günlük seyreden bir şey olduğu için, dünya siyasetinde olduğu gibi, ileriye dönük, net bir şeylerin söylenemediği siyaset biçimi.
türkiye millet meclisi başkanını bir siyasi partinin mitinginde görmemize neden olan siyaset yapısı.
oturmuş bir siyasi yapımızın olması için henüz çok erkendir. demokratik hayata ancak 1950 seçimleri ile geçebilmiş bir türk siyaseti celal bayardan sonra çok kez asker cumhurbaşkanı görmüştür. böyle bir ortamda askeri müdahalenin söz konusu olmasıyla elbetteki her alanda olduğu gibi siyasi alanda da geriye gidilmiş bir kazanamım olamamıştır. siyaset geleneğinin yerleşmesi türk siyasi tarihinden bahsedilmesi için aradan geçen 58 yıl yeterli değildir.
bu nası bi siyaset anlayışıdır merak ediyorum. şimdi bi parti var, mhp, milliyetçi, milliyetçilik atatürk'ün ilkelerinden biri, diğeri var, chp, atatürk'le olan ilişkisini söylemeye bile gerek yok.
neyse ben şunları anlayamıyorum, bu ülkede, ülkesi için çalışacağını vaad eden bi parti nası milliyetçi olmaz ki? amacı ülkeyi kalkındırmaksa bu zaten otamatik olarak milliyetçilik demek olmuyor mu?
yönetim şeklimiz cumhuriyet, ve cumhuriyet halk partisi diye bi parti var, partiyi atatürk kurdu diye eksilemeyin hemen bi dinleyin hele, e diğer partiler cumhuriyet karşıtı mı? cumhuriyet karşıtı, şeriat yanlısı diyecekler olacaktır ama ona ordumuz zaten izin vermez biliyoruz. e şimdi cumhuriyet halk partisinin yönü ne? vaadi ne? sadece atatürk'ün ilke ve inkılaplarına sahip mi çıkıyor? atatürk'ün en büyük mirası cumhuriyet zaten, sadece dürüst olabilsek bile sahip çıkarız biz bu cumhuriyete.
şimdi gelelim dp, dyp, anap, akp gibi ortayol diye bahsedilen kısma. bu partilerin vaatleri sadece ekonomi ve özgürlükler üzerine olmuştur, mesele onların bunu uygulayıp uygulamaması değil ya da halkın bu yalanlara hâlâ uyanamamış olması, mesele şu; ülke aç, ülke fakir ve maalesef ülke tembel. adam kapısını kırıp sobada yakıp ısınmaya çalışırken ilke inkılap mı düşünecek, milli değer mi düşünecek allasen?
e sen milliyetçisin, sen cumhuriyetçisin, başka ne var? ne iddian var bu halka iş verebilmek, karın doyurabilmek için? kimse atatürk'ü kötülemiyor ancak atatürk daha halkını anlayamayan, onlarla kaynaşamayan liderlere, yöneticilere bırakmak istememiştir sanırım cumhuriyetin ilk partisini? eleştirmek en kolayı, muhalefet en kolayı hele ki yüzde 70'ini laiklik ve atatürk üzerinden yapıyorsan ancak siyaset bu değil, bu olmamalı.
görüşlerden öte icraatler ön plana çıkmalı, vaadler değil yapılanlar konuşulmalı, belki bugün değil ama yarın bir gün bu günleri görecek bu dünyanın en zengin coğrafyası, sen yapacaksın, ben yapacağım, daha çok yanılacağız, daha çok düşüp kalkacağız ama siyaset bu ülkede rayına oturacak elbet, cumhuriyet yıllandıkça, sinai kalkınma devam ettikçe başta kim olursa olsun bu ülke kendine er ya da geç gelecek. güzel günler hakkaten gelecek, güneşli günler. çoğunuz aksini iddia etse de, aslında siz de inanıyorsunuz, inanmak istiyorsunuz. inanmak lazım ki çalışalım, çalışmadan düzelir mi memleket, sen az, ben çok ama inanalım ki çalışalım, sen inanmazsan ben inanmazsam kim çalışacak?
beceremediğini yasaklamaya çalışan zihniyetin siyasetidir.
(ykrog, 23.01.2009 01:41)