmek için ezikliği* ve onursuzluğu* seçmiş olan insan modeli.
öyle demeyin ne kadar karizmatik, ne kadar egzantirik, ne kadar kuul oluyor öyle konuşunca, herkes size bi hayran oluyor, aa ingilizce biliyor bu ayol diye...
o ne güzel bir ego tatminidir o öyle..
"bakın bana ben malım. mal olmak la da kalmıyorum mal olduğumu herkese haykırmak istiyorum. bu yüzden de herkesin eziklik olduğunun farkında olmasına ramen ben kendim gibi mallar bulup onlarla garip bir dil konuşuyorum." düşüncesindeki müthiş insanlar ki biz onlara bu giride bibilik diyecez.
bibilikler amerkina filmlerinde gördükleri şaşalı hayatı, karizmatik ve güzel insanları gerçek sanarlar. bu yüzden amerikaya ve amerikanlara büyük bir hayranlık beslerler. bu hayranlık o kadar büyür ki ortalıkta verecekleri bir zenci aramaya koyulurlar. bulamayınca da kendi aralarında takılmaya başlarlar.
bahsedilen eylem ise bir biblik'in karşı cins bir bibilik'e kur yapmak ya da hemcinsi olan bir bibilik'e karşı üstünlük kurmak için yaptığı iştir.
okulumuzda moleküler biyoloji ve genetik bölümü türkilizce'nin tüm haklarını satın almış olup bunu markalaştırmayı amaçlamaktadır. aşağıda verdiğim örnekler numune mahiyetinde olup çoğaltılamaz, izinsiz kullanılamaz.
- ee so what yani?
- bütün deney fucked up o zaman
- faj display
- önce bir kinetic yapmak lazım
- ...
çalıştığım şirkette sıkça rastladığım insan topluluğu. her cümlenin içinde bir iki ingilizce sözcük sokuşturmadan rahat edemezler. "konuyla ilgili concern lerim var" ya da "meeting den sonra bana update verebilir misin" gibi abuk subuk cümleler kurarlar.
lisedeki türkçe hocamızın daha hazırlıkta ingilizceyi yeni kavramaya çalışıyorken bize öğretmeye çalıştığı ders türü.öğretmen(ö)
ö-evet bugünkü lessonumuzu point etmeden önce bi önceki lessondan alıntılar yapmak istiyorum.
öğrenciler-???!!!
ö-active(etken) ve passive(edilgen) cümlelerin kuruluşunu tranformasyonlarını declare etmiştim ancak onları bi ignore etmenizi isteyecem sizden çünkü esas burda önemli bi event var ve buna point out yapmak istiyorum.
öğrenciler_???!!!
ö-türkçe ingilizceyle same diyebiliriz._shut up çocuğum, fuck you,anlamadığın bişey varsa söyle
öğrenciler_???!!!
edit:yaşanmıştır
ö-sadece ingilizcedeki bazı tenseler gibi türkçenin de bazı tenseleri bize çok özel ve bunlar ingilizcede explain edilemiyo yani aslında burda indike ettiğim şey türkçe çok fazla kendine özel.yani aslında neyi burda anlatmak istiyorum yani what do i want to say kerim?
kerim-??
ö-anlamadın mı idiot kerim?
kerim-!^!'+^%&%&
ö_eat my ass kerim, fuck you kerim yani ben daha ne diyim sana yavrum hiç çalışmıyosun ne olcak senin halin dört sene sonra öss var ne yapcaksın sen böyle gidersen god bless you yani.
kerim katatonik bakışlarıyla iyice derinlere süzülüp nirvanaya ulaşmıştır
ö_kerim evladım anlamadığın yeri tell et bana tekrar explain edebilirim no mtter yani.
kerim_hocam akşam tel etsem size telefon yanımda değil benim problem temelde galiba
ö-?(%/%&/&()()(
a) konuştuğu lafın incir çekirdeğini dolduracak kadar içeriği olmadığı için, özel birşeyler söylüyormuş havası vermek için ingilizce laf sokuşturanlar.
b) ingilizce bildiğini gösterme fırsatı kollayanlar
c) ingilizce'yi de türkçe'yi de tam konuşamayıp, ikisini harmanlayanlar.
d) yukarıdaki sınıfların tümüne dahil olanlar.
yıllardır ingilizce öğrenim grmüş gençler için normal durumdur. zaman içerisinde düşündükleri kelimenin karşılığını türkçe bulamadıklarından dolayı ingilizce ile söylemeleri onların hava atmak amaçlı olduğunu göstermez. bu sorun hemen hemen tüm yabancı dille eğitim veren okullarda vardır. aslında bu anadilimizi yitirmektir. marifetten öte zaman içerisinde bu asimilasyona yol açıcaktır.
(bkz: boğaziçi üniversitesi)
(bkz: robert kolej)