hayatımızın bir çok safhasında kullandığımız ölçü birimleridir. bilimsel çevrelere inat* "si de neymiş aman bilmem metre kilo" nidalarıyla kullanırız bunları.
cümle içinde
"abi geçen bi balık yakaladık nah kolum gibi"
"muhsin abi geçen bi woofer almışım öküz gibi ses çıkarıyo. mükemmel abi."
örnekler ne kadar çoğaltılırsa da birimlerimizde hep biyolojik varlıkların (örneğimizde kol, öküz gibi) yer aldığını görebiliriz. bu mantığın temelinde eski türklerin şamanizm inancı, yeniçeri gelenekleri, ıslahat fermanının osmanlı toplumuna etkisi, türklerde mangal sevgisi gibi etmenler aranabilir.
başarılı bir türk aşçı, fransa'da bir lüks otele transfer edilir. diğer aşçılara bazı tarifler öğretmesi gerekmektedir. geçerler ocağın başına, bizimki başlar:
- bir tutam maydonoz, bir tutam karabiber, yetecek kadar su...
fransız dayanamaz sorar:
- bunların bir ölçüsü yok mu?
bizimki terslenir:
- ben ne diyorum? bir tutam olacak demedim mi?
söylendiğinde sadece türklerin anlaması muhtemel, hatta bazen türk olanların dahi anlamakta zorluk çektiği ve sizin karşınızdaki kişinin nasıl bir ortamda yetiştiği, sosyo kültürel yaşantısı gibi konularda derin tespitler yapmanıza sebebiyet veren ölçü birimleridir.
-kaç metrekare lan senin ev.?
-göt içi kadar ya, fazla değil.
ayrıca yön tariflerinde de çığır açmış olmaları kaçınılmazdır.
-ne tarafta abi bu dükkan.
-sikimin istikametinde., gibi.
modern dünyada inatla kullanılmaya devam edilen ingiliz ölçü birimleri ile karşılaştırıldığında, hiç de yadırganmayacak tam aksine hayatı daha da pratikleştirecek şekilde kullanılan ölçü birimleridir.