türk tarihinin 1938 den sonrasının okutulmaması   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. karşımıza utanç verici bir biçimde çıkan gerçeklik.

    [ara not: aslında konuyu "türk tarihinin 1938'den sonrasının okullarımızda okutulmaması" olarak açacaktım ancak başlık açarken 50 karakter sınırına takıldığım için böyle bir başlık oluştu. hoşgörünüz.]

    ilkokuldan başlayarak üniversiteden mezun olana kadar tarihimiz tüm detaylarıyla(!) bizlere öğretilir. en son aldığımız ders ise atatürk ilkeleri 1 ve 2 olarak üniversitede karşımıza çıkar.

    buraya kadar her şey normal. küçüklüğümüzden itibaren kâh mete han ile çinlilerin üzerine yürürüz, kâh kanuni sultan süleyman'la beraber macar ordusunu alt ederiz, kâh çanakkale'de düşmanları denize dökeriz. ancak gelip gelip 1938'de, atatürk'ün vefatında takılır kalırız. sonrası ile ilgili derslerden bir şey öğrenemeyiz; çünkü anlatılmıyor, anlatılsa da çok yüzeysel bir biçimde değiniliyor. sadece (bildiğim kadarıyla) siyasal bilimler ve tarih bölümlerinde 1938 sonrası tarihimiz detaylı irdeleniyor; fazlasına başka bölüm öğrencileri okullardaki derslerde ulaşamıyor.

    peki neden böyle?
    aslında gerekçeleri çok basit ve yök'ten tutun da milli eğitim'e kadar her kurum bu hususta kendilerince haklı.
    düşününüz ki ikinci dünya savaşı sonrası ülkeye abd yardımlarıyla üretim sanayimizin montaj sanayisine dönüşmesinden nato'ya üye oluşumuza, avrupa birliği kapılarında sürünmemizden alevilere yapılan toplu saldırılara, seçim şaibelerinden faili meçhul cinayetlere, askeri darbelerden radyasyonlu çaylara kadar tüm yakın tarihimizi bu ülkenin beyin gücünü oluşturan gençlere hangi yönetim anlatıp da günah çıkaracak? haklılar kendilerince... evet.

    aslında ben, öğrencilik yıllarım boyunca yakın tarihimizin okullarda öğretilmemesinden memnundum. düşünün ki kitaplarımız "12 eylül 1980 günü ordu zorunlu kaldığı için yönetime el koydu. yoksa ülke elden gidiyordu" gibi ifadelere yer veren bir tarih okumaktansa posta gazetesinin günlük verdiği çengel bulmacayı çözmeyi tercih ederdim.

    yalan dolan yaşıyoruz. böyle mutlu olabiliyorsak ne âlâ...
    (eksiksizuyum, 09.04.2006 20:13 ~ 10.04.2006 00:31)
  2. acı türkiye gerçeğidir.kitleleri uyutmak adına (ki başarılı da olmuştur) yapılmaktadır.millet bilmemkaçıncı kümedeki futbolcuları sayabilirken, yakın tarihimizde olup biteni ve neden hala bok içinde olduğumuzu sorgulamaz. iyi böyle toz pembe hayat.
    (keyif pezevengi, 13.04.2006 06:36)
  3. üniversitelerde okutulan tarihin lisede okutulmamasıdır. sebebi de basittir, özellikle de 1960-70'lerde oluşan siyasi akımların bugüne yansımaları vardır. hoca kalkar milliyetçilik probagandası yapar, 16 yaşındaki öğrenci kalkar solcu olur, liselere siyaset girer, kardeş kavgası başlar ve benzeri bir sürü saçma evham veya paranoyalardır.
    (gelirsemkal, 13.04.2006 10:30)
  4. genelde tarihi olaylar la ilgili tüm dökümanlar 50 sene sonra tamamen açıklanır. be sebepten elli yıl öncesine kadar olan tarih ders kitaplarına yansıtılmaz. lakin yıllar geçtikçe önce ikinci dünya savaşı girer müfredata. ondan sonra da kore savaşı. en az elli yıl sınırı var. bunun milli propaganda veya "atatürk'ün hastasıyız"cılıkla bir alakası yoktur. sadece müfredat güncelleme sıklığı ile alakalıdır.
    (azwepsa, 13.04.2006 12:26)
  5. böyle bi eleştiri şuna benzer:

    "ya evrim teorisi diyorsunuz da bir sürü çelişen şey var.. ". e kardeşim adı üstünde teori hipotez olasıya kadar belirli evrelerden geçecek. şöyle alaka kurdum. bunu diyen arkadaş düşünmeden bilmeden saçma sapan konuşuyor. aynı bu durumu eleştiren insanlar gibi. tarih de kendi içinde bilimdir ve bu bilimi resmi tarih diye okutmadan önce hamlığının üzerinden alınıp olayların içinden çıkıp olayların dışında objektif bakabilmek lazımdır. bu da 50 sene olarak bi zaman koyulmuştur. artık dp dönemi de anlatılmaya başlanmıştır. merak etmeyin 50 yıl sonra da pkk terörü darbeler tarih derslerine girecek. hala inat ediliyorsa alternatif bir sürü tarih kitabı vardır alıp okunabilir. zaten bırakın tarihi gazeteyi karıştırıp baş ve son sayfasından başka okumayan tipler varken neden bahsediyorsun diyebilirim. arayan herkes istediği bilgiye ulaşır.
    (ho amca, 16.04.2006 05:04)
  6. okullarda abd'nin yakın tarihinin anlatılmasıyla giderilebilecek sorun...
    (libertar, 16.04.2006 17:37 ~ 18:12)
  7. insanımzın kendisini anglosakson torunu zannetmesi için dedesinin kim olduğunu unutturmak amaçlı başlatılmış hareketin sadece küçük bir parçasıdır.
    (hendryx, 27.06.2006 19:10 ~ 19:12)
  8. bu topraklarda en karanlık olayların bu tarihten sonra yaşanması,ve bunlara sebep olan insanların hala hayatta olmasıyla yakından alakalı durum . uyuyan kuzucuklar uyanmamalı , dönüp dolaşıp fatihin babasına yazdığı mektup ,
    barbaros hayrettinin sakalının rengi anlatılmalıdır (ki osmanlı tarihi de elenerek,çarpıtılarak anlatılmalıdır!)
    yoksa bu genç beyinler allah korusun işe yarar bir şey öğrenirlerse ,derin uykularından uyanır da tarihini sorgularlarsa , mazalah anarşik olur,isyan çıkarırlar. bir daha da o tatlı ninnilerle uykuya dalmazlar.
    yaşı büyütülüp idam edilmiş çocukların varlığı ayyuka çıkarsa, bir daha bu çocukları koyun gibi güdebilirler mi?
    (miçemez, 27.06.2006 19:10)
  9. türk tarihi bizi öğretildiği haliyle azalan bir fonksiyona tekabül eder. tarihh adına okutulanlar yalan yanlış şeyler içerdiği gibi,seneler ilerledikçe azalan bir farkındalık karşımıza çıkar. deşifre edeceğiniz yalanlar bile yoktur ortada. eskiden tarih kitaplarında en doğru bilgiler, bir matematik veya coğrafya kitabında da olan istiklal marşı ve atatürk ün gençliğe hitabesiydi. diğer bilgiler ise zehir gibi beyinlerdeki sayısal devrelerin sayıcı kısmının konusuna giren bölümüydü. sadece tarihlerin ezberletildiği, tarihlere karşılık gelen bilgilerin bu zehir gibi beyinleri ezberci amatörlere çevirdiği bir gerçektir. kahvehanelerdeki "memleketi kurtarmalar", derin bir istekle beslendiğini düşünmek istediğim ama cılız olduğunu gözlemlediğim muhalif geçlik hareketleri, gençliğe hitaben söylenen "patlat ensesine al lokmasını" yaklaşımları yakın tarihteki gerçeklerin okutulmaması ve dolayısıyla sindirilememesinin ürünüdür. ne yazık ki çok kötü yetişmiş bir gençliğiz. her şey bu gençliğin öğrenme isteğine, tarihin yeniden yazmak isteyen ve bu uğurda tarih adına cinayet işleyenlerin suçlarına ortaya çıkarmaya, gerçekleri deşifre etmeye bağlı. yakın tarihte piyasada bu milliyetçi düşünceyi hareketlendiren ve insanları dusunmeye sevkeden kimi kitaplar çıkmaya başladı. bunlarla kendini gaza getirip gerisini getirmek lazım. bilgi en önemli ihtiyaç...
    (tonguç, 27.06.2006 19:45)
  10. "50 yıl" olayını dikkate alırsak artık, ikinci dünya savaşı esnasında türkiye ne vaziyetteymiş ona başlanmalı gibi.
    (yedinin yedincisi, 27.06.2006 20:02)
  11. türk tarihinde övünülecek tek şeyin kurtuluş savaşı olmasından kaynaklanır.
    (close2death, 01.07.2006 11:50)
  12. 1938 yılına kadar türk tarihinde sadece savaşlardaki başarılar ve devrimler göz önünde bulundurulduğu için, bu yıldan sonra pek kayıtlı dökümana rastlayamayız. mesela, tansu çiller'in "gümrük birliği"ne imza attığı gün tarihi bir gündü. ama, gümrük birliği anlaşmasının götümüze girmesi ayrı bir tarihi olaydı.

    mustafa kemal atatürk'ün ölümünden sonra türk tarihi büyük bir düğümün içine girdi. sadece sportif alanlarda başarıya ulaşan türkiye, siyasi gündemini okullara, gençlere hiç yansıtmadı. bugün kültür bakanlığının onayından geçmiş hiç bir kitapta sivas katliamından, maraş katliamından, dersim isyanından, trabzon'da bildiri dağıtan gençlere yapılan linç girişiminden, faili meçhul cinayetlerden, uğur mumcu'dan, ahmet taner kışlalı'dan, kenan paşa'nın darbesinden bahsedilen bir cümleye denk gelemeyiz.

    sanırsınız ki, türkiye sadece bir kurtuluş savaşı badiresi geçirmiş, mustafa kemal atatürk'ten sonra ülkede hiç bir bok olmamış, herkes güllük gülistanlık hayatlarına neşe içinde kol kola devam ediyor.

    belki de kendilerine göre haklı sebepleri vardır. kendilerine muhalefet yapılmasını bir gurur meselesi olarak gören iktidarlar, yaptıkları her adımda türkiye'nin geçmişi ile övünürler, "orta asya'dan kıvrılıp gelmişiz hey hey" diye bağıran bu göt kafalılara, bugün aklı selim biri çıkıp da "e ordan geldik de şimdi nereye gidiyoruz" demez.

    niye?.. çünkü yıllardır, bu milletin posası çıktı. kim bir şeyden şikayetçi olsa başı belaya girdi. muğla üniversitesi'nde kenan evren'i alkışlayan gençlere biz tanık olduk. onlarca kişiyi öldüren bir mafya elemanına "türkiye seninle gurur duyuyor" diye tempo tutan adamları biz gördük. sivas'da aydınları yakarken tekbir getirdikleri için polisin müdahale etmediği yobazlara biz şahit olduk. bunları hepimiz gördük, duyduk..

    tarihi olaylarımız hala devam ediyor. bir başbakan, çıkmış bütün memleketi satıyor. bu tarih değil midir?.. türk silahlı kuvvetleri mensubu askerler dükkan bombalıyor..

    bu tarihi güncellemeyen insanlar, kurtuluş savaşı'ndan çok daha önemli olaylar olmasına rağmen, kendilerini eleştirmemek, kendilerine muhalefet kazandırmamak için "almanlar yenilince biz de yenik sayıldık" diyebilecek kadar "gururlu" insanlardır. eleştirdiğimiz zaman da böyle karı gibi trip atıyorlar.

    biz bu ülkede olan her şeyi gördük. ama milli eğitim, ama devlet bunu görmedi. "ben gördüm" diyenleri de bir bir kör etti.
    (close2death, 01.07.2006 13:34 ~ 13:38)
  13. celal bayar'ın gaz çıkarmasından, bilmem kimin yalnızlığından, şunun bunun esnemesinden vs. diye sebep sonuç ilişkileri kurularak üniversitelerde tarih dersi verilmektedir. bu şekilde okutulsa ne olur, okutulmasa ne olur. zihniyetler aynı kaldıktan sonra, aynı eklektik yaklaşım devam ettikten sonra ha 1800'ler 1900'ler. ekonomik ve sosyolojik olayların tahlili türkiye'de neredeyse hiç bir tarihçi tarafından yapımamaktadır. arşivleri deşifre etmekle tarihçi olunmuyor, tarih bir bakış açısı, bir mantık kurgusu gerektirir. tarihçiler bu eksiklikleri ile inandırıcı olmaktan çooook uzaklar. bu yüzden varsın okutulmasın 38'den sonrası. gençler bu şekilde bir şey kaybetmiyor.
    (gelecegim, 09.02.2007 00:53)
  14. koyun sürüsünü daha kolay güdebilmek amacıyla kasıtlı olarak okutulmayan olaylardır. muhtemelen 100 sene sonra 2 paragraf'a sıkıştırılmış halde okutulacakdır, o da almanya yenilince biz de yenilmiş sayıldık zihniyetinde olacaktır.
    (pulmoll, 09.02.2007 01:00)
  15. ideolojik ayrılıkların son günlerde gördüğümüz gibi hala gs-fb maçı gibi fanatiklik taşıması yüzünden okutulmaya korkulan, ve bir bakıma haklı da olan gerçektir. milliyetçilik diyince tüyleri diken diken olup kötüleyen unsurlar varken "milli tarih"in '38 sonrasını okutulması beklenemez. ayrıca, bu kitaplar, milli eğitim bakanlığı'nın yani "hükümetlerin" onayıyla yürürlüğe girmektedir.
    (autumnsblack, 09.02.2007 01:57)
  16. tabi doğru 50 yıl geçmelidir bir dönemin bir olayın anlatılması için. 50 yıl geçmelidir ki şimdi bu olayları bilmeye üstünde düşünmeye ihtiyacı olan nesil çürümüş olsun, bu olaylar çok uzaklarda kalmış olsun, insanlar için tarihten öte bi anlam ifade etmesin. okullarda anlatılmasın bu olaylar elbette... isteyen gitsin istediği yerden öğrensin sağcı çevrede olana sağcılar anlatsın, milliyetçi çevredekiler anlatsın bulduklarına ya da solcular anlatsın çocuklarına herkes sadece kendi fikrini aşılasın rahatça gençliğe. ya da hiç öğrenmesin cahil kalsın gençlik ta ki olaylar tarih olana dek. tamam belki liseler kaldıramaz bunları, daha ortam hazır değil. peki anlatılmamasının sebebi midir bu, yoksa yukarıdaki sebep midir anlatmaya imkan vermeyen? onu da geçelim üniversitelere ne demeli oralar da hazır değilse neylesin bu memleket üniversiteyi, tartışmayı, düşünceyi, düşüncenin özgürlüğünü ve ülkesindeki düşüncelerin tarihini, geçmişini falanı filanı...
    (unconsciousbutterfly, 09.02.2007 02:31)
  17. osmanlı imparatorluğu'nun tarihi okutulurken yükselme devri nin bütün ayrıntıları, savaş tasvirleri ve padişahların küpelerine kadar anlatılmasına karşın , duraklama , gerileme ve yıkılış devirlerinin toplamda 20 sayfada geçiştirilmesi ile aynı sebeptendir.
    (scherzi, 14.06.2007 01:58)
  18. yıllarca devam etmesi muhtemeldir. olduğu yerde sayacaktır tarih kitapları. 2008-1938= 70 sene yetmez miymişki okutmak için. gerçi özellikle darbeli dönemleri ve devletin eylemlerini düşüncelerini o zamanlarda düşünürsek, ki hala aynı okutulmasa da olur diyorum bazen. objektif olunacaksa okutulsun . yoksa sadece dizilerden öğrenir insanlar. tabi bu zamana kadar bihaber kalmış olmak ayrı konudur onlar için oraya girmeyelim.
    (catch your dream, 14.06.2007 02:06)
  19. türk tarihini "anadolu'nun kapılarının türklere açılması"ndan ibaret sanan nesiller yetiştirmesine sebebiyet veren, tarih bilmi ile alakasız eğitim sistemidir.osmanlı- rus ilişkilerini bu kadar yüzeysel anlatacağına, baltacı katarinayı anlat bana, bari bi renk olsun derste.

    (bkz: erkin koray)
    (tahinpekmez, 14.06.2007 02:13)
  20. anlatıp da yeni nesillere rezil olmak istemedikleri için milli eğitimin bilinçli gerçekleştirdiği politika. bi kıbrıs barış harekatı* yer alır kitaplarda o da avunalım diye. yoksa ne anlatsınlar; biz şöyle birbirimizi yedik, böyle adam dövdük, vatan elden gitti de biz eski komunistlerin hepsi bok gibi para içinde yüzen burjuvanın kendisi olduk, sağcılar koltuk peşinde birbirlerini yiyen insanlar oldu, arada da siz doğdunuz işte. kötü zamanda geldiniz yavrum ne tarihi.

    (bkz: önümüzdeki maçlara bakacaz)
    (beşincicemre, 14.06.2007 02:34)
  21. 1938'e kadar olan tarihin nasıl ve ne şekilde anlatıldığı göz önüne alındığında, okutulmamasının ne kadar da yerinde olduğunu görebileceğimiz karardır. hatta bırakalım tarih dersi müfredatına 1938 sonrasını da sokma çabalarını, tam tersine 1938 tarihini geriye çekmeliyiz, bize neden 1938 e kadar olan tarihi anlatıyor bu adamlar diye üzülmeliyiz. ben lise tarih dersinden aldığım bilgilerle, kişisel merakım yüzünden elde ettiğim bilgileri karşılaştırdığımda üzülmüştüm mesela.ve bu üzüntüyü yaşayanın bir tek ben olmadığımı da yukarıda yazılanlardan görebilmekteyim. o yüzden gelin hiç yormayalım geçmişte neler olmuş, hangi devlet türklere ne zaman boyun eğmiş bırakalım tarih anlatmasınlar çoçuklara. böylelikle belki de beyinleri yıkanan manipüle edilmiş bireyler yerine sağlıklı düşünebilen kimseler yetiştirilebilinir, kim bilir.
    (svensson, 14.06.2007 02:42 ~ 02:45)
  22. emre kongar'ın kitaplarıyla, "darağacında üç fidan"la tanışılmasına sebebiyet veren hadisedir.
    (insert coin, 14.06.2007 02:48)
  23. bir devlet yaptıklarından,astıklarından,sürdüklerinden utanmasından kendi öğrencilerine bile memleketinin 40 sene önceki halini anlatamamasıdır.
    (bkz: çocuklar duymasın)
    (tete, 14.06.2007 04:40)
  24. yeni lise programına yakın tarih diye bir ders konulmuştur.bu derste türkiyedeki ve dünyadaki olaylar yer alacakmış bir tarih öğretmeninin dediğine göre .
    (alpella, 22.07.2007 12:32 ~ 13:08)
  25. şimdiye kadar okutulmayan yakın tarih dersi yüzünden,lise mezunu gençler sağdan soldan duydukları sözlere inanarak,veya belli bir ideolojik görüşe sahip olan tarih öğretmenlerinden öğrendikleriyle kendilerine bir siyasi görüş seçmeye çalışıyor,genelde de inandığı şeye niçin inandığını bilmeden yaşıyor.bugün oy vermeye giden seçmenlerin bir kısmı liseden bir ay önce mezun oldu.bu gençler oy verdikleri şeye niçin oy verdiklerini biliyor mu?
    (eldar, 22.07.2007 13:07 ~ 13:07)
 sayfa  / 2