gerçi bir reklamdan çok yeşilçamdan fırlamış bir türk filmi gibi dursada, oralet osman bitmek bilmeyen süresi ile ''reklam arasına bile reklam alınabilecek bir reklam'' görüntüsü veriyor.
kanal 1 den başka bir kanalda görmediğim nazo reklamı; oyuncular, ufak bir kız çocuğu, oyuncak bir robot ve robotu tutan bir el... diyalog da şu;
kız: ben nazo içicem...
robot: demek nazo içiyorsun. aferin sana. vitaminli nazo
jingle: var mı nazo gibisi...
yine kanal 1 den başka bir yerde görmediğim dabi dabi mısır çerezi reklamı ki bununla ilgili bilgi ilgili başlık altında mevcut.
peki ben bunları niye yazdım? tabi ki siz sevgili okuyucularımız, bu reklamları gördüğünüz anda hemen tanıyıp kanalı değiştirebilesiniz diye...
yüzlerce kez izlememe karşın anlayamadığım, anlamlandıramadığım metin şentürk ve esra eron'un başrollerini paylaştığı bebeto twostar reklamı. anne babalarımız küçükken bize derlerdi ya hani "çocuğum sakın biri sana şeker çikolata verip kandırmaya çalışırsa inanma hemen kaç" diye. adam şekrle aleni kız kaldırıyo yok artık. bi de en kötüsü metin şentürk'ün iki dudağının arasından* dökülen slogan. "ben meto, bu da bebeto" bu ne şimdi?
tüm calgon reklamları...
zaten çok gereksiz bir katkı malzemesidir kendileri. hesaplarsanız yıllar içinde ona vereceğiniz parayla yeni makine alabilirsiniz.
ben 9 yıldır aynı makineyi kullanıyorum. ilk yıllar bilgisizlikten kullandım, ama 7 yıldır hiç kullanmıyorum. makinem de tıkır tıkır çalışıyor.
maille gelen bir bilgiye göre de, ayda 1 kg calgon kullanıyorsanız, 1 yıllık calgon masrafınızla, makinenizin rezistansını 4 kere değiştirtebiliyormuşsunuz.
reklamlarındaki '-bir, kalem, bir pergel, bir silgi alacağım', edasıyla konuşan, öğreten adam, tamirciler de, çok yapmacık. aynı şekilde mağdur ev hanımları da...
zannımca esasında "türk televizyon tarihinin hedef kitleye en kötü tanıtımı yapan reklamları" olması gereken başlıktır. reklamın iyi veya kötü olması tek başına içinde geçen esprilere, hikayesine, karakterlerine, üslubuna göre belirlenebilecek bi şey değildir. bu açıdan bakıldığında hiç çekici olmayan, çok kötü denebilecek reklamlar yapan bazı markalar ürün satışı konusunda gayet de tatmin olabilecekleri rakamlara ulaşmışlardır. fakat satışları gün geçtikçe artmaktadır (bkz: arçelik). reklam kötüdür ama malı tanıtmakta ve bi şekilde sevdirmektedir. ha siz bu başlık altında reklamları hikaye,espri, üslup ve karakterler bakımından inceliyorsanız ve ben hıncal uluç'luk yapan kişi durumundaysam ona diyecek bi şeyim yok.
yeşilçam tadında çekilmiş bingo deterjan reklamları.(deterjanın ismini yanlış hatırlıyor olabilirim)
-noldu orhan?yoksa izdivacımıza bi manin mi var?
-n'evet.sen fabrikatör kızısın .bense babanın sadece şofürüyüm.
-ahhahaha!ne önemi vaaarr?senin annen de benim annem de bingo kullanıyorlar.şeklinde bir reklamdır seyredenlerin deterjan değiştirme isteği gelmiş midir bilmem